İlke Keskin

İlke Keskin

ÇevirmenEditör
8.4/10
1.136 Kişi
·
2.964
Okunma
·
0
Beğeni
·
297
Gösterim
Adı:
İlke Keskin
Unvan:
Çevirmen, Editör
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
64 syf.
Alan Moore tarafından yazılan ve Brian Bolland tarafından da çizimlerinin yapıldığı muhteşem bir çizgi roman klasiği...

Klasik diyorum zira çizgi roman ilk kez 1988 yılında basıldı ve o günden bugüne çok sevildi...

*SPOILER*
Öldüren Şaka'ya öncelikle Batman'ın Arkham'a girmesi ile başlıyoruz Joker'le konuşmak için gelmiş ancak görüyoruz ki usta psikopatımız yerine başka birini koyup kaçması über imkansız yerden kaçmış...

Joker'i bir lunaparkı satın alırken görüyoruz arada tabi ki geçmişten Joker nasıl oldu sahneleri var, ve hüzünlenmedim değil açıkçası o flashback sahnelerinde!

Şimdiki zamana döndüğümüzde Batman'ı kışkırtan Joker bununla da yetinmeyip Komiser Gordon'ın evine zorla giriyor ve Barbara Gordon'ı öldürüp Komiser'i satın aldığı lunaparka doğru götürüyor...

Geçmiş sahnelerinde bir eşe sahip ve sanırım para sıkıntıları var ve Geçmişteki Joker bunun için kötü adamlarla işlere girmeye başlıyor ve bir fabrikaya gizlice bir şey çalmak için giriyorlar...

Şimdiki zamana döndüğümüzde Joker'in kölelerinin Komiser Gordon'a işkenceler yapıp onu soyduklarını görüyoruz ve bir yere götürüyorlar onu... Ve karşımızda Joker...

Joker, Komiser'e Barbara'yı vurduktan sonraki görüntüler ve hastalıklı Joker'in kıza işkence görüntüleri gözüküyor... Ve Joker'in Komisere dediği şu "Öcünü alma, delir!"

Geçmişe dönersek fabrikaya giriyorlar 3 kişi Joker olacak kişinin kafasına da Redhood maskesi takıyorlar çünkü o zamanlar Batman'le çalışmış sonra ayrılmış olan biriydi Redhood sanırım ve ondan korkulduğu için de hırsızlar vb. onun maskesini takıyorlardı sanırım...
Batman mekana intikal ediyor hırsızlık olayından dolayı ama diğer iki kişi kaçmış ve "Joker" de bir kuyu gibi yere düşüp fabrika atıklarının aktığı suların kıyısında uyanıyor ve görüyor, hissediyor ki fabrikadaki o madde yüzünü beyazlatmış ve acıtmış!.. Ardından deliren bir "Joker" görüyoruz ve flashbackler bitiyor...

Sona yaklaştık: Batman tabiki Joker'in yerini buluyor ve kovalamaca başlıyor... Uzun süren kapışma vb. sonra Joker ile Batman'in karşılıklı gülmesiyle çizgi romanımız bitiyor...

Ben pek etkili bir şekilde anlatabildiğimi düşünmüyorum ama umarım yine de bir şeyler katmışımdır...

Öldüren Şaka'nın filminde Joker'i muhteşem oyunculuğuyla Heath Ledger oynayabilseydi keşke diyorum...

Ancak animasyon filmi çıkmıştı 2016 yılında ve muhteşem Joker sesi Mark Hamill tarafından seslendirildi... Değişik yönden eklemeler varken çok eleştirilmesine rağmen güzel bir yapım...

