Mustafa Bal

Mustafa Bal

YazarDerleyenÇevirmen
7.4/10
35 Kişi
·
52
Okunma
·
2
Beğeni
·
148
Gösterim
Adı:
Mustafa Bal
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Andırın, Kahramanmaraş -, 1981
1981 Kahramanmaraş-Andırın doğumlu olan Yazar, Osmaniye Valiliğinde görevli bir Devlet Memurudur.
ilk ve orta öğrenimini Andırın’da lise eğitimini Kahramanmaraş’ta tamamlayan Mustafa Bal, 1997 yılında Gaziantep Üniversitesi MYO Kontrol Sistemleri Teknolojisi, 2007 yılında Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Kimya Bölümü, 2010 yılında Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Kimya Anabilim Dalında Yüksek Lisans, 2012 yılında Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Eğitim Fakültesinden Formasyon eğitimi almış ve halen Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği son sınıfta ve aynı Üniversitede Fen Bilimleri Enstitüsü Malzeme Bilimi Mühendisliği alanında Doktora eğitimine devam etmektedir. Yazar evlidir. Eslem Rana adında bir kızı ve Muhammet Talha adında bir de oğlu vardır.
İşimle evim arasında geçen hayatımı eşim, oğlum ve komşularım
renklendiriyordu. Komşularımı çok iyi tanımasam da en
iyi tanıdığım Selahattin Bey’in dostluğu bana yetiyordu. Evimin
karşısında olduğu için onu her gün görebiliyordum. Bazen üç beş
dakikalık muhabbetimizin tadına doyum olmuyordu. Dostuna
sıkıntıları unutturup kısa da olsa mutlu olmasını sağlayan bir
kişilikti o. Haftada bir de olsa uzun uzun sohbet etme fırsatı yakalıyorduk.
Eğlenceli bir arkadaş olmasına rağmen bazı gizemli
yönleri vardı. Merak etmiyor değildim ama sorgulamaktan da
çekiniyordum. O hep takım elbise giyerdi. Birkaç kez “Neden
sürekli böyle giyiniyorsun? Sıcak havada dahi ceketle geziyorsun!
Bir sebebi var mı?” diye sordum fakat cevap alamadığım
gibi üstelik konuyu hemen değiştirmişti. Birkaç kez de belinde
bir silah olduğunu fark ettim. Arkadaşımın hem karanlık tarafı
var hem de aydınlık… Kısacası Selahattin Bey oldukça gizemli
bir insandı.....
Mustafa Bal
Sayfa 49 - cinius yayınevi
..................
Köyün yağız delikanlısı, kendini çok şanslı hissediyordu, peri kızı gibi birini ona layık gördükleri için. Seçme hakkı tanınmadı ama ailesi onun adına en iyi seçimi yaptı ve şaşalı bir düğünle, genç yaşına rağmen ailesinin reisi, eşinin beyi, yuvasının bekçisi oldu. Eşine gün geçtikçe alıştı, onu sevdi, kendi seçimi olmasa da seçilebileceklerin en iyisi olduğuna kanaat getirdi sonunda. O eşine "meleğim" derdi, eşi de ona "paşam" ...

Kısa sürede birbirlerine karşı sevgi ve saygıları köyde örnek gösterilmeye başladı. Evlenmeyi düşünenler için örnek çift olmuşlardı kısa süre içerisinde. Onların birbirlerine bakışları, sevdalık halleri, iltifatları hayranlık uyandırıyordu.
Mustafa Bal
Sayfa 4 - cinius yayınevi
" Neyi özledim biliyor musun sevgili gölgem ?
Yüreğimde taşıdığım çocukluk heyecanımı,
Sevmeyi ama sevdiğimi bile söylemeyecek kadar çok sevdiğimi,
Korkularımın kayıplar üzerine olmadığı zamanı,
Ölümle tanışmadığım o eski çağımı... "
"Hasretini, hatırlarla tırmalar oldum
Günleri geceye seni yıldıza koydum.
Toprağında yeşeren çiçeğe seni sordum,
Kokundan başka bir şey vermedi
Gidişinden sonra gülüşüm eksik kaldı baba..."
Her şeyi alıyorum hayattan
Gündüzünden bir parça ışık çalıyor,
Gece gözlerime sürüyorum.
Suyun soğuğunu bulup,
Kül etmeden yetişip yangınımı söndürüyorum.
Bir Gülden öğrendim,
Parfüm kokmayı.
Denizden aldım,
Akıntı olup yaşamayı
Kalemle bildim,
Kelamla taşımayı.
Ölümle gördüm,
Gerçek ayrılığı.
Kahveden bildim,
Acı tadı.
Çayın soğuğundan en çok da,
Beklemenin, bekletmenin manasını...
"Her şeyi alıyorum hayattan
Gündüzünden bir parça ışık çalıyor,
Gece gözlerime sürüyorum.
Suyun soğunun bulup,
Kül etmeden yetişip yangınımı söndürüyorum.
Bir gülden öğrendim,
Parfüm kokmayı.
Denizden aldım,
Akıntı olup yaşamayı
Kalemle bildim,
Kelam taşımayı.
Ölümle gördüm,
Gerçek ayrılığı.
Kahveden bildim
Acı tadı.
Çayın soğuğundan öğrendim en çok da
Beklemenin, bekletmenin manasını..."
48 syf.
·49 günde·Beğendi·10/10
Toprağında yeşeren çiçeğe seni
sordum kokundan başka bir şey
vermedi gidişinden sonra gülüşüm
eksik kaldı BABA...! MUSTAFA BAL
392 syf.
·5 günde·7/10
Şu ana kadar okuduğum fantastik kitaplara baktığımda bu eserin konusu ve kurgusu itibariyle biraz zorlama, biraz basit olduğunu ve bir hatta iki tık daha aşağıda olduğunu düşünüyorum. Ama dili, sadeliği, anlatımı, sürükleyici ile konusundaki ve kurgusundaki basitliği bir nebze olsun gideriyor ve açıkcası kendini okutuyor. Serinin ilk kitabını bitirmeme rağmen hala eserde çözemediğim veya ne işe yaradığını anlamadığın şeylerin olması beni bu kitap ile ilgili olumsuz düşüncelere sevkediyor. Sanırım bu sorunların serinin diğer kitaplarında daha açık bir şekilde yer alarak çözüleceğini temenni ediyorum.
157 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Dudaklarım çatlamış, ağzımda acı bir tat ve sanki içimde bir yangın var da onu söndürmek istercesine susamıştım. Uzun zamandır çok derin bir uykuda gibiydim. Ama artık uyanma vakti gelmişti sanki! Gözlerimi açtığımda kocaman bir elma kurdunun belini bükerek ilerlediğini gördüm. Kurdun baş kısmı sabit beklerken, arka tarafı ortada kalan bölümün yukarıya doğru boğumlanmasını sağlıyor sonrada belirli bir hızla o boğumun yardımıyla ön tarafa doğru gitmesine yardımcı oluyordu. Elma kurdunun hemen arkasından, işe geç kalmışçasına elinde sefer tasıyla acele ve telaşlı bir şekilde koşuşturan ve bir memur edasıyla ilerleyen, sırtında kendisinin iki katı büyüklüğündeki kırıntıyı taşıyan bir karınca. Gözlerimi biraz aşağıya doğru kaydırdığımda ise, kaldırım taşlarının kıvrımları ve üzerindeki tozları gördüm. Uyandığım yer bir bahçe duvarının kenarıydı. Manzaram ise duvarın zemine dokunan yeriydi. Neden bu manzarayı izliyorum? Buraya ne zaman geldim? Neden ve nereden geldim? Burada olmamın bir amacı var mıydı? Sorular sorular… Hiç hatırlamadığım gibi çaresizce kalakalmıştım oracıkta. Zihnim tuz gölünün üzeri gibi bembeyaz, parlak ve alabildiğine bomboştu....
....
...

