İbrahim Şahin

İbrahim Şahin

YazarÇevirmen
8.3/10
24 Kişi
·
73
Okunma
·
1
Beğeni
·
22
Gösterim
Adı:
İbrahim Şahin
Unvan:
Çevirmen
"lê bira tu gula şêxan î bira
biçûkê biran î bira
xulîyê di şewqan î bira
welatê xerîbê derdê pûçê bê derman î bira
heya dunya xweş ava be
keder û mereqa me hemîyan î bira"
"herçî kesê ku navê wî musulman be
dîn û îman ji bonê hebe
heyanî dunya xweş ava be ewê rûnê malxirabo
ji bîr nake kesîreta Gelîyê Zîlan"
136 syf.
Bir güz mevsiminde...

Çizgiler bir araya gelip onu resmediyor, ilk sayfalarda sadece sükût var. Divit, o gazel havasına dalıp sükût ediyor. Friedrich'in bu Dünya'ya gelişinden gençlik yıllarına kadar ki zamana kadar, sadece resimler konuşuyor. Tamam sayın okur, alegori dolu cümleleri yavaşça yere bırakıyorum; ilk sayfalarda sadece görsel anlatım var.

Sonrasında divit sahneye çıkıyor ve diyalogları yazmaya başlıyor. Friedrich, tam bir beyefendi lakin biraz vakur, biraz aykırı cümleler kuruyor, annesi de bu tavırlarına şaşırıyor. Sonrasında gençlik yılları; düellolar, felsefe kulübü kurma çabaları... O diyaloglara da hayran kalmamak küstahlık olurdu.

Resimli romanın çizimleri, incelemenin ilk satırlarında yazdığım gibi gazel renkleri ve tonlarıyla betimlenmiş, okurken güz mevsiminin huzurunu her sayfada yansıtıyor. Her pasajda ayağı yere basan cümleler kuruyor. Frederich, gerçeği mutlak doğruyla bulmaya çalışıyor.

Bu olguyu kendi cümlelerinden okuyun:
"Mutluluk Schopenhauern umrunda değil, onu gerçekliğe feda ediyor... İşte,
Onun gizemi bu." s. 21

Yirmi dört yaşında profesör olmuş bir filozofun hikâyesidir bu. Mutluluk ve aşkın halüsinasyon olduğundan, aşkın sadece bedenimizin bir oyunu olduğundan bahsediyor, ünlü filozof.

İnsan duygularını sezmede kullandığı alegorik metafor ise muazzam:
"Ben bir duygu sismografıyım." s. 51

Son olarak tek cümleyle bu kitabı anlat derseniz; cevap olarak, “Bu eserle felsefe üstadının biyografisine, çizgi sinema ile konuk oluyorsunuz,” diye söyleyebilirim.

Keyifli okumalar.
160 syf.
Kütüphanemde bulunan ve sevdiğim Böyle Sustu Zerdüşt kitabının çizeri Nicolas Wild’ın Kabil Disko'su Abd müdahalesi sonrası Taliban, batılı güçler ve kukla yerel kuvvetler arasında sıkışmış bir Afganistan'a uluslararası güçler için grafiker olarak çalışmaya giden yazarımızın gezileri ve gözlemlerini incelikli esprileriyle, kendisiyle de bolca dalga geçerek, olayın politik tarafına fazla girmeden anlattığı keyifli bir okumalık olmuş.

Bir batılının Afgan adetleri karşısındaki şaşkınlığı ve komikliği, Abd güçleri için çalışmanın verdiği ahlaki tezatlıkları yaşayan çizerimiz, ülkeye farklı sebeple doluşmuş batılıların durumları ve siyasi kaos içerisinde sürüklenen Afganistan gibi alt başlıklar kitaba farklı katmanlar kazandırıyor.

Tavsiye derim.

