Hür Yumer

Hür Yumer

YazarÇevirmen
8.4/10
25 Kişi
·
63
Okunma
·
1
Beğeni
·
425
Gösterim
Adı:
Hür Yumer
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul, 1955
Ölüm:
1994
İstanbul doğumlu (1955-1994). Grenoble Üniversitesi İktisadi Bilimler Fakültesi'ni bitirdi. İ.Ü. Yabancı Diller Bölümü'nde Fransızca okutmanlığı yaptı. Edebiyat çevirileriyle tanınan Hür Yumer'in başlıca çevirileri şunlardır: Doğu Öyküleri, Marguerite Yourcenar (Adam, 1985), Bir Ölüm Bağışlamak, Marguerite Yourcenar (Adam, 1988), Giacometti'nin Atölyesi, Jean Genet (Metis, 1990), Ölüler Ansiklopedisi, Danilo Kiş (Remzi, 1991).
Neyse... Bedene fazla gelen yoğunluklar gözlere yerleşir. Belki bunun için çoğu insanın... yalnızca gözleri anlamlı.
Hür Yumer
Sayfa 55 - Metis Yayınları - Birinci Basım: Mart 1995
Bırakılmanın hüznü, unutulmanın çisentisiyle ıslaktır.
Hür Yumer
Sayfa 7 - Metis Yayınları - Birinci Basım: Mart 1995
Kendime dönmek sancılı oluyor: Ürperme, eksiklik duygusu, birikmiş şeyler... Belki de bize biriktirmemek öğretildi. Yapıların yıkılmas, balyozlar; hüznü yaşanır kılan şeylerin dağılması, parçalanması.
Hür Yumer
Sayfa 9 - Metis Yayınları - Birinci Basım: Mart 1995
Neyi öldürdük bende? Bunu hiçbir zaman bilmeyeceğim. Tıpkı niye yaşadığımı da hiçbir zaman bilmeyeceğim gibi. Martılar, üç renkli kediler, ya da bir gelincik, bir servi gibi yaşamak dururken.

Neyse, olmak istediğimiz şeyleri iyi kötü seçtiğimize göre, insanız herhalde. İnsanız. En büyük felaket değil bu.
Hür Yumer
Sayfa 10 - Metis Yayınları - Birinci Basım: Mart 1995
Henüz bir masal olan şu zaman, sana göstermeden bir yere gizlenmiş olabilir. Ya git, ya da kal. Mesafeyi dondurmuş, boğazını kurutmuş, dilini koparmış, başını döndürmüş olabilir. Git, ya da kal. Karşındaki karanlık, yüzüne çığlık çığlığa çarpıyor olabilir. Git... Kal... Sadece parmaklarının yardımıyla konuşabilen şu dudaklardan sızan sayıklama, seni yaralıyor, yok sayıyor, yıldırıyor, başucunda bekliyor, yüzüne üflüyor, seni iyileştiriyor da olabilir. Git-me, kal. Hep zaman yok, kalmadı denecek. Hadi gitme. Kal. Ya da git! Dön geri. Bu yer, tutsak bir kimsenin ilk bedeni. Çoktan ayartıldı. Bu yer tek ayartılmanın, sevmenin sürekliliği... Ya git, ya da kal... Dön geri.
Hür Yumer
Sayfa 137 - Metis Yayınları - Birinci Basım: Mart 1995
Sordum: Her şey niçin bir fırtınanın hep önceden bildiğimiz, beklediğimiz, yok eden varlığı oluyor? Cevap çıkmadı... Suyun yüzeyinde dur, sakın batma dediler... Ama dipte sivri bir kayaya alnımı dayayıp öylece kaldım, etten bir heykel gibi; üstümden tek damla kan akmıyordu. Ama yüreğim güm güm atıyordu. İşte galiba inancımı o zaman yitirdim. Yüreğim işe yaramıyordu, yüreğimi ne yapacağımı bilemedim. Sus dedim, sus...
Hür Yumer
Sayfa 51 - Metis Yayınları - Birinci Basım: Mart 1995
Konu yourcenar olunca soylenecek pek bisey yok aslında kitaba daha çok ask hikayesi diyebiliriz. Rusyanın ic savaşı sırasında yasanan aşkı erkek kahramanımızın dilinden okuyoruz.eric'in hisleri gelgitleri savaş, yoksulluk, ölüm cok iyi anlatılmış. Etkilenmemek mümkün değil.
Bu kitabımızda da birbirinden güzel 11 akıl almaz öykü bulunmakta. Akıl almaz diyorum çünkü öyküler çok uçuk ama bu öykülerin güzel olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Tek tek öyküleri özetlemektense herkese tavsiye ediyorum. Pişman olmayacaksınız. :)
Kitap farklı şekillerde Doğu ile bağlantı kuran on öyküden oluşuyor. Bazı düzyazı metinler için düzyazı şiir denilir bana göre bu metinler de bu isimlendirmeyi çok hak ediyor. Marguerite Yourcenar yemek tarifi bile yazsa bu muhteşem anlatımı için hiç sıkılmadan okurum.
Konu olarak sıradan aşk hikayesi diye adlandırılabilir. Fakat bu sefer farklı dekorun sürüklediği çıkmazlık söz konusu. Sıradanlıktan sıyıran kısmı iç savaşın, kıyımların olduğu bu sürecin yarattığı -1915 ve Bolşevik (Ekim) devrimi arasında- umutsuzluk. Şunu anlamalıyız ki insan bulunduğu zaman ve çevreden ayrı düşünülemez. Savaşın yarattığı vahşet, katliamlar, işkenceler, tecavüzler ve adlandıramadığım tüm iğrençlikler insanın ruhuna işler. Dolayısıyla bizim için şu an iyi olanın, kitapta işlenen zaman içinde mükemmel nitelikte olduğu bilinmesine karşın, insanların bilerek veya bilmeyerek iyi olanı ıstıraba , çıkmazlığa sokması son derece doğaldır. Sonuçta kitapta görüldüğü üzere, İnsan psikolojisinin esnek yapıda oluşu özellikle savaş döneminde gözle görülür şekilde anlatılmış.