..
117 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Irlanda'lı Nobel ödüllü şair çevirmen Mustafa Bal'in deyimi ile arada kalmışlığın şaiiri.
Siirlerinde mitlere yer veriyor.Ancak ne mitlerden ne de İrlanda halkının yasadiği acilardan haberdar olmadiğimdan şiiirleri düz metin gibi okudum.Sairin vermek istediği duyguları alamadım ne yazıkki.
157 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Bu yazarın kitapları gerçekten bir başka güzel hem keyifli hem kısa hemde çok akıcı ve olay örgüsü de şahane. Bazı yerlerini tahmin etsende ona rağmen severek ve heyecanlanarak okudum. İyiki de okumuşum herkese tavsiyemdir.
48 syf.
.
CEVAP
Adresim unutulmuş,
Telefonum silinmiş,
Bedenim görmezden gelinmiş,
İnsan dahi olmayandan laf işitmiş,
Olabilirim ....
Bilirim ki yalnız değilim!

Planladığım yerden gitmedi belki hayatım,
Yanlış kişilere çattı belki elim ayağım,
Söylenmeyecekleri söyledi belki şu lisanım ,
Cevapsız kalmam belki en çaresiz anım.
Boşa konuşup cevap vermektense boş insana
Okumaya yeltenirse budur cevabım ....
.
.
Normalde şiirle pek aram yoktur fakat şiirler birbirinden güzel :)
Duygu yüklü , anlamlı...
Sanki çoğu benim duygularıma tercüman olsun diye yazılmış
Severek okuduğum bir kitap oldu
202 syf.
·92 günde·Beğendi·10/10
Yazarın ilk kitabı belli ama hikaye sürükleyici. İçinde Kurandan mesajlar da yer alıyor. Özellikle yetim hakkına dikkat çekilmiş. Belki üst düzey bir roman olmamış ama mesajı aldım ben...
250 syf.
·7/10
Elli şairin kaleminden şiirler okumak ister misiniz? Hayatın her köşesinden izler bulacağınız şiirlerden oluşuyor bu kitap. Antoloji olduğu için şairlerin şiirlerinden seçilerek oluşturulmuş. Bu şiir kitabı Mustafa Bal'ın derlemesi ile oluşmuştur.

"Sirkeci Garı

Trenlere bakıyorduk, kalkıp giden trenlere
Alnından öpüyordu sevdiğini bir adam, koklayıp boynundan
Acımasız bir savaştı demir raylarla sürüp giden
Ya kal diyordu bu şehirde titrek bir ses, ya da ben giderim İstanbul'dan!

Trenlere bakıyorduk, öksüz bir çocuk ağlaması peronda
Bugünsüz bir düş, yarınsız gülüş gibi
Bavul bavul hasretle dolu yükü her yolcunun
Bir can kalıyor, yürek kanıyor, o gidiyor, İstanbul yanıyordu!

Sirkeci Gar'ında bavuluyla bir kadın, titremede yürek haziran ortasında
Bir elinde fuları mavisinden sevdiğinin, tere batmış
Beklemeler öbür elinde, ah o beklemeler arka rayonda
Bekleme diyordu bu şehirde titrek bir ses, ya git ya da ben giderim İstanbul'dan!"
Cebeli Yerlikaya

Kitabın içinde her temadan şiirler bulmanız mümkün. Aşk, ayrılık, sevda, kişinin kendi içindeki mücadelesi, vatan sevgisi, ilahi, özlem, mutluluk, hüzün, yaşama dair bir çok şiir ile karşılaşmanız mümkün.

"Derbeder

İlk gözlerin değdi gözlerime
Sonra ellerin
Çekingen
Ürkek
Soğuk tenime
Ve içimde
İçimde bir yerlerde
Kanımın kaynadığını
Nefes alışımın sıklaştığını
Üşüdüğümü hissettim

İlk gözlerim haykırdı sevdiğimi
Sonra kızaran yüzüm
Titreyen elim
Ve öne eğilen başımda
Kaçamak bakışlarımda
Tenin tenime değdiğinde
İlk aşkın heyecanını
Damarlarımda hissettim