"Çizgi roman sadece tayt giyen süper kahramanlardan, pelerinli savaşçılardan, fantastik canlılardan ve kovboylardan ibaret değildir..."
224 syf.
·1 günde·9/10 puan
|kelime: iyi düşünce|
Bu çizgi roman gerçek bir olaydan esinlenerek yaratılmış bir kurgudur. Afganistan, İran, Fransa ve İsviçre gibi din ve fikir özgürlüğü anlamında birbirinden uzak coğrafyaları gezen bir maceraperestin uzaktan dahil olduğu bir cinayet davasını konu alır. İnanç özgürlüğünü savunan ve zerdüştlük üzerinden harika vicdani öğütler veren bu hikayeyi ben çok sevdim. Maus ve Persepolis tadında!
160 syf.
·2 günde·7/10 puan
Afganistan’da Kaçırılmamayı Nasıl Başardım? Fransız çizer Nicolas Wild dilimize çevrilen ikinci grafik romanı. Daha önce Böyle Sustu Zerdüşt ile İran tarihinde ve coğrafyasında gezinen Wild bu sefer Afganistan’a gidiyor. İşsiz kaldığı uzun bir süre sonrası, dünyanın en tehlikeli yerlerinden olan Afganistan’ın başkenti Kabil’den bir iş teklifi alıyor. Afganistan uzun zamandır karışıklığın ve ölümün eksik olmadığı bir yer. 1970’lerde başlayan değişikler ile süre gelen zamanda darbeler geçiren ve sonunda 1979 yılında Sovyet müdahalesi ile farklı bir boyuta geçmişdir. 1996 yılında yönetimi Taliban rejimi üstlenmiş. Soğuk savaşın son kalesi olarak geçen Afganistan 2001 yılında ise 11 Eylül sorumlusu olarak belirtilen Bin Ladin’i sakladıkları gerekçesiyle ABD ve NATO tarafından askeri müdahaleye maruz kalmıştır. Günümüzde halen canlı bombaların eksik olmadığı ve dünyanın en tehlikeli yerlerin başında gösterilen bir yer.
Yapılacak iş, Afgan halkının yeni anayasasının çizgi roman uyarlamasını hazırlamaktır. 2005 senesinde Afganistan halkının yaklaşık %85’inin okuma yazması olmadığından, hakların geniş kitlelerce anlaşılması için böyle bir yol tercih edilmiş. Hikâyelerin her bölümü, başrollerinde yetim bir çocuk ile onu evlat edinen bir adam üzerinden, anayasanın ana maddelerinin işlenmesi düşünülmüş. (Çocukların çalıştırılma yasağı, kızların eğitim hakkı, yolsuzlukla mücadele yasası gibi) İş boyunca gördüğü ve geçirdiği ilginç olayları bize tüm samimiyetiyle aktarmış. Çizer, iyi niyetiyle iş yapmaya gittiğini, hoşgörü içerisinde yaşamaya çalıştığını sürekli vurgulamış. Tedirgin olduğunu, gece rüyalarına kâbuslar girdiğini ise saklamıyor. Bir batılının doğululara bakışı. İlk işini bitirdiğinde gidip gitmemek arasında kalıyor. Yeni iş sözleşmesi geldiğinde ise kabul ediyor. Ama bu sefer iş, Amerikan ordusuna propaganda hazırlamaktır. Ahlaki ikilemlere düşmesi ve sorgulaması ise güzel bir hava katmış. Wild nükteli, samimi ve ilginç bir dile sahip. Çizimleri ve anlatış tarzı güzel.
136 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitap, ünlü düşünürün hayatının ve düşüncelerinin şekillenmesini sağlayan olaylar hakkında...
Kullanılan renkler , anlatılan her bir olaya ,hissedilen duygulara uygun; çizgilerin her biri sanat eseri gibi...

Nietzsche'nin yaşamı hakkında bilgi edinmek için iyi bir kitap...Merak uyandırıyor, düşünürün kitaplarını ve hayat hikayesini daha da derinden inceleme isteği doğuruyor.
136 syf.
·2 günde·9/10 puan
Friedrich Nietzsche'yi doğumundan ölümüne kadar olan süreci özet şeklinde 130 sayfada anlatan bir kitap. Eğer ki F. Nietzsche'nin bazı kişisel özelliklerini, problemlerini, rahatsızlıklarını ve ihtiraslarını bilmiyorsanız bazı kısımları anlamakta güçlük çekebilirsiniz. Benim şansım bu kitaptan hemen önce Nietzsche Ağladığında kitabını okumam oldu. Beğeneceğinizi düşünüyor, tavsiye ediyorum.
72 syf.
Kitabı beğendim. Üzerinde 9-12 yaş için uygun olduğu belirtilmiş, ki bence de yerinde bir etiket olmuş. Özellikle bu yaş grubundaki gençlerimize güzel bir armağan olacaktır.

Küçük boy (20 cm x 15 cm) ve taşıması kolay bir kitap olması, çocuklara "dışarı çıkarken yanına kitap alma" alışkanlığı kazandırmak açısından elverişli olmasını sağlayacaktır. Parlamayan kağıda basılması isabetli bir seçim; yazı tipi ve büyüklüğü de gayet uygun. Çizimler de kabak tadı vermeyecek şekilde, gerekli ve yeterli olduğu kadar eklenmiş.

İçeriğe ve anlatıma gelirsek, her iki açıdan da beğendim. Minik Bilgeler serisinin diğer kitaplarını da en kısa zamanda incelemeyi umuyorum.
110 syf.
·2 günde
Kitap, Vahidüddin Han'ın 1955-60 yılları arasında Hindistan'daki İslami cemaatlere yapmış olduğu konuşmaları içeriyor. Kitap 1985 basım olduğundan o yılların sorunlarına da değinmişti. Ancak okurken günümüze uyarlayarak okumak ve düşünmek zor değil. Zaten problemlerin ekseriyeti aynı.
Kitap, İslamın kelime anlamını, İman, hicret ve cihat mefhumlarını açkladıktan sonra Kur'an'ın Öngördüğü İnsan konusunu ele alıyor. Yaşamın gayesi üz. insanların hatalarını, davetçinin sorumluluklarını ve hizmette karşılaşılan sorunları ele almış. Örnekleri ve anlatımı ile güzel bir kitap🖒

Yazarın biyografisi

Adı:
İbrahim Şahin
Unvan:
Çevirmen

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 73 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 54 okur okuyacak.