Georgi P. Kostandov

Georgi P. Kostandov

YazarÇevirmen
0.0/10
0 Kişi
·
3
Okunma
·
0
Beğeni
·
1
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Simeon Radev, bir Osmanlı Bulgarı olarak Resne’de, yani Makedonya’da dünyaya gelmiş. Başarılı öğrencilik hayatının devamında yolu Mekteb-i Sultani, yani Galatasaray Lisesi’ne düşmüş. Kitap onun mektep hatıralarını merkeze alan bir anlatıma sahip ancak sadece o yok, o dönemin Makedonyası ve Bulgar nüfusu hakkında da önemli bilgiler veriyor. Ben bu kitabı büyük bir beğeni ve ilgiyle okudum. Çünkü Balkan coğrafyasına meraklı bir okurum.

Radev, sonrasında bağımsız Bulgaristan için farklı ülkelerde büyük elçilik yapmış, önemli bir isim. Kitap boyunca ve belki de hayatı boyunca Türkler aleyhine hiçbir söz söylememiş, ülkesini ve halkını seven lakin aynı zamanda bir Türk dostu da olan Radev’in anıları Galatasaray lisesi tarihi için de ciddi bir kaynak teşkil ediyor.

Ben bu kitaptan çok şey öğrendim. Mesela, Osmanlı’da Rum cemaati denilen şeyin Rum ve Yunanlar yerine bütün bir Balkan Ortodoks halklarına teşmil olduğunu öğrendim. Rum patrikliğinin ibadet dili de dahil her şeyi Rumca üzerinden inşa ettiği ve Bulgarların varlığını reddettiğini zaten duymuştum. Burada Bulgar kilisesinin kuruluş mücadelesini de görmüş oldum.

Bugün Çağlayan civarında bulunan Türkiye Gazetesi Hastanesi’nin İstanbul’daki Bulgar Hastanesi binası olduğunu öğrendim yine… Keza, Bulgar nüfusun İstanbul'a gelişlerinin ekonomik sebeplerle ve daha çok 18 ve 19. asırlarda oluşunu da...

Mekteb-i Sultani’nin kuruluş amacı, talebe ve muallim yapısını görebiliyorken, çok kaliteli bir eğitim verdiğini de öğrendim. Radev'in tabiriyle, Fransızcayı Paris’teki liselerde öğrenen Bulgar öğrencilerden bile iyi Fransızca öğrenmişti! Tabii sadece Fransızca değil, Türkçe de… Yine belli bir seviyede Arapça ve Farsça da öğrenebilmişler.

Talebe olan Simeon Radev’in kitap okuma sevgisinde kendimden izler buldum…

II. Abdülhamid döneminin baskıcı ortamından örnekler vardı. İnsanların sürekli jurnallenme korkusu yaşadıklarını ve konuşulamayan bir ülkeye dönüşüldüğünü hissettim. Öyle ki, karakterlerine ve davranışlarına methiyeler dizdiği, aleyhlerinde tek bir kelime etmediği Türk arkadaşlarının Türk-Yunan savaşı öncesi kendilerini tahrik eden Rum öğrencilere, savaş bizim lehimize bittikten sonra bile tek kelime etmeyişlerini, rejimin insanlara susmayı benimsetmesine bağlıyordu.

Bu arada kitabı çeviren ve yayına hazırlayan, İstanbul Bulgarlarından Giorgi Kostandov'un editoryal başarısını da unutmamak lazım.

Yazarın biyografisi

Adı:
Georgi P. Kostandov

Yazar istatistikleri

  • 3 okur okudu.
  • 10 okur okuyacak.