Hasan Amca

Nizamiye Kapısı yazarı
Yazar
10.0/10
1 Kişi
10
Okunma
0
Beğeni
944
Görüntülenme

Hakkında

Kendisi bir Çerkez olup, soyadı kanunundan sonra "Hasan Vasfı Kıztaşı" adını almıştır. Osmanlı kimliğindeyse "Hasan Amca" yazılıdır. Vubıh'Iarın "Amç'a" sülalesindendir. Soyadının tuhaflığı buradan gelir. 1864 büyük Çerkez sürgününde Anadolu'da iskân edilmişler. Babası erlikten yüzbaşılığa yükselmiş ve Suriye cephesinde savaşırken ölmüş. Hasan Amca babası gibi subay olsun diye Kuleli Askeri Lisesi'nde ve Harbiye'de ve nihayet Askeri Tıbbiye'de okumuş. Bu okulu üçüncü sınıfta bırakıp İttihat ve Terakki saflarında politik mücadeleye atılmış. Fakat İttihatçıların vaat ettikleri "hürriyet" yerine, baskı ve şiddete dayalı bir diktatörlük kurmaları üzerine, 1912'de muhalif subayların örgütlediği "Halaskar Zabitan"a dâhil olmuş. Örgüt onu Talat Paşa'yı öldürmekle görevlendirmiş. Ama bunu gözü yemiş, yerine 40 lira ve bir tabanca verip Çerkez Yusuf diye birini ayarlamış. Bundan sonrası çok ilginç; kiralık katil "O kadar güzel adam ki, vurmaya kıyamadım" diyerek parayı ve silahı iade etmiş. Zaten Halaskar Subaylar da bir eylem bile koyamadan, içlerinden çıkan bir dönek sayesinde çökertilir. Yasadışı örgüt namına Talat Paşa'ya suikast girişiminden idama mahkûm olan Hasan Amça'yı sorgusunu bizzat yapan Cemal Paşa ipten alır. Aleyhindeki ifadeyi gözünün önünde sobaya atıp yakar. Sonra bu ikili Suriye'de buluşur. Cemal Paşa onu Anadolu'dan zorla göçtürülüp Halep'te açlıktan ve hastalıktan kırılan Ermenilere yardımla görevlendirir. Hasan Amca bu insanların ancak çalışırlarsa hayatta kalabileceklerini anlar. Bunun için birçok dokuma tezgâhı ayarlayıp Ermenilere verir. Ücret olarak birer somun asker tayını dağıtarak açlıktan ölümün önünü keser. Böylece tehcir kampı diğerlerine göre daha insani koşullara sahip olur. Savaşın sonlarına doğru ordusuyla Suriye'den çekilmekte olan Mustafa Kemal Halep'te Hasan Amça'yla karşılaşır ve ona sert bir sesle, "Ordunun arkasında bu kadar çok Ermeni beslemek tehlikeli değil mi" diye sorar. Hasan Amca bu soruya "Onu Paşa biraderinizle görüşürsünüz" karşılını verince aralarında soğuk bir rüzgar eser. Hasan Amca Suriye'de Cemal Paşa ile böylesine yakınlaşmasına rağmen bir daha asla İttihat ve Terakki içinde yer almaz. Hatta onun devamı olan Cumhuriyet Halk Partisi'ne de ölümüne muhalif kalır. Kurtuluş Savaşı sırasında Yunanistan'a iltica eder. Mütareke döneminde İstanbul'da tehcir anılarını tefrika etmiş. Hatta bu yazı dizisi o kadar kışkırtıcıymış ki, sıkıyönetim kararıyla tefrika durdurulmuş. Zaten Çerkez Ethem'in ardından Yunanistan'a sığınması da tesadüf değilmiş. Bu anlatılanlara bakınca, Ali Kemal ne kadar "hain"se, Hasan Amca da o kadar "hain" gibi gözüküyor. 1950'lere kadar (İstanbul, Sofya, Atina) saklanarak yaşar. Hayatının son iki yılını hastalıklara mücadele ederek geçiren Hasan Amca, 1961’de kalp yetmezliğinden ölür. 15 Mart 1961 günü Kadıköy'deki Osmanağa camiinden kaldırılan cenazesine dini elbiseleriyle Ermeni Patriği de katılmış
Tam adı:
Hasan Vasfı Kıztaşı
Ünvan:
Gazeteci, yazar, istihbarat görevlisi
Doğum:
1884
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, 15 Mart 1961

Okurlar

10 okur okudu.
2 okur okuyor.
11 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Gelişen Alman kapitalizminin İngiltere’yle giriştiği ham madde ve pazar kapışmasında yani sömürgecilik savaşındaki Alman akıl hocaları kaleyi içten fethetmek için "Pan Türkizm" ve "Pan İslamizm" diye acaip ideolojiler de icat etmişlerdi.
Tarih
Arab 'ın meşhur sözü gibi: «Hülya olmasaydı fukara helak olurdu.» ...... yahut kurtuluş daha kolaylaşırdı.
Sayfa 181
Tarih
Reklam
Reklam