Hikaye içerik olarak, soylu sınıf mensubu adı geçen üç kişi; Eric, Sophie ve Conrad etrafında şekillenir. Eric'in kendisine bile itiraf edemediği Sophie' ya aşkı, can dostu -Sophie'nın kardeşi- Conrad'a ihanet etmiş duygusuna kapılmasına yol açar. Devamında Eric'in egosundan taviz vermeyişi, gururundan Sophie'yi hiçe sayışı, Sophie'nin da bu ıstıraba karşılık intikam duygularına sürüklenişi işlenir. Bu ikilinin arasındaki savaş Sophie'yi dayanılmaz acıya sürükler ve kararını verir.

Eklemek istediğim son nokta ise hikayenin geçtiği yer ile ilgili.
Katowice Polonya'da yer almaktadır. Avrupa ülkeleriyle Rusya'nın arasında tampon bölge işlevini görüyor desem yanlış olmaz. Kitaptan çıkardığım kadarıyla savaşılan cephelere yakınlığı sebebiyle yıkılmış terk edilmiş ıssızlaşmış hayalet bölgeye dönüşmüştür.
Marguerite Yourcenar ile tanışmama vesile olan Doğu Öyküleri ustaca yazılmış, okuması keyifli 10 adet hikayeden oluşuyor. Normalde hikaye türünü çok sevmememe karşın, bu kitabı beğenerek okudum. İçinde Murasaki Shikibu'bun Genci'sinden, Hint mitoslarına; Balkan baladlarından antik Yunan efsanelerine kadar çok çeşitli hikayeleri barındıran Doğu Öyküleri güzel bir çeviri ve kaliteli bir basımla sunulmuş. Kitapta beğenmediğim tek nokta birden fazla hikayede geçen Türk isminin her seferinde yazar tarafından negatif bir algı yaratacak şekilde kullanılmış olması. Bir ara acaba yazar Yunanlı mı diye düşünmedim değil:) Eğer buna çok takılmazsanız, efsaneler, mitler ve masallardan da hoşlanıyorsanız, Doğu Öyküleri severek okuyabileceğiniz bir kitap olabilir.
Doğu öyküleri aslında size sırf uzak doğu yada çini anımsatmasın orta Avrupanın doğusu Rum - Bulgar-Sırp-Boşnak-Makedon ülkelerinde geçmekte çoğu öykü geçmişte ve bugünde var olmakta ayrıca bir adette uzak doğuya ait öykü barındırmakta kitap. Kitabı okurken az çok Anadolu efsane geleneğine ve genel anlamıylada olsa mitlere hakimseniz kitabın içinde çok şey bulacak. Yıllar için beraber yaşayan insanların ırk veyahut dinleri farklı olsada sosyolojik olarak nasıl benzeştiğini göreceksiniz. Doğu öyküleri kendi çapında bir başka penceredir.
Marguerite Yourcenar aslen Belçika asıllı Fransız olmasına rağmen. Hayatının belli bir kısmında uzun yıllar yunanistan ' da yaşamış olduğunu göz önünde bulundurursak ikinci dünya savaşından once yazmış olduğu ve yayınlanan " Doğu Öyküleri " kitabı ile Mitoloji de ve efsaneler de yer alan hikâyeler ile Doğu' da Çin ve Balkanlar ' i da icine alan coğrafya ' da bir çok olayı Büyüklere Masalsı anlatımı ile kendi bakış açısı ile yazdığı on adet oyküleştirilmiş Mit'lerden oluşuyor.


Marguerite Yourcenar; dünyada bugüne değin var olan öykülerin temel malzemesi olan efsanelerin bunların en başında da yer alan insanın efsaneler ' e konu olan topraklarda ki yaşayış deneyimiyle ve burada başından geçenlerle birlikte , insanlık için bir dolu fikir , imge ve özellik taşıyarak anlatırken bir düşün içinde yer aldığımız çok farklı bir dünya sunuyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hür Yumer
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul, 1955
Ölüm:
1994
İstanbul doğumlu (1955-1994). Grenoble Üniversitesi İktisadi Bilimler Fakültesi'ni bitirdi. İ.Ü. Yabancı Diller Bölümü'nde Fransızca okutmanlığı yaptı. Edebiyat çevirileriyle tanınan Hür Yumer'in başlıca çevirileri şunlardır: Doğu Öyküleri, Marguerite Yourcenar (Adam, 1985), Bir Ölüm Bağışlamak, Marguerite Yourcenar (Adam, 1988), Giacometti'nin Atölyesi, Jean Genet (Metis, 1990), Ölüler Ansiklopedisi, Danilo Kiş (Remzi, 1991).

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 63 okur okudu.
  • 75 okur okuyacak.