Mustafa Satı Bey

Mustafa Satı Bey

Yazar
8.0/10
2 Kişi
·
4
Okunma
·
0
Beğeni
·
76
Gösterim
Adı:
Mustafa Satı Bey
Tam adı:
Mustafâ Sâtı‘ b. Muhammed Hilâl b. Seyyid Mustafâ el-Husrî
Unvan:
Yazar, Eğitimci
Doğum:
Yemen, Aralık 1884
Ölüm:
23 Aralık 1968
Sâtı Bey, 1880 yılında Yemen’de doğmuştur. Babası aslen Halep asıllı olup, Yemen’de mahkeme reisliği yapmaktaydı (1). 15 kardeş idiler. Daha küçük yaşlardan itibaren matematiğe karşı kendisini büyük bir ilgi sarmış (2) ve arkadaşları arasında “Arşimet” lakabıyla tanınmaya başlamıştı (3). 1900 yılında Mülkiye Mektebi’ni başarıyla bitirmiş (4), ilk olarak Yanya İdadisi’nde beş yıl kadar Tarih-i Tabiî öğretmenliği yapmış, 1905 yılında öğretmenlikten ayrılarak Radkoviç ve Florina’da kaymakamlık yapmıştır. Manastır’da çıkan Neyyir-i Hakikat gazetesinde meşrutiyet üzerine nutukları yayınlandı (5). Meşrutiyet’in ilanından sonra kaymakamlık görevinden istifa etti. 1909 yılında Mülkiye Mektebi’nden öğretmeni olan Nâil Bey’in teklifi üzerine Dârülmuallimîn Müdürlüğü’ne getirilmiş, müdürlüğü esnasında Dârülmuallimîn’de pek çok şey yapmıştır (6). 1910 yılı başlarında iki ay süreyle İtalya, Almanya, İsviçre, Fransa, Belçika, İngiltere ve Romanya’yı kapsayan bir eğitim-araştırma gezisi yapmıştır. 1911 yılı başlarında bir buçuk ay süre ile vilayetlerdeki Dârülmuallimîn mezunlarının yaptıkları işleri ve faaliyetleri, karşılaşmış oldukları güçlükleri tespit etmek ve yerinde görmek amacıyla Şam,Beyrut, Adana,Konya, İzmir,Selanik ve Drama illerini kapsayan Anadolu seyahatinde bulundu(7). 1913 yılında Emrullah Efendi ile anlaşamaması üzerine DârülmuallimînMüdürlüğü’nden istifa etmiştir. 5 Ekim 1913’de çok geniş yetkilerle Darüşşafaka Müdürlüğü’ne getirilmiş, ancak kısa süre sonra bu görevinden de istifa etmek zorunda kalmıştır. 1914 Temmuzunda dört aylık bir Avrupa gezisine çıkmış, bu gezi esnasında çocuk sanatoryumları, açık hava okulları, tatil kolonileri, bilhassa Montessori usulünü uygulayan okulları ziyaret etmiş, 1915 yılında “Yeni Mektep” adlı özel bir ana okulu ve ilkokul açmıştır. 1919 yılında kendisine teklif edilen müsteşarlığı kabul etmeyerek Suriye’ye geçmiş, orada öğrenimi Arapça’ya çevirmiş, Suriye’ye Fransızların girmesi üzerine önce İtalya’ya geçmiş, oradan Irak’a geçerek Irak’ta millî eğitimin kurucularından birisi olmuştur. 1941 yılında Irak’tan da ayrılmış, 1943 yılında Suriye’de Maarif Müsteşarı olmuş, 1946 yılında Kahire’ye geçmiştir. “Ma’hat atTarbiya” (EğitimEnstitüsü)’da üç yılPedagoji ve Sosyoloji okutmuş ve burada profesörlüğe kadar yükselmiştir. 1957 yılında profesörlüğü bırakarak yalnız bir hayata çekilmiş, 1968 yılında Kahire’de ölmüştür.

