Metin Celal

Metin Celal

YazarDerleyenÇevirmenEditör
8.3/10
123 Kişi
·
363
Okunma
·
5
Beğeni
·
1383
Gösterim
Adı:
Metin Celal
Unvan:
Türk Gazeteci, Yazar
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1961
1961 yılında Ankara'da doğdu. ODTÜ'de petrol mühendisliği, İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu'nda gazetecilik öğrenimi gördü. Çeşitli yayınevlerinde ve dergilerde redaktörlük ve yazı işleri müdürlüğü yaptı. Şiir ve edebiyat dergilerinin yazı kurullarında yer aldı. Antolojiler, sözlükler hazırladı. 1979'dan beri yazıları ve şiirleri gazetelerde ve edebiyat dergilerinde yayımlanıyor. Halen bir yayınevinde yöneticilik yapıyor.
Yumuşacıktı kalbim o zamanlar. Her şeye inanmaya hazırdım. Böyle basmakalıp, ucuz iltifatlara kanıyor, onları hemen belleğime kazıyordum.
... Gerçekten de Türk sağı hemen bütün kesimleriyle kendi varlığını doğal bulur ve savunurken, karşısında sol düşüncenin ve örgütlerin olması gerektiğini, bunun hiç olmazsa sistemin devamlılığı açısından zorunlu olduğunu kavramak istemez...
Hüngür hüngür ağlamak istediğini düşündü. Ağlasa ferahlayacaktı. Ama onu bile beceremeyeceğine o kadar emindi ki... Bir damla yaş... Daha fazlası olmayacaktı.
Türkiye'de siyasi sorumluluk taşıyanların ve yöneticilerin kendilerini yanlışlardan soyutlayarak başarısızlıklarını anayasaların üzerine yıkmaları yerleşmiştir.
“Önce siyaset sonra sanat, dogmacılığın parolası işte budur. Böyle bir yalıtlaştırma sanatın özüne ters düşer. Sanat, ustaca boyanmış bir ideoloji değildir; siyasal anlam yapıtın dokusunda bulunur ve ondan önce asla gelemez, ayrıca kendisini orada özerk bir biçimde de gösteremez.” A. Ziss
Buna karşılık Türkiye'de emekçi sınıfların siyaset sahnesine çıkabildikleri en etkili biçim, Cumhuriyetin ilk 25 yılını kapsayan reformcu ve otoriter bir paternalizmi izleyen ve yukarıda "popülizm" diye adlandırdığımız parlamenter rejim içinde olmuştur. Popülist rejimin, burjuva demokrasisinden temel farkı, emekçi sınıfların somut ve örgütlü siyasi mücadeleler sonunda belli hakları "koparan" değil, egemen sınıfların inisiyatifinde sadece "ödünler verilen" aktörler olarak yer almalarıdır. Iktidar,egemen siniflar blokunun monopolündedir ve paylaşılmaz; ancak, ekonominin genişleme konjonktürlerinde (ve ithal ikameci modelde olduğu gibi) halk sinıflarının göreli durumlarını değilse bile, mutlak gelir düzeylerini sürekli olarak ilerletecek mekanizmalar geliştirir. Egemen sinifların denetimindeki bu mekanizmalar siyasi istikrar ve sosyal barış için gereklidir. Bu denetimin zayıfladığı, emekçi sınıfların ekonomik mücadeleleri egemen sinifların "hazım" sınırlarının ötesinde edinimler kazanmaya başladığı veya bu mücadelelerin bağımsız siyasi biçimler kazanarak rejimin gerçek bir burjuva demokrasisine dönüşme ihtimalinin güçlendiği durumlarda popülizm son bulur; askerî darbeler aracılığıyla tutucu-otoriter bir rejim gündeme gelir. Ulusal farklılıkları ihmal etmemek koşuluyla ihtiyatlı bir genelleme yaparsak bu senaryonun sadece Türkiye'nin değil, popülist sivil rejimlerle askerî rejimleri arasında sürekli yalpalayan ve böylece bir türlü demokratik devrimlerini tamamlayamayan pek çok Üçüncü Dünya ülkesinin, özellikle Latin Amerika'nın kaderini de yansitmakta olduğunu söyleyebiliriz.
256 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Aslında ,belkide en sevmediğim edebiyat şekli hikayeler ..bana göre kitap denince uzun uzun anlatmalı ne var yok ..bu kitabı bitirdigimde ise bir nebze fikrim yörüngesinden kaymış oldu Allende nin dünyasından gelen hikayeler hiç bir yerde duymadığım dinlemediğim masallar tadında. ..kadınsal yönü ağır basan ,yormadan, kelimeleri akıp giden nehir misali ...bir pazar gününde bitirebilirsiniz
Pazartesine keyifle adım atmak için :)
Mutlu kalın ve fırsat varken kendi hilayelerinizide karalamayı ihmal etmeyin ..hâlâ fırsat varken ...
198 syf.
·Puan vermedi
Yıllar önce lise yıllarımda Erich Von Daniken'in Tanrıların Arabaları isimli kitabından hemen sonra okumuştum. İki müthiş kitabı peş peşe okuyunca, doğal olarak uzun süre etkisinden kurtulamamıştım.
198 syf.
·Puan vermedi
Yillar önce okuduğum gizemle örülü gercek olaylardan beslenerek yazilmis bir kitap. Bermuda Şeytan Üçgeni denilen bölgede kaybolan gemiler, uçaklar, insanlar okuyani dehşete düşürecek kadar gerçek. Benim en çok dikkatimi ceken ise, bir gemiden kurtulan tek canlinin köpek olmasiydi.
198 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Pasifik okyanusunda Bermuda şeytan üçgeni olarak adlandırılan bölgede yıllardır uçaklar gemiler insanlar kaybolmakta ve haber alınmamaktadır. Konuyla ,ilgili pekçok rivayet var uzaylılardan tutunda deniz canavarına kadar bilimum fikirler ortaya atılmış. Hatta en son kaybolan futbolcunun uçağınında bu bölgede ortadan kaybolduğu söylenmektedir.
430 syf.
·35 günde·Beğendi·9/10
ZA Bu güne kadar "Rus edebiyatı" başlığı altında pek bir donanımım olmadığı kadar diline karşı da pek bir hakimiyetim yoktu. Fakat şanslıyım ki senin gibi bu konuda meraklı ve konuya hakim olan birinden bu kitap önerisini aldım ve kafamda hali hazırsa var olan birkaç düşünceyi sorgulamaya dahi başladım. Kitabın ortalarına doğru özellikle çok yoğun bir "Sefiller (Les Miserables)" rüzgarı esmeye başladı ve bana üzerinde yaşadığımız bu dünyayı ve sahip olduğumuz imkanları, değerlendirme şansı verdi. Kitaptaki en sevdiğim bölümse yazarın İncil'den yapmış olduğu alıntıdır(Çırak ustasından üstün değildir ama her çırak olgunlaşınca ustası gibi olur),yani hatasız kul yoktur!


Queen B. Sen olmasan zaten kitap olmazdı,benim kadar sevmediysen de sanki senin gönlün var gibi gibi...





Lev Nikolayeviç Tolstoy Diriliş
100 syf.
Sınav gözetmenliği sırasında okumak için çocuk kitapları rafından aldım kitabı. İyi ki de almışım.
Halid Ziya’nın edebiyatımız için çok önemli biri olduğunu zaten biliyoruz ancak bunu biz biliyoruz. Çocuklarımız, gençlerimiz değil maalesef. Bu sebeple hazırlandığını düşündüğüm bu kitap gerçekten de çocuklara da gençlere de edebiyatımız için ne kadar önemli ve değerli biri olduğunu gösteriyor.
Kitap birbirinden bağımsız, 11 hikayeden oluşuyor ve her bir hikaye çok akıcı, anlaşılır ve merak duygusunu uyandırıcı şekilde aktarılıyor.
Her yaş grubuna uygun olduğunu düşündüğüm kitabı, ortaokul seviyesi mutlaka okumalı.
Okuyun, okutun efendim.
Ceylakitap
Ceylakitap Tavuk Suyuna Çorba - Çiftlerin Yüreklerini Isıtacak Öyküler'i inceledi.
215 syf.
·Puan vermedi
Ben lisedeyken serisi çıkan kitap. O dönemlerde nedendir bilmiyorum bu kitapların hiç birini almamıştım. Sahafta görüp dayanamayıp aldım. Malum herkesin bildiği gibi kısa kısa öykülerden oluşan bir kitap. Yer yer birbirine benzeyen hikayeler beni sıksa da genel anlamda güzeldi. Uzun otobüs yolculuğuna çıkarken okuyabileceğiniz çerezlik tadında bir kitap.
256 syf.
·1 günde
Savaşın izlerini taşıyan fotğrafçı Rolf Carle, sevgilisi Eva Luna'ya: "Bana bir masal anlat" diyor.
"Nasıl bir masal istiyorsun?"
"Şimdiye dek kimseye anlatmadığın bir masal olsun."
Eva Luna, Binbir Gece Masalllarındaki Şehrazad gibi yirmi üç öykü anlatıyor.
Başlarda kitap akıcı, sıra dışı ve eğlenceliydi. sonlara doğru biraz sıkıldığımı itiraf etmeliyim. Yine de okunası bir kitap.
144 syf.
İnsan ömrünü nasıl paralar sevdası yüzünden....Kitabın adı bu olsa yeriymiş. Lakin okumak keyifliydi. Çingene kadınları kendine aşık olanı çingene edermiş...
624 syf.
·57 günde·Beğendi·10/10
Bugünü anlamamız için mutlaka bütün okurlar tarafından okunmalı yorumlanmalı. Dört ciltlik bir kitap ben son ciltinden okumaya başladım. kurtuluş savaşını ,cumhuriyetten önceyi ve sonraki yılları sade bir dille anlatmış Özellikle Atatürk'ü tanımak isteyenler ve yanlış tanıyanlar iftira edenlerin okuması gerekir. Bilmeden fikir sahibi olmak cahilliğin ön koşuludur. Önce bilgi sonra fikir sonra da kendi akıl süzgecinden geçirirsen doğru yolu bulursun. Doğmatik bilgilerle ne dünyada yaşayabilirsin ne de yeniklere ayak uydura bilirsin. Ot gibi çöp gibi yaşar gidersin .İki kitabı beraber okuyorum ...Cumhuriyet Turgut Özakman'ın kitabını da okudum bilgiler daha çok kalıcı oluyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Metin Celal
Unvan:
Türk Gazeteci, Yazar
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1961
1961 yılında Ankara'da doğdu. ODTÜ'de petrol mühendisliği, İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu'nda gazetecilik öğrenimi gördü. Çeşitli yayınevlerinde ve dergilerde redaktörlük ve yazı işleri müdürlüğü yaptı. Şiir ve edebiyat dergilerinin yazı kurullarında yer aldı. Antolojiler, sözlükler hazırladı. 1979'dan beri yazıları ve şiirleri gazetelerde ve edebiyat dergilerinde yayımlanıyor. Halen bir yayınevinde yöneticilik yapıyor.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 363 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 249 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.