İlk gözlerin değmişti
İlk gözlerim sevmişti
Sonra kalbim
Sonra yüreğim
Sonra tenim
Ve şimdi sızdığım
Bu sabahçı kahvesinde
Önce gözlerin girer kapıdan içeri
Ve düşer yanaklarıma
Ardından mırıltısı dudaklarıma
Sevdiğin tüm şarkıların
Şimdi görürüm seni
Üzerindesin beyaz bulutların
Bende özlemler prangalı
Karlar yağdı üzerine umutların
Ve adım oldu derbeder
Artık hislerim
Hissizliği hisseder" Erdal Arslan

Antolojinin amacı her çeşit okuyucuya seslenerek onlara seçkin örnekleri tanıtmaktır. Bu kitapta da ben bunları hissettim. Her türden konunun birleşimi ile oluşmuş bir kitap.

"Nakarat

Zamansızdı gidişin, sonbahara rastladı
Dışarda sararırken eylül
İçimde sen, çoktan dökmüştün yapraklarını
O gun anladım

Deli yağmurlar geldi sızısı hoşça kalmanın
Titreyen cümlelerle perçinlendi elvedaların
Yılmamak için sırtını duvara vermek ne demek
O gun anladım

Geniş zaman hayalleri kurarak sayardık dakikaları
Zaman denen sayaç bitmez sanırdık
Saatlerin ne kadar hükümsüz olduğunu
O gun anladım

Bir lahza önce sevgili, bir nefes sonra yabancı
Bakışlarında yakaladım sakladığın anlamı
Nasıl bilebilir yaprak düşeceği anı
O gun anladım

Zamansızdı gidişin, aceleydi, telaşlı
Her ayrılık gibi hazırlıksız yakaladı
Tanıdık bir şarkının nakaratıymış yalnızlık
O gun anladım" Erdal Tuna

Şiirlerin dilinin sizi yoracağını düşünmüyorum. Eğer şiir okumayı seviyorsanız bu kitabı tavsiye ederim.
48 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Beğenerek okuduğum güzel bir şiir kitabıydı. Yazarın duygu aktarımı başarılı, sıkmayan, empati yaptırabilen tarzdaydı. Şiir okumayı sevenler için okumaya değer bir kitaptı.
#alıntı
Her şeyi alıyorum hayattan
Gündüzünden bir parça ışık çalıyor,
Gece gözlerime sürüyorum.
Suyun soğuğunu bulup,
Kül etmeden yetişip yangınımı söndürüyorum.
Bir gülden öğrendim,
Parfüm kokmayı.
Denizden aldım,
Akıntı olup yaşamayı
Kalemle bildim,
Kelam taşımayı.
Ölümle gördüm,
Gerçek ayrılığı.
Kahveden bildim,
Acı tadı.
Çayın soğuğundan öğrendim en çok da
Beklemenin, bekletmenin manasını...
250 syf.
·5/10
Merhabalar, isminden de anlaşıldığı üzere güzel bir kitap ile karşınıza geldim. Yazarın dilinin akıcı olması, değinilen konular ile kitabı hemen bitirdim. Kitapta çok güzel şiirler var. Ben beğenerek okudum. Okumanızı tavsiye ederim. Güzel bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mustafa Bal
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Andırın, Kahramanmaraş -, 1981
1981 Kahramanmaraş-Andırın doğumlu olan Yazar, Osmaniye Valiliğinde görevli bir Devlet Memurudur.
ilk ve orta öğrenimini Andırın’da lise eğitimini Kahramanmaraş’ta tamamlayan Mustafa Bal, 1997 yılında Gaziantep Üniversitesi MYO Kontrol Sistemleri Teknolojisi, 2007 yılında Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Kimya Bölümü, 2010 yılında Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Kimya Anabilim Dalında Yüksek Lisans, 2012 yılında Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Eğitim Fakültesinden Formasyon eğitimi almış ve halen Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği son sınıfta ve aynı Üniversitede Fen Bilimleri Enstitüsü Malzeme Bilimi Mühendisliği alanında Doktora eğitimine devam etmektedir. Yazar evlidir. Eslem Rana adında bir kızı ve Muhammet Talha adında bir de oğlu vardır.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 52 okur okudu.
  • 18 okur okuyacak.