Önemli eserleri şunlardır:Fenn-i Terbiye (İstanbul 1325), Lâyihalarım(İstanbul 1326), Ümit ve Azim(İstanbul 1329),Vatan İçin(İstanbul 1329). Ayrıca Türkiye’de iken,Tanin,İçtihat, Tedrisat-ı İbtidaiye Mecmuası, Muallim, Terbiye gibi süreli yayınlarda çok sayıda ve çeşitli makaleleri yayınlandığı gibi, Türkiye’den ayrıldıktan sonra da bulunmuş olduğu ülkelerde çeşitli kitap ve makaleleri de yayınlanmıştır.
"Bir millet her şeyden ziyade bir lisan demektir. Ecnebi istilasına uğradığı halde lisanını muhafaza eden bir millet -bir Fransız edibinin zarif bir teşbihiyle- hapis bulunduğu hapishanenin anahtarını elinde tutan bir mahpusa benzer. O millet yine yaşıyor, yine mevcudiyetini muhafaza ediyor ve fazla olarak istiladan kurtulmak, istiklal kazanmak için kıymetli bir vasıtaya da sahip bulunuyor demektir. Bir milletin kaybolması ancak 'lisanını kaybetmesi'dir."
Mustafa Satı Bey
Sayfa 26 - Büyüyenay Yayınları
"Artık felaketlerden ders almalı, maarifin bizim için bir hayat ve ölüm meselesi olduğunu katiyen anlamalıyız. Memleketin bekası, kuvvetli bir ordunun süngüleri ile çevrilmiş olmasına bağlı olduğuna ne kadar büyük bir katiyetle inanıyorsak, ordunun kuvveti ancak bir münevver bir 'muallim ordusu'na dayanmakla mümkün olacağına ondan daha metin bir kanaatle iman etmeliyiz."
Mustafa Satı Bey
Sayfa 132 - Büyüyenay Yayınları
"... vatanı anlamak ve anlatmak, sevmek ve sevdirmek için şimdiki felaket zamanlarından daha müsait bir zaman olamaz. Çünkü felaketlerin pek büyük bir uyandırıcı güçleri, pek belirsiz bir terbiye edici kıymetleri vardır."
"Biz bu vatan vazifesini layıkıyla takdir etmiyor, bu gibi ahvale karşı kayıtsız ve tembel duruyoruz. Aslında görünürde kayıtsız görünmüyoruz. Gördüğümüz fenalıkları tenkitten geri durmuyoruz. Fakat bu tenkitleri lüzumlu, yerinde ve faydalı bir şekilde değil boşu boşuna dedikodu suretinde yapıyoruz."
"Ben bu kederlere, bu elemlere yabancı değilim. Onları hepinizden daha ziyade hissettim, onlara hepinizden daha ziyade hürmet ederim. (...) Fakat unutmayınız ki bu kederler, bu teessürler bizi etraflıca düşünmeye, karara ve fiile sevk etmezse elimizde kalan basiret ve kuvveti de alır, büsbütün mahvolmamıza sebebiyet verirler."

