Haluk Kırcı

Haluk Kırcı

Yazar
7.0/10
25 Kişi
·
40
Okunma
·
4
Beğeni
·
1.006
Gösterim
Adı:
Haluk Kırcı
Unvan:
Yazar
Doğum:
Erzurum, 1958
Kırcı, 1958 yılında Erzurum'da doğdu. Ülkücü çevrelerde "İdi Amin" lakabı ile tanınır. 8 Ekim 1978 günü Ankara'nın Bahçelievler semtinde Türkiye İşçi Partisi üyelerinin öldürülme eylemlerinin sanığı olarak hakkında arama kararı çıkartıldı. 12 Nisan 1988'de Bahçelievler katliamı davasında idama mahkum oldu. 16 Temmuz 1989 tarihinde Bursa Cezaevi'nde ki açık görüşte, üzerinde "Ali Ekinci" sahte kimliği ile firar teşebbüsünde bulundu.

Çıkarılan infaz kanunundan yararlandı ve 26 Nisan 1991 tarihinde Bursa Cezaevi'nden şartlı olarak tahliye edildi. Ancak her idamı için ayrı hesaplanması gereken süre henüz tamamlanmadığından tekrar aranmaya başlandı.

Kırcı firarda iken 1 Ağustos 1992'de Erzurum'da evlendi. Nikâh şahitliğini dönemin Erzurum Valisi Mehmet Ağar yaptı.

25 Ocak 1996'da İstanbul'da yeniden yakalandı ve aynı gün firar etti. O zamanki emniyet müdürünün bu firarda yardımlarının olduğu iddia edilmektedir.

Kırcı, sağlık sektöründe faaliyet gösteren çok sayıda şirkete ortak oldu. 10 Ocak 1999'da, İstanbul terörle mücadele ekiplerinin bir operasyonu ile yakalandı. 8 Şubat 1999'da İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanmaya başladı.

Ömer Lütfü Topal cinayetinden beraat eden Kırcı, Susurluk çetesine üye olmak suçundan 4 yıl hapse mahkum oldu.

18 Mart 2004’de ikinci kez yanlışlıkla tahliye edilen Haluk Kırcı, Bahçelievler’de öldürülen öğrencilerin avukatlarının itirazı üzerine aranıyordu.

Yanlış infaz hesabı nedeniyle serbest bırakılan ve ardından kaçtığı Ukrayna'da yakalanan Haluk Kırcı, sorgusunun ardından kesinleşmiş hapis cezaları nedeniyle 4 Şubat 2005 günü Kartal Cezaevi’ne gönderildi. 28 Mayıs 2010 tarihinde tahliye oldu ve 8 Şubat 2011 tarihinde tutuklandı.4 Şubat 2014 tarihinde yeniden tahliye oldu.

