Mehmet Can

Mehmet Can

YazarÇevirmen
8.1/10
206 Kişi
·
136
Okunma
·
4
Beğeni
·
2.057
Gösterim
Adı:
Mehmet Can
Unvan:
Yazar
Dünyada yaklaşık 6 bin dil vardır. Türkçe 6. sıradadır. İngilizce, Fransızca dilleri yokken, Türkçe dili vardı. Türkçe çok kuvvetli bir dildir. İslamiyeti kabul eden milletlerden sadece Türkler ve Iranlılar dillerini koruyabilmiştir. Bugünkü, Fas, Cezayir, Tunus, Libya, Morritanya'da konuşulan Berberi dili, hemen hemen silinmiş, yerine Arapça geçmiştir. Suriye'de konuşulan Süryani dili eski Mısır'da konuşulan eski Mısır, Kopça aynı akibete uğramışlardır. Fakat Türkçe, Arapça'ya mukavemet edebilmiştir. Zira Türkçe 1200 yıl önce Orhun Anıtları'nda açıkça görüldüğü gibi işlenmiş büyük bir dildir. (Toparlı, 2010)
Mehmet Can
Sayfa 17 - Babıali Kültür Yayıncılığı
Milletlerin alfabe değişiklikleri iki sebepten ileri gelir; Birincisi din değiştirmeleri, digeri ise esaret altına düşmeleri. Nitekim Orta Asya Türkleri müslüman olunca Arap alfabesini kullanmaya başladılar. Rus esaretine düşünce de alfabeleri değiştirildi [Latin, Rus ve Kiril alfabeleri]. (Özkan, 1996)
Mehmet Can
Sayfa 32 - Babıali Kültür Yayıncılığı
Sovyetlerin dağılmasından sonra ilk olarak Azerbaycan, Aralık 1991 yılında Latin alfabesine geçiş kararı aldı. 25 Aralık 1991'de Azerbaycan Milli Şurası, Kiril harflerinin bırakılıp Latin alfabesinin alınmasına karar verdi. Azerbaycan 1991 yılı içinde bağımsızlığını kazandıktan sonra yeniden Latin alfabesini kabul eden ilk ülke oldu ve hemen 32 harfli yeni alfabeyi öğreten kitapçıklar yayınlandı.
Günümüz Türk cumhuriyetlerinde kullanılan alfabeler ve harf adetleri şöyledir:

Türkiye, Kıbrıs / Latin 29
Azerbaycan / Latin 32
Özbekistan / Latin 29
Türkmenistan / Latin 38
Kazakistan / Kiril 42
Kırgızistan / Kiril 36
Mehmet Can
Sayfa 40 - Babıali Kültür Yayıncılığı
Uydurma kelimeyi, Prof. Dr. Kadri Timurtaş şöyle ifade etmektedir:

Uydurma kelime; ya şekil bakımından, ya mâna ve mefhum bakımından yalnış olan kelimedir. Şekil bakımından da; ya ek bakımından, ekin işlek olmayışı bakımından yahut da ekin fonksiyonu bakımından yalnış olabilir. Bir kelime, o dilin gramer kaidelerine uymuyorsa o kelime uydurmadır. Demek ki, uydurmacılık, dilin gramerine, bünyesine uymayan kelimeler meydana getirmek demektir.
Mehmet Can
Sayfa 97 - Babıali Kültür Yayıncılığı
1. Üzerinize her pislik atan düşmanınız değildir.
2. Sizi pislikten çıkaran herkes dostunuz değildir.
3. Boğazınıza kadar pisliğe gömülmüşseniz, kuyruğunuzu fazla dik tutmayın.

Bilgeliğe ulaşanlar, yaşadıkları olaylardan ders çıkaranlardır.
Yeni bir adım atabilmek,fırsatları değerlendirmek için mutlaka risk almak gerekir.
Unutmayın!"Fırsat, yaz bulutuna benzer." Yaz bulutu çok çabuk gelir ve geçer.
Hakka ve hakikate giden yol meşakkatlidir, çilelidir, sıkıntılı ve dikenlidir. Fakat azim ve sabır sonunda bütün menfi şartlar ters döner; huzurlu, mesut ve aydınlık bir istikbal gelir.
Ekrem Özkara
Ekrem Özkara İngiliz Casusu Mr. Hempher'in Misyonerlik Faaliyetleri'ni inceledi.
80 syf.
·2 günde·Beğendi·5/10
Bu kitap,daha önce okumuş olduğum " İngiliz casusunun itirafları " kitabıyla örtüşüyordu ki,başlangıç ve bazı bölümler hariç diğer bölümler bana tanıdık geldi.

İngilizlerin birkaç yüzyıl önce başlattıkları ve meyvelerini topladıkları misyonerlik ( casusluk ) faaliyetlerinin anlatıldığı bu kitabı tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
800 defa başlayıp, her defasında yarım bıraktığım kitap. Lütfen boynunu bükme. Sorun sende değil bende.
Bir kitabı bu şekilde yarım bıraktığımda kendimi kötü ve yetersiz hissediyorum. Fakat bu tamamen böyle değildir diye de kendimi avutuyorum bir yandan. Bir kitabı yarım bırakmanın sebebi; okuduğunuz zaman, o anki ruh haliniz, aileniz ve çevrenizin durumu, kitabın içeriğine yabancılığınız vesaire vesaire... Bu birçok sebep tabii ki size bağlı olmadan gelişebilir. Bu yüzden bu tür durumlarda kendinizi suçlamak ve inatla kitaba devam etmeye çalışmak yerine size daha güzel okuma zevki verecek kitapları bir an önce okuyup bitirmeye bakın. Umarım ben de biraz zaman geçtikten sonra bu kitaba tekrar başlar ve BİTİRİRİM. Siz okuduysanız bana tavsiye verebilirsiniz. Herkese iyi okumalar ️
112 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Yazar Mehmet Can, bu çalışma esnasında Türk Dünyası ile ilgili dil, edebiyat tarih ile ilgili. kaynakları, Türk Dünyası Kurultayları ve Milletlerarası Çağdaş Türk Alfabeleri sempozyumunda sunulan tebliğleri ve alınan kararları incelemiş, Türk dünyasındaki alfabelerin farklılığından ortaya çıkan problemleri yerinde görebilmek için, Azerbaycan, Rusya, Özbekistan, Kırgızistan, Kazakistan ve daha bir çok ülkeye seyahatler düzenlemiştir. Bu kıymetli eser, Türk birliğine engel olan “Dil ve Alfabe” değişiklikleri neticesinde meydana gelen problemler ve çözüm yollarını ana hatları ile ortaya koymaktadır.
386 syf.
·5 günde·5/10
Klasiklerin çoğunluğu neden aldatma üzerine merak ediyorum. Koskoca kitapta tek bir doğru karakter yok. Konusunu çok sıradan bulmakla birlikte sırf betimlemelerinden kendime bir fayda sağlar mıyım diye okudum ama o bile çok sıktı. Belki çevirmen etkisi de vardır ama "Bir Delinin Anıları" ndaki cümleler kadar tat vermedi bana.
224 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
"Beyaz Diş" kitabında yalnızca hayvanların doğası değil, hayvan-insanların yaşamlarındaki "insan" kavramının bir çok temel özelliği zihinlere resmediliyor. Beyaz Diş'in dünyayı tanıdıktan sonra yaptıkları, kendinden üsttekilere saygı duyması ve kendisinden aşağıdakileri ezmesi dünyadaki oluşan bu çarpık düzeni de göz önüne çıkarıyor. Özellikle Beyaz Diş'in dövülürken, dövüştürülürken, ezilirken kendini korumak için büründüğü vahşi yüz "sevilmemiş insanların doğasını" tanımlıyor. Weedon Scott ile tanıştıktan sonra ise ondan safi sevgi görmesi onun vahişiliğinden sıyrılıp duygusal bir köpeğe evrilmesini sağlıyor. Ortaya şu sorular çıkıyor. Sevgi bir zaaf mıdır? Sevgi dünyada kalabilmek için yeterli midir?
478 syf.
·18 günde·Puan vermedi
İnsan ruhunun karmaşasını, açmazlarını, tutkularını sağlam kurgular içinde ayrıntılarla incelterek yansıtan Zweig'in öykülerinden bir seçki.
Hikayeler farklı isimler tarafından Almanca aslından çevrilmiş. Kitap içeriğindeki çoğu benzer adlarla başka kitaplar içinde de yayınlanmış öyküler şöyle;
Kitapçı Mendel
Yürüyüş
İki Yalnız
Orman Üstündeki Yıldız
Geç Ödenen Borç
Fantastik Gece
Amok Koşucusu
Meçhul Bir Kadından Mektup
Lyon,da Düğün
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat
Prater Baharı ~ Bir Novel
Bir Çöküşün Hikâyesi
Mürebbiye
Haç Nişanı
Unutulmaz Bir İnsan ~ Bir Yaşantı
Kadın ve Doğa
Kısa Bir Yaz Öyküsü
Avare
Unutulmuş Düşler.
92 syf.
·10/10
Harika bir uzun öykü serüveniydi, gerçi kitaba ismini veren ''Lyon'da Düğün'' biraz daha kısaydı ama tatmin ediciydi kuşkusuz.

Stefan Zweig'in duygulara bu kadar egemen olmasını, bunu betimlemesini ve yapıtlarında da yer vermesini seviyorum. Lyon'da Düğün; ölüm, yaşam, mucize kavramlarının iç içe geçtiği bir öykü. Aslında bir dram söz konusu, çiftimiz ölüme gidiyor ama kitabı okurken birlikte ölüme gittikleri için üzülemiyor insan... Hatta ikisi için seviniyor bile.

Belki de Zweig'in öykülerinin bu kadar sevilmesinin nedeni sonlarının fantastik bir mutlu sonla bitmemesidir...
128 syf.
·1 günde
Tek kelimeyle muhteşem bir kitaptı. Yazarın hayvanlarla konuşabilme yeteneği olduğunu söyleseler inanacak haldeyim. Sanki Buck (köpek) kalemi eline almışta yazmış gibi.

İnsana doğayı sevdirmek, insanı diğer canlı türleriyle barıştırmak, dünyanın sadece insana tahsis edilmiş bir yaşam alanı olmadığını anlayabilmek, insan ve diğer türler arasında gelişebilecek dostluğun sınırlarına şahit olabilmek ve güçlü bir kalemin neler yapabileceğini görebilmek için okunası ideal bir eser.
128 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Insan ve hayvan arasında bu denli güzel bağlantı kurup anlatan pek fazla eser yoktur. Özgürlük, ilkellik ve adalet kavramlarını okuyucuya çok ince ve derin bir hikayeyle veriyor aslında. Bu kitabı okuken amacın, zamanında Jack London'un eserlerine "Postlu Insan" sıfatını yakıştıranlar gibi yargılamak değil de hayvanlar üzerinden anlatılan insani duyguların derinliklerini anlamayi gerektirdiğini düşünüyorum.
410 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Okurken her cümlenin hatta kelimenin bile özenle seçilmiş olduğunu hissediyorsunuz. Konusu itibariyle zaten pembe dizilere taş çıkartır türden bir kitap olduğu için çok akıcı okunuyor. Keyifli ve ibret dolu bir okuma sunuyor insana.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Can
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 136 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 187 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.