Fichte
"Sevmekte birinci şart tanımaktır. (...) Küçükler arasında da büyükler arasında da sevgi ve muhabbet hep tanışma ve muvaneset neticesinde oluşur.
...
Bu kanun gösterir ki vatanı sevmek için her şeyden evvel onu tanımak lazımdır."
416 syf.
·22 günde·Beğendi·7/10
Bu kitap ibn Haldun'u okumadan önceki bir giriş kitabı. Mukaddime'yi okumak veya ibn Haldun'un görüşleri üzerinde araştırmalar yapmak isteyenler daha önce bu eseri okurlarsa konuyu daha iyi anlama imkanları olacaktır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mustafa Satı Bey
Tam adı:
Mustafâ Sâtı‘ b. Muhammed Hilâl b. Seyyid Mustafâ el-Husrî
Unvan:
Yazar, Eğitimci
Doğum:
Yemen, Aralık 1884
Ölüm:
23 Aralık 1968
Sâtı Bey, 1880 yılında Yemen’de doğmuştur. Babası aslen Halep asıllı olup, Yemen’de mahkeme reisliği yapmaktaydı (1). 15 kardeş idiler. Daha küçük yaşlardan itibaren matematiğe karşı kendisini büyük bir ilgi sarmış (2) ve arkadaşları arasında “Arşimet” lakabıyla tanınmaya başlamıştı (3). 1900 yılında Mülkiye Mektebi’ni başarıyla bitirmiş (4), ilk olarak Yanya İdadisi’nde beş yıl kadar Tarih-i Tabiî öğretmenliği yapmış, 1905 yılında öğretmenlikten ayrılarak Radkoviç ve Florina’da kaymakamlık yapmıştır. Manastır’da çıkan Neyyir-i Hakikat gazetesinde meşrutiyet üzerine nutukları yayınlandı (5). Meşrutiyet’in ilanından sonra kaymakamlık görevinden istifa etti. 1909 yılında Mülkiye Mektebi’nden öğretmeni olan Nâil Bey’in teklifi üzerine Dârülmuallimîn Müdürlüğü’ne getirilmiş, müdürlüğü esnasında Dârülmuallimîn’de pek çok şey yapmıştır (6). 1910 yılı başlarında iki ay süreyle İtalya, Almanya, İsviçre, Fransa, Belçika, İngiltere ve Romanya’yı kapsayan bir eğitim-araştırma gezisi yapmıştır. 1911 yılı başlarında bir buçuk ay süre ile vilayetlerdeki Dârülmuallimîn mezunlarının yaptıkları işleri ve faaliyetleri, karşılaşmış oldukları güçlükleri tespit etmek ve yerinde görmek amacıyla Şam,Beyrut, Adana,Konya, İzmir,Selanik ve Drama illerini kapsayan Anadolu seyahatinde bulundu(7). 1913 yılında Emrullah Efendi ile anlaşamaması üzerine DârülmuallimînMüdürlüğü’nden istifa etmiştir. 5 Ekim 1913’de çok geniş yetkilerle Darüşşafaka Müdürlüğü’ne getirilmiş, ancak kısa süre sonra bu görevinden de istifa etmek zorunda kalmıştır. 1914 Temmuzunda dört aylık bir Avrupa gezisine çıkmış, bu gezi esnasında çocuk sanatoryumları, açık hava okulları, tatil kolonileri, bilhassa Montessori usulünü uygulayan okulları ziyaret etmiş, 1915 yılında “Yeni Mektep” adlı özel bir ana okulu ve ilkokul açmıştır. 1919 yılında kendisine teklif edilen müsteşarlığı kabul etmeyerek Suriye’ye geçmiş, orada öğrenimi Arapça’ya çevirmiş, Suriye’ye Fransızların girmesi üzerine önce İtalya’ya geçmiş, oradan Irak’a geçerek Irak’ta millî eğitimin kurucularından birisi olmuştur. 1941 yılında Irak’tan da ayrılmış, 1943 yılında Suriye’de Maarif Müsteşarı olmuş, 1946 yılında Kahire’ye geçmiştir. “Ma’hat atTarbiya” (EğitimEnstitüsü)’da üç yılPedagoji ve Sosyoloji okutmuş ve burada profesörlüğe kadar yükselmiştir. 1957 yılında profesörlüğü bırakarak yalnız bir hayata çekilmiş, 1968 yılında Kahire’de ölmüştür.

Önemli eserleri şunlardır:Fenn-i Terbiye (İstanbul 1325), Lâyihalarım(İstanbul 1326), Ümit ve Azim(İstanbul 1329),Vatan İçin(İstanbul 1329). Ayrıca Türkiye’de iken,Tanin,İçtihat, Tedrisat-ı İbtidaiye Mecmuası, Muallim, Terbiye gibi süreli yayınlarda çok sayıda ve çeşitli makaleleri yayınlandığı gibi, Türkiye’den ayrıldıktan sonra da bulunmuş olduğu ülkelerde çeşitli kitap ve makaleleri de yayınlanmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur okudu.
  • 2 okur okuyacak.