Alparslan Türkeş'in vefatı üzerine kendisinin ve yakın arkadaşlarının yaşadıklarını kodlama isimlerle "Çapraz Biçildi İsyanlarım" kitabında anlatmıştır. Kitaptaki Musa, Cumali, Hamdi ve Kemal isimli karakterlerin Haluk Kırcı, Muhsin Yazıcıoğlu ve Abdullah Çatlı oldukları iddia edilmektedir.
zaman... beynimi kemiren, beni bitiren ve bana hep acımasızca davranan zaman!.. sana isyanım, sana itirazım var!.. ey zaman! acaba seninle, uygun bir anda, kendi silahlarımla savaşabilecek miyim?.. sana sesleniyorum: bütün vahşiliğin ve bencilliğinle bana saldırsan da seni, evet seni, sonsuzluğa koştuğum anda, öyle vuracağım ki: yenilgiyi tatmakla kalmayacak, kendi dilin ve mimiklerinle yaptığın her şeyden utanacaksın..."
Tarık Ümit olayının Çatlı ile hiçbir şekilde alakası yoktur. Tarık Ümit' i kaçıranlar veya bir şekilde yok edenler, Çatlı'yı ortaya sürmüşlerdir. MİT'in elemanı olan Tarık Ümit'in geçmişi ve ilişkileri ciddi biçimde araştırılırsa, hatta MİT'e verdiği raporlar gün yüzüne çıkarılırsa onu, kimlerin, ne için yok ettiklerini anlamak kolaylaşacaktır.
Haluk Kırcı
Sayfa 38 - Buhara Yayıncılık
Ümraniye'de katledilen 5 ülkücü işçi gündemde yoktu. Babalarının gözleri önünde kurşuna dizilen Erkenez kardeşlerden kimse bahsetmiyordu. Adana'da televizyon seyredeken sırtlarından kurşunlanarak öldürülen ülkücü öğretmenler sanki bu ülkede hiç yaşamamışlardı. Varsa yoksa Haluk Kırcı ve onun katıldığı Bahçelievler olayı...
Haluk Kırcı
Sayfa 105 - Buhara Yayıncılık
Eğer bir şeyler çözülmek isteniyorsa ve Çatlı'nın kimlerle bağlantısının olduğunu ortaya çıkarmak gibi bir arzusu varsa, Çatlı'nın çantasını olay yerinden alanların bulunması gerekmektedir. Çünkü bildiğim kadarıyla, Çatlı; bütün özel evrakını bu çantada taşırdı. Telefon numaraları, kullandığı telefon kartları, günlük gibi tuttuğu not defteri, kimliklerinin bazıları, yaptığı çalışmalara dair dökümanlar hep çantasının içindeydi. İşte böylesine önemli olan bu çanta, kaza sonrasında ortadan kaybolmuştur.
Haluk Kırcı
Sayfa 200 - Buhara Yayıncılık
Siyasilerimizin de dillerinden düşüremedikleri ve Susurluk kazası sonrasında bizleri hedefleyen mafya kelimesinin altında yatan öncelikli sebep, bir dönem ülkücü hareket içinde aktif olarak yer alan bizlerin karalanmasıdır.
Haluk Kırcı
Sayfa 116 - Buhara Yayıncılık
MİT ile pazarlığa oturan kişi ÇATLI'dır. Çatlı, MİT'den, dolayısı ile devletten dört şey istemektedir.
"1. Alparslan TÜRKEŞ serbest bırakılısın.
2. İçinde benimde bulunduğum, Bahçelievler davasından tutuklu olanlar tahliye edilsin.
3. İdamlara son verilsin.
4. Operasyonların bitiminde, ülkelerine serbestçe dönecekleri ortam hazırlansın. " MİT yetkilileri, devlet yönetiçileri ile bu şartları konuştuktan sonra, uygun cevaplar vererek, başında ÇATLI'nın bulunduğu grubu angaje ederler.
Haluk Kırcı
Sayfa 123 - Buhara Yayıncılık
Marksist çevreler, 12 Eylül darbesi öncesinde meydana gelen siyasi mücadele içinde olup bitenleri hep çarpıtmışlardır. Kendilerini masum, şiddetten uzak ve " faşizme karşı mücadele eden temiz halk çocukları " olarak göstermenin çabası içine girmişlerdir. Ellerinde bulundurdukları medya gücü ile kendilerini temiz göstermeye çabalarken, karşı tarafı; yani bizleri de ABD'nin uşakları ve MİT'in veya Polis'in yönlendirdiği güç olarak lanse etmeye çalışmışlardır.
Haluk Kırcı
Sayfa 119 - Buhara Yayıncılık
1994 yılının başlarında Çatlı, yutdışında başta istihbarat olmak üzere, ciddi çalışmalara başlamıştı. PKK'ya yönelik bu çalışmalarında Ankara'ya raporlar yazıyor, bilgi veriyordu.
Şimdi onu tanımakta zorluk çekenlere sormak lazım. " Tanımadığınız Çatlı'nın kendi el yazısı ile yazdığı raporları nereye sakladınız? O raporlara dayalı olarak ne gibi işlemler yaptınız?
Haluk Kırcı
Sayfa 142 - Buhara Yayıncılık
Ben yoldayken televizyonların ana haber bültenleri kaza haberine geniş şekilde yer verdiklerinden haberi alan çok sayıda arkadaş beni arayarak konu hakkında bilgi edinmeye çalıştı.Tabii bu görüşmelerimde çok duygulu anlar da yaşadım. O anlarda telefonumu dinlediklerini tahmin ettiğim MİT mensupları, telefonda ağlayarak olayı haber verdiğimi söyledikleri halde, yolda olduğumu ve kaza mahalline doğru seyrettiğimiz özellikle söylememiş veya açıklamamışlardır.
Haluk Kırcı
Sayfa 47 - Buhara Yayıncılık
Geçmişte Ülkücü Hareket içinde yer almış ve değişik sebeplere dayalı olarak mafya tipi eylemlerin içinde bulunmuş insanların varlığını inkar etmiyorum. Toplumsal bir gerçek olan bu tip eylem ve çıkar ilişkileri olmuştur. Bu gerçeği sadece ülkücü kimlik üzerine bina etmenin de kabul edilebilir bir tarafı yoktur. Geçmişin şiddet ortamında yetişmiş, ama sonrasında ortada bırakılmış Değişik siyasi görüşe mensup birçok insan, bu tür yapılanmalar içerisinde yer almıştır.
Haluk Kırcı
Sayfa 117 - Buhara Yayıncılık
296 syf.
Bırak Eşkıya Bellesinler… 1980 öncesi ve Susurluk kazası sonrasına uzanan süreci anlatıyor olaylara hâkim olan Haluk KIRCI. Bazı olayların medya eliyle bilerek gündemde tutulduğu ve özellikle yapılmayan olayları Kırcı ve ülkücüler yapmış gibi anlatıldığını ifade ediyor. Bir anlamda medyada yer edinen sol kalemşorların, geçmişin hesaplaşmasını yalan yanlış haberler vasıtası ile almaya çalıştıklarını anlatmaktadır. Dönemin olaylarını bilgisi dâhilinde yazmış. Kitabın iki yazılış amacı var. Birincisi medyanın bilerek Ülkücü kesime uydurma ithamlarda bulunduğunun anlatılması. İkinci olarak ise o dönem Haluk KIRCI’nın yargılaması devam ederken, dönemin Savcısının oluşan yanıltma haberlere kapılarak suçlamalara bulunduğunun ifade edilmesidir. Yani kitap dönem savcısının iddialarına bir cevap niteliğindedir. Ben kitaba isim olan şiiri Haluk KIRCI’nın kendi yazdığı bir şiir olarak biliyordum. Kitabı okuyunca öğrendim ki kendisine bir başkası tarafından yazılmış.

Kitapta bazı yerlerde 80 öncesi ve sonrası olayları medyanın şişirdiği olmayan yapılmayanları ülkücüler yapmış gibi isnat edildiği anlatılmış. Örnek vermek gerekirse " Azerbaycan Darbe girişimini Çatlı ve ekibinin yaptığını medyada ki solun yazıp çizdiği ifade edilmiş. Fakat bugün kimi milliyetçi yazarlarda bu olayı ülkücülere mal ediyor. Madem sol kurgulamış bunun gibi olayları o halde ne diye milliyetçi kesim bunun aslını söylemeyip de devam ettirir? Diye düşünüyorum. Şu bir gerçek ki medya, Tv vb. araçlar tek elde olduğu müddetçe bilgi kirliliğine maruz kalıyoruz. Ne yazık ki bu bütün dünya da böyle. Hiç objektif bir yanımız yok.
175 syf.
·12 günde·Beğendi·7/10
80 li yılları sağ görüşten biri olan haluk Kırcı'nın tarafsız bakışını gördüğüm ufuk açan bir kitap. özet olarak söylemek gerekirse sağ sol kavgasının ülkeyi geriye götürmek için eğitim ve öğretimden uzaklaştırma amacı ile kurgulandığını görebiliyorsunuz.
siyasi ilgisi olanların okuması tavsiye edilir.
326 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
1970-2000 yılları arası yine sağ görüşten Haluk Kırcı tarafından yazılan bu kitap ülkemiz için yurt dışında yapılan bir çok çalışmadan bahsetmekte olup her ne kadar kitap başında gerçek değildir ibaresi bulunsa da konuyla ilgisi olanların rahatlıkla anlayıp gerçeklerle bağdaştırdığını fark edeceği bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Haluk Kırcı
Unvan:
Yazar
Doğum:
Erzurum, 1958
Kırcı, 1958 yılında Erzurum'da doğdu. Ülkücü çevrelerde "İdi Amin" lakabı ile tanınır. 8 Ekim 1978 günü Ankara'nın Bahçelievler semtinde Türkiye İşçi Partisi üyelerinin öldürülme eylemlerinin sanığı olarak hakkında arama kararı çıkartıldı. 12 Nisan 1988'de Bahçelievler katliamı davasında idama mahkum oldu. 16 Temmuz 1989 tarihinde Bursa Cezaevi'nde ki açık görüşte, üzerinde "Ali Ekinci" sahte kimliği ile firar teşebbüsünde bulundu.

Çıkarılan infaz kanunundan yararlandı ve 26 Nisan 1991 tarihinde Bursa Cezaevi'nden şartlı olarak tahliye edildi. Ancak her idamı için ayrı hesaplanması gereken süre henüz tamamlanmadığından tekrar aranmaya başlandı.

Kırcı firarda iken 1 Ağustos 1992'de Erzurum'da evlendi. Nikâh şahitliğini dönemin Erzurum Valisi Mehmet Ağar yaptı.

25 Ocak 1996'da İstanbul'da yeniden yakalandı ve aynı gün firar etti. O zamanki emniyet müdürünün bu firarda yardımlarının olduğu iddia edilmektedir.

Kırcı, sağlık sektöründe faaliyet gösteren çok sayıda şirkete ortak oldu. 10 Ocak 1999'da, İstanbul terörle mücadele ekiplerinin bir operasyonu ile yakalandı. 8 Şubat 1999'da İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanmaya başladı.

Ömer Lütfü Topal cinayetinden beraat eden Kırcı, Susurluk çetesine üye olmak suçundan 4 yıl hapse mahkum oldu.

18 Mart 2004’de ikinci kez yanlışlıkla tahliye edilen Haluk Kırcı, Bahçelievler’de öldürülen öğrencilerin avukatlarının itirazı üzerine aranıyordu.

Yanlış infaz hesabı nedeniyle serbest bırakılan ve ardından kaçtığı Ukrayna'da yakalanan Haluk Kırcı, sorgusunun ardından kesinleşmiş hapis cezaları nedeniyle 4 Şubat 2005 günü Kartal Cezaevi’ne gönderildi. 28 Mayıs 2010 tarihinde tahliye oldu ve 8 Şubat 2011 tarihinde tutuklandı.4 Şubat 2014 tarihinde yeniden tahliye oldu.

Alparslan Türkeş'in vefatı üzerine kendisinin ve yakın arkadaşlarının yaşadıklarını kodlama isimlerle "Çapraz Biçildi İsyanlarım" kitabında anlatmıştır. Kitaptaki Musa, Cumali, Hamdi ve Kemal isimli karakterlerin Haluk Kırcı, Muhsin Yazıcıoğlu ve Abdullah Çatlı oldukları iddia edilmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 40 okur okudu.
  • 26 okur okuyacak.