Batman: The Killing Joke
http://imdb.com/...tle/title/tt4853102/

Eğer buraya kadar okuduysanız çok teşekkür ederim...
212 syf.
·7 günde·8/10 puan
Benim için yeri ayrı olan çizgi romanlardan biridir Civil war. Film vizyona girmeden önce bulup okumuştum. şimdi yıllar geçmesine rağmen tekrar okuma isteğim oldu. zaten günde 1 sayı (10-15dk) bir iş yaparken okunabiliyor. Şimdi fanboylar bana sallayacaklar 8 verip bir kaç eksi saydım diye. ama ben yine kendi bildiğimi okuyacağım :D :D Cidden bu çizgi romanı çok seviyorum. Büyük bir kapışma içeriyor. her zaman kötülerin kıçlarına tekme basan kahramanlarımız bu sefer özgürlükleri ve duruşları üzerine birbirleriyle kavga ediyorlar. Yazar iyi bir konuyu seçmiş ve çizimler çok hoş. Ben Hep Captain America'cı olmuşumdur :D :D daha asil bir duruşu vardır benim için. filmlerde de hep onu tutmuştum. Çizgi romanda ona yakın olsam da Steve'de tam anlamıyla tutmadığım yerler vardı. (punisher dövmesi,son savaş,çabuk hidetlenme vb. meselesi gibi) iron man'ı ise end game kadar çok sevdiğim söylenemez ama burada da ona da hak verdiğim taraf oldu. burada tam bir taraf seçecek olursam. Strange seçerdim :D :D reis haklı yani iki tarafta kendince haklı değip arkasına yaslanıyor. Siz hangi taraftarsınız ?Bu eseri okuyup taraf seçme kısmı bakış açınızla alakalı :) Ama kitabın eksileri yok değil. Bana sorarsanız özgürlük metni pek iyi doldurulamamış. Daha kaliteli bir geçmiş veya daha büyük sorunları olabilirdi. Cidden bazen ulan oturup adam gibi konuşun halledin denebiliyordu. cidden konuşulup halledilecek şeyler bunlar. iki tarafı da memnun edecek tonla fikir çıkar. FİLMDE bu çok daha iyi işlenmişti. Çünkü Buck gerçeği vardı. oturup konuşmak bile işe yaramıyordu. Bu yüzden bu 1 puan kırıyor. çünkü okurken bunun için mi diyorsunuz? (ben öyle düşünüyorum özgürlüğü ve kimlik açığa çıkması ve çevredeki ailevi insanların tehlikeye atılması iyi anlatılmamış. ki normal o kadar karater var buna sıra gelmemiş.) Bir de daha kesinlikle hüzünlü bir son olabilirdi. bunu da sonrasında çıkan çizgi roman yüzünden söylüyorum. Captain America: Captan America'nın Ölümü Cilt 1 :D :D Neyse kesinlikle okuyun beğeneceksiniz :) Karakterlerin kapışması bile yeter :) Bu sefer film daha iyiydi demiyorum. Filminde kendince eksileri vardı bununda kendince artıları vardı :) yani ikisi de kafa kafaya benim için :)
64 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10 puan
Kitap, DC Dunyasi icin oldukca onemli bir kitapmis. Cunku kitap Heath Ledger'in oynadigi efsane Joker'e ilham olmus bir kitapmis.
Dogrusu cizgi roman dunyasina yeni yeni giris yapiyorum ve eski Joker versiyonlari ile bu kitapta aktarilmis Joker arasindaki farki betimleyecek bilgim yok. Ancak farkli kaynaklarda gordugum kadariyla onceki versiyonlardan farkli olarak daha akilli ve bilincli bir Joker yaratilmis.
Kitap bence bir Batman kitabindan ziyade bir Joker kitabi. Kitabin ana karakteri Joker ve onun nasil Joker oldugunu anlatiyor. Dolayisiyla kitap iki zaman cizgisinde ilerliyor, biri Joker'in Joker olmadan evvelki zamani ve bir de simdiki zamani. Iki zaman arasindaki gecisler inanilmaz basarili ve yaratici olmus. Ayrica kitabin nispeten yeni olmasi sebebiyle cizim kalitesi harikaydi.
Ancak gunumuzde gecen hikaye yaklasin 2 farkli sahnede biten cok hizli bir olay orgusuydu. Yani, Batman kitabi okumak isteyen birini kesinlikle tatmin etmezdi ancak Joker'in hikayesi acisindan guzel.
240 syf.
·Puan vermedi
Merhaba, burada İkigami'nin 5. cildini ilk okuyan kişi olarak ilk incelemesini de ben yapmak istiyorum. Açıkçası bu mangayı inişli çıkışlı hikayeleriyle birlikte gerçekten çok seviyorum. Bazen heyecanın dozu az oluyor ama her bölümde farklı bir ironi görüyorsunuz. Şu ana kadar 5 cildini de takip ettiğim için önceki ciltleri de kapsayarak genel bir bilgi vermek istiyorum.

Öncelikle manga 10 ciltlik bir seriden oluşuyor. Şuanlık 5 cildi basıldı Marmara Çizgi tarafından. 5. cilt de daha bu ay çıktı zaten. Ne kadarlık bir zamanda tamamlanır bilmiyorum. İlk cilt 2019'da basılmaya başlanmış. Muhtemelen basıldıkça okumaya devam ederim. Şimdi biraz içeriğinden bahsetmek istiyorum. Muhtemelen bu cilde kadar geldiyseniz zaten bunu okuduğunuzda konuya çoktan hakim olacaksınız. O yüzden sadece değinmek istediğim kısımlara yönelik hatırlatmalar yapacağım.

Şu ana kadar ki kısımları formülize edecek olursak her ciltte iki hikaye vardı. Ve bu iki hikaye üç yörüngede ilerliyor:

1.İkigami alacak kişinin daha bu durumdan haberi yokkenki yaşayışına göz atıyoruz. Bazılarının kendi hayatındaki çırpınışlarına, bazılarının boşvermişliklerine, bazılarınınsa sadece boyun eğmelerine şahit oluyoruz.

2.İkigami dağıtıcımız Fujimoto Kengo ikigami sahibine teslimatını gerçekleştiriyor. İlk maddeye dönecek olursak bazen ikigaminin kime geleceğinden kestiremiyorsunuz. Bazen en yakınlarına ikigami gelmiş birinin hikayesini okuyoruz. Neyse birisi ikigamisini aldıktan sonra şu soruya cevap arayabiliriz: "Yaşamak için sadece 24 saatiniz kalmış olsa ne yapardınız?"

3.Sorunun cevapları da bu kısımda yanıtlanıyor. Bu durumu karakterlerin nasıl karşıladığına bakıyoruz. Karakterlerin yapısına göre değişebiliyor burası. Bazen sessiz ama yaralayıcı kabul edişlere, bazen tüm öfkesini dışarı vuranlara, bazense hala başkalarını düşünenlere şahit oluyoruz.

Her kısım aşağı yukarı böyle ilerliyor. Şimdi de asıl çizgi yer alan daimi ana karakterimiz Fujimoto Kengo, yani ikigami dağıtıcımıza gelelim. Bizim gibi Fujimoto da tüm bu yaşananları gören gözlerden. Daha sonra ikigami sahiplerinin dosyalarını kapatırken bunlara şahit oluyor. Ve sistem hakkında şüphe beslemeye başlıyor. Tabi bu konuda oldukça gelgitleri var. Baştan sona bu değerlerle büyümüş biri ve ayrıca her yerde bulunabilen ve kim oldukları saklı Ulusal refahı koruma polisleri tarafından da takip ediliyor olabilir. Dejenere damgası yerse sonunda kendi ölümüyle karşılaşabilir. O yüzden şüphelerini yüksek sesle söylemesi de onun adına büyük sorun yaratacaktır. Tabi sadece işine dair ufak şikayetleri gibi başlasa da bunları yapmaya başlamıştır. Ve sonunda o ulusal refahı koruma polislerinden birine denk geldiğini fark etmemektedir. Son bahsettiğim bu ciltte gerçekleşen bir olay. Bundan sonrasında Fujimoto'nun başından neler geçecek bilmiyorum. Hikayenin onunla sonlanacağını düşünüyorum. Sistem hakkındaki şüpheleri onu nereye götürecek bilmiyorum ama muhtemelen bunu son cilde kadar öğrenemeyeceğiz gibi duruyor.

Fujimoto'nun şüphelerinden bahsetmişken bunları aynı şekilde diğer karakterlerde de görüyoruz. Açıkcası bu konuda gerçekten baya iyi alegori ve ironi örnekleri vardı. En aksiyonsuz hikaye bile insanın içinde garip bir his bırakıyor bana kalırsa.

