Nihal Yormaz

Nihal Yormaz

YazarÇevirmen
7.7/10
122 Kişi
·
271
Okunma
·
0
Beğeni
·
226
Gösterim
Adı:
Nihal Yormaz
Unvan:
Türk Yazar
Aşk da, okul da gelecek de umurumuzda değildi. Gelecek zaten bir gün gelecekti. Acele etmiyorduk.
Nihal Yormaz
Sayfa 36 - Epsilon Yayıncılık, 1. Baskı, Mart 2017
"Çok dolu bardak; taştı taşacak. Bir damla gözyaşı daha dökmeye korkuyorum. Taşmasın, aman kimse yaklaşmasın enkazıma. