Harriet Reuter Hapgood

Harriet Reuter Hapgood

Yazar
7.7/10
3 Kişi
·
3
Okunma
·
0
Beğeni
·
22
Gösterim
İnsanları yeteri kadar geri çevirdiğimizde, en sonunda size ulaşmaktan vazgeçerlerdi.
Harriet Reuter Hapgood
Sayfa 53 - Pegasus Yayınları
Fraktallar doğadaki sonsuz ve tekrarlayan motiflerdir: nehirler, şimşekler, galaksiler, damarlar. Hatalar.
Bir ağacın gövdesi üçe bölünür. Her bölüm üç dala ayrılır. Her dalda üç ince dal bulunur.
Böylece sonsuzluğa dek uzanır.
Basitlik karmaşıklığa götürür.
Karmaşıklık da kaosa.
Harriet Reuter Hapgood
Sayfa 149 - Pegasus Yayınları
Kalbim bir çiçekdürbünü gibiydi.
Ne zaman öpüşsek dünyam renkleniyordu...


'Ön Kapaktan'
Bir kağıt bul. Bir tarafına şunları yaz: "Devridaimin sırrını öğrenmek için lütfen sayfayı çevirin." Sonra diğer tarafa şunları yaz: "Devridaimin sırrını öğrenmek için lütfen sayfayı çevirin."
Şimdi yazdığını oku. Talimatlara durmaksızın uy.
Harriet Reuter Hapgood
Sayfa 331 - Pegasus Yayınları
''Bazen... hayat seni bir fotoğraf çekemeyecek kadar meşgul eder. Sen içindesin diye durup o anı donduracak vaktin olmaz.''
Harriet Reuter Hapgood
Sayfa 108 - Pegasus Yayınları
Çiçekçi bana krem rengi zambaklar göstermeye devam etti. İçimden ona bağırmak geldi çünkü kadının bir şeyden anladığı yoktu. Sarı lalelerden verecek gibi görünmüyordu ama benim doğru olanı almam gerekiyordu; cenazede sarı laleler olmalıydı! Avaz avaz bağırarak istediğim çiçeği söyledim ama kadın bana aval aval bakıp, ''Ama eylül ayındayız...'' dedi.
Harriet Reuter Hapgood
Sayfa 235 - Pegasus Yayınları
Solucan delikleri: Tek seferde iki kere.
Anı silinmesi: Tek seferde iki gerçeklik.

Gottie H. Oppenheimer İlkesi. Madde 1.0.
Harriet Reuter Hapgood
Sayfa 96 - Pegasus Yayınları
Bana her söyleyeceğine inanacağım. Çünkü unutma ki...
Bazen işler karışır ve içinden çıkılmaz bir hal alır,
Ama avucumdaki yara, seni aklıma kazır.
Harriet Reuter Hapgood
Sayfa 306 - Pegasus Yayınları
Kitap hakkında tamamen ama tamamen yanılmışım! Arka kapak yazısını okuduğumda yaşlı bir adamdan bahsettiğini, olayların onun etrafında geliştiğini sanmıştım. Neden öyle düşündüm bilmiyorum.

Kitap Gottie adındaki liseli bir genç kız hakkında. Doğduğunda annesini kaybetmiş bir matematik dahisi, seçebileceği sürüyle üniversite varken bulunduğu yerden ayrılmak istemeyen bir genç kız. Büyükbabası, ki okuyunca göreceksiniz büyükbabadan öte bir insan olan Grey'in ölümünden sonra tamamen dağılmış bir genç kız. Erkek arkadaşı Jason'dan ayrılmanın kalp kırıklığı ve Grey'in ölümünün yarattığı kederle baş etmeye çalışırken birden etrafında solucan delikleri belirmeye başlıyor ve kendini kısa süreli olarak geçmişte buluyor. Bazen de gelecekte. Bir de Thomas var. Yan konşularının oğlu olan Thomas, beraber büyüdüğü, anlaşmak için kelimelere bile ihtiyaç duymayacağı dostu, herşeyi. Thomas beş yıl önce ailesiyle Kanada'ya taşındığından beri ona hiç yazmamış ve şimdi geri dönüyor.

Kitapta hep bir hüzün, hep bir melankoli havası vardı. Öyle aksiyon, macera falan beklemeyin. Dyrağan bir kitap olsa da kendini çok güzel okutuyor.

Fantastik bir kitap. Zaman yolculuğu, solucan delikleri üzerine öyle bilimsel açıklamalarla süslenmiş ki fantastik bir kitap gibi gelmiyor. Sanki gerçekten olabilirmiş gibi hissettiriyor. Bazı yerlerde paradokslar da vardı ve güzel kurgulanmıştı. Aynı hızda devam eden kitapları seviyorum bu yüzden kitabı çok sevdim. Bazı yerlerinde çok duygulandım. Jason'dan ne kadar nefret ettiysem Thomas'ı da o kadar çok sevdim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Harriet Reuter Hapgood

Yazar istatistikleri

  • 3 okur okudu.
  • 3 okur okuyacak.