Bahsetmek istediklerim bu kadardı. Devamında bu kadar uzun bir inceleme yazmam muhtemelen. Belki son cilde kadar hiç yazmam. Olay örgüsünü açıkladım zaten, kendini tekrar etmek olur muhtemelen. Bu seriyi herkesin okumasını istediğim için elimde olmadan uzun tuttum. Şimdi sonlandırmanın zamanı geldi, iyi okumalar
216 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Bu sene içerisinde okuduğum mangalar arasında açık ara farkla en sağlam olanı buydu. Konusunu inanılmaz beğendim. Seinen, psikoloji türü. En sevdiğimden :') Bir cilt iki bölüme ayrılmış. Her bölümde ikigami dağıtıcısının ulaştığı ve hayatlarının son gününe şahit olduğumuz farklı karakterler var. Dramı inanılmaz iyiydi. Bitirmek için sabırsızlanıyorum
216 syf.
·7/10 puan
Ülkede ulusal refahı koruma projesi kapsamında ilkokul çocuklarına aşı yapılmaktadır. Her bin aşıdan birine nanokapsül yerleştirilir. Çocuklar 18-24 yaşlarına geldiklerinde önceden belirlenmis tarihte bu kapsüller patlatılır ve yaşamlarına son verilir. Ölmelerine 24 saat kala o kişilere bunu bildiren bir kart (ikigami) gelir. Ana karakterimiz Fujimoto da bir ikigami dağıtıcısıdır. Yeni başladığı işiyle birlikte bu sistemi sorgulamaya başlar...
Kitap iki kısımdan oluşuyor, her kısımda farklı bir insanın hayat hikayesi konu alınıyor. Gayet akıcıydı, çizimleri hoştu, tek oturuşta rahatlıkla bitirilebilir.
320 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10 puan
Normal de DC karakterlerini sevmem ama yazar Marie Lu olunca bi şans vereyim dedim, aldım ve çok beğendim. Lu yine karakterleri harika bir şekilde anlatmış, benim içimde Bruce Wayne'e çok farklı bir bakış açısı getirdi. Senaryo desen zaten mükemmel, tek beğenmediğim biraz kısa olması. 320 değilse 420 sayfa falan olsa, biraz daha uzasa daha iyi olabilirdi.
Ha bir de, eğer Marie Lu'nun başka kitaplarını (ör.  Wildcard, Warcross) okuduysanız anlayacaksınız ki, kitaplar bazı yönleriyle neredeyse aynı. Ama bunlar kitabı klişeleştirmiyor, aksine yüz güldürüyor:) (bence)...

Kitap daha yeni reşit olmuş, ve ailesinin mirasını alan genç bir Bruce Wayne ile geçiyor.
Doğum gününde "aşırı hız ile" kaza yapması üzerine kamu cezasına çarptırılıyor ve şehrin en azılı suçlularının kapatıldığı Arkham Tımarhanesinde temizlik görevlisi olarak çalışmaya başlıyor. Bu sırada Gecegezenler adındaki bir örgüt, şehirdeki zengin insanları  öldürüyor. Bu cinayetten tutuklanan Madeleine de Arkham Tımarhanesi'ne kapatılmıştır. Aylardır polislere hiç bir kelime etmeyen Madeleine, Wayne ile konuşmaya başlıyor ve kitapta böylece başlıyor...
74 syf.
·1 günde
Tek kelimeyle "Klasik!"
Bu kitabı çocukluğumda okuduğumda renksizdi ve daha kısaydı şimdi eklemeler, renklendirme ve gölgelendirmelerle tam bir baş yapıt çıkmış ortaya. Koleksiyonuma ekleyebildiğim için çok şanslıyım.
Batman çizgi romanlarının en iyisi hatta okuduğum en iyi çizgi roman!
Joker'in karakter yapısı seriden seriye farklılık gösterebiliyor. Batman'in güldüğü nadir çizgi romanlardan :)
kapağında joker'in fotoğraf makinesi markasının almanca'da şaka anlamına gelen witz olduğunu görürüz ki bu resmi Brian Bolland aynada çektiği kendi fotoğrafını baz alarak çizmiş :)

Yazarın biyografisi

Adı:
İlke Keskin
Unvan:
Çevirmen, Editör

Yazar istatistikleri

  • 2.964 okur okudu.
  • 23 okur okuyor.
  • 1.092 okur okuyacak.
  • 20 okur yarım bıraktı.