Harriet Reuter Hapgood

Harriet Reuter Hapgood

Yazar
7.4/10
8 Kişi
·
11
Okunma
·
0
Beğeni
·
43
Gösterim
Adı:
Harriet Reuter Hapgood
Fraktallar doğadaki sonsuz ve tekrarlayan motiflerdir: nehirler, şimşekler, galaksiler, damarlar. Hatalar.
Bir ağacın gövdesi üçe bölünür. Her bölüm üç dala ayrılır. Her dalda üç ince dal bulunur.
Böylece sonsuzluğa dek uzanır.
Basitlik karmaşıklığa götürür.
Karmaşıklık da kaosa.
Harriet Reuter Hapgood
Sayfa 149 - Pegasus Yayınları
Bir kağıt bul. Bir tarafına şunları yaz: "Devridaimin sırrını öğrenmek için lütfen sayfayı çevirin." Sonra diğer tarafa şunları yaz: "Devridaimin sırrını öğrenmek için lütfen sayfayı çevirin."
Şimdi yazdığını oku. Talimatlara durmaksızın uy.
Harriet Reuter Hapgood
Sayfa 331 - Pegasus Yayınları
''Bazen... hayat seni bir fotoğraf çekemeyecek kadar meşgul eder. Sen içindesin diye durup o anı donduracak vaktin olmaz.''
Harriet Reuter Hapgood
Sayfa 108 - Pegasus Yayınları
Çiçekçi bana krem rengi zambaklar göstermeye devam etti. İçimden ona bağırmak geldi çünkü kadının bir şeyden anladığı yoktu. Sarı lalelerden verecek gibi görünmüyordu ama benim doğru olanı almam gerekiyordu; cenazede sarı laleler olmalıydı! Avaz avaz bağırarak istediğim çiçeği söyledim ama kadın bana aval aval bakıp, ''Ama eylül ayındayız...'' dedi.
Harriet Reuter Hapgood
Sayfa 235 - Pegasus Yayınları
336 syf.
·3 günde·Beğendi·6/10
Yazar bu kitabı matematikçi büyükbabasından esinlenerek yazmış iyi de yapmış :)
Konumuz matematik dehası olan Gottie’nin hayatta sadece büyükbabası olmayan her şeyi olan,tüm dünyasını onunla şekillendirmiş olduğu Grey’in ölümünden sonra altüst oluyor ve bununla kalmıyor aynı ortamda konuşmasalar bile saatlerce oturup konuşabildiği arkadaşı Thompson ailesi ile birlikte Kanada’ya taşınıyor,erkek arkadaşı Jason da bir mesajla terk ederek,üniversiteye gitmek için kasabadan ayrılıyor.Bu olaylardan 5 yıl sonra Thompson da geri dönüyor Jason da geri dönüyor ve olaylar burada başlıyor.Gottie gün geçtikçe eski anıları hatırladıkça ve bunları yaşadıkça solucan delikleri açılıyor ve bir anda kendini geçmişte veya gelecekte bulabiliyor.Kitabın konusundan daha fazla bahsetmeyeceğim okuyun ve görün.

Benim düşüncelerime gelecek olursak ben kitabı merak içinde okudum,Gottie’nin yaptığı her eylem uzay-zamanda farklı olaylara neden oluyor ve sonuçları değiştirebiliyordu bu yüzden ben bayıla bayıla merak içinde okudum.Yazar her karakterin analizini gayet güzel bir şekilde yapmış özellikle Gottie’nin Grey’i kaybettikten sonra yaşamında oluşan büyük eksikliği harika bir şekilde yansıttı bana.Kitap çok akıcıydı güzeldi okunması kolaydı ancak bazı yerleri anlaması zordu ve bazı soruların cevapları açık kaldı bu yüzden puan kırdım.

Eğer siz de uzay paralel evrenler ve fizikle ilgiliyseniz ve bu konuları içeren dram ve aşk temalı bir kitap istiyorsanız bu kitaba bir şans verin derim.
Kitaplarla kalın :)
336 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Çok beğendim. Kitaba başlarken bu tarz bir anlatım beklemiyordum. Kesinlikle fantastik ögeler üzerine kurulmuş bir kitap sanıyordum. Ancak yazar bu fantastik bile sayılamayacak ayrıntıları aralara o kadar güzel serpiştirmişti ki kitabı bitirdiğimde fantastikten daha çok dram içerdiğini fark ettim. Ayrıca kitap hakkında daha önce bir yorum okumamıştım. O yüzden başladığımda hiçbir beklentim yoktu ve beklentilerimin çok üzerinde çıktı.

Hani karakterin iç dünyasına inen, bir çırpıda bitirebileceğiniz, sade ama bir o kadar da anlamlı kitaplar vardır ya, işte Bir Parça Sonsuzluk da onlardan bir tanesi. Okurken sayfaları nasıl çevirdiğimi dahi hatırlamıyorum, o kadar akıcıydı. Bir de baktım ki son sayfayı okuyorum.


Tüm karakterler ayrı ayrı hayranlık uyandırıcıydı. İçerisinde onlarca karakter olan sıkıcı kitaplardan değildi. Sadece gerekli ve yeteri kadar karakter vardı. Her biri de birbirinden daha çok sevdiğim karakterler oldu. Özellikle başkarakterimize karşı ayrı bir sempati besledim. Yaşadığı travmaların şokunu nasıl atlattığına şahit oldum.

Bildiğiniz üzere yazarımız kitapta zamanda yolculuk konusunu ele almış. Ama bize bunu o kadar güzel teorilerle inandırıyor ki gerçekte olamayacak bir şeymiş gibi gelmiyor. Mümkünmüş gibi geliyor. Başkarakterimiz zaten bir matematik dehası. Onun yaptığı kuramlar, araştırmalar ve teorilerin kapısı zamanda yolculuğa açılıyor. Bir kitapta eğer yazarımız bu tarz bir konuyu ele alıyorsa ben konunun altının dolmasını isterim. Bana yeterince kanıt sunmasını ve beni ikna etmesini isterim. Bir Parça Sonsuzluk beni fazlasıyla ikna eden bir kitap oldu.

Bir de başkarakterimiz Alman'dı. Ailesiyle ara ara Almanca konuşması Almanca'da bazı kelimeler öğrenmeme fazlasıyla yardımcı oldu. Yeni bir kültür tanımış oldum :D

Eğer beklenti ile başlamazsanız fazlasıyla sevebileceğiniz bir kitap olduğunu düşünüyorum. O yüzden mutlaka bir şans vermelisiniz. Kitap hakkında söyleyeceğim son şey, kapak tasarımının orijinal halinden çok çok daha güzel oldu. Her fotoğrafta mükemmel çıkıyor.

KONUSU:

Bir matematik dehası olan Gottie, bir önceki yıl büyükbabası Gery'yi kaybetmiştir. Aralarında büyükbaba-torun ilişkisinden daha çok dostluk ilişkisi bulunan Gery ve Gottie'nin dostluğu Gery'nin ölmesi ile son bulmuştur. Bir sonraki yaz ise 5 yıl önce başka bir şehre taşınmak zorunda kalan Gottie'nin en yakın arkadaşı Thomas, geri döneceği haberini verir. Ancak Thomas'dan 5 yıldır haber alamayan Gottie onun gelişine hiç de sevinmemiştir. Thomas'ın geldiği ilk gün Gottie bazı Solucan Delikleri (Bizim bildiğimiz solucan delikleri değil) görmüştür ve Solucan Delikleri'ne adım atar atmaz yıllar öncesine gitmiştir. Bu olaydan sonra Gottie zamanda yolculuğun anahtarını bulmuştur.
336 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kitap hakkında tamamen ama tamamen yanılmışım! Arka kapak yazısını okuduğumda yaşlı bir adamdan bahsettiğini, olayların onun etrafında geliştiğini sanmıştım. Neden öyle düşündüm bilmiyorum.

Kitap Gottie adındaki liseli bir genç kız hakkında. Doğduğunda annesini kaybetmiş bir matematik dahisi, seçebileceği sürüyle üniversite varken bulunduğu yerden ayrılmak istemeyen bir genç kız. Büyükbabası, ki okuyunca göreceksiniz büyükbabadan öte bir insan olan Grey'in ölümünden sonra tamamen dağılmış bir genç kız. Erkek arkadaşı Jason'dan ayrılmanın kalp kırıklığı ve Grey'in ölümünün yarattığı kederle baş etmeye çalışırken birden etrafında solucan delikleri belirmeye başlıyor ve kendini kısa süreli olarak geçmişte buluyor. Bazen de gelecekte. Bir de Thomas var. Yan konşularının oğlu olan Thomas, beraber büyüdüğü, anlaşmak için kelimelere bile ihtiyaç duymayacağı dostu, herşeyi. Thomas beş yıl önce ailesiyle Kanada'ya taşındığından beri ona hiç yazmamış ve şimdi geri dönüyor.

Kitapta hep bir hüzün, hep bir melankoli havası vardı. Öyle aksiyon, macera falan beklemeyin. Dyrağan bir kitap olsa da kendini çok güzel okutuyor.

Fantastik bir kitap. Zaman yolculuğu, solucan delikleri üzerine öyle bilimsel açıklamalarla süslenmiş ki fantastik bir kitap gibi gelmiyor. Sanki gerçekten olabilirmiş gibi hissettiriyor. Bazı yerlerde paradokslar da vardı ve güzel kurgulanmıştı. Aynı hızda devam eden kitapları seviyorum bu yüzden kitabı çok sevdim. Bazı yerlerinde çok duygulandım. Jason'dan ne kadar nefret ettiysem Thomas'ı da o kadar çok sevdim.
336 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10
Kapağını çok beğendiğim için aldığım bir kitap. Konu olarak aynı şekilde güzeldi ama bir de konuyu işleyiş güzel olsaydı muazzam olurdu. Şimdi en büyük sorunla başlayalım olaylar fazlasıyla ana karakterin etrafında gerçekleşiyor yan karakterlere pek bişi kalmamış. Konunun işlenişi kötüydü ve çoğu yerde saçmalık vardı yani "Bu neden böyle ?" ya da "Bu nasıl oldu ?" gibi sorular soruyorsunuz kendinize. Sadece kapağı ve konunun ilginçliği için okunabilir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Harriet Reuter Hapgood

Yazar istatistikleri

  • 11 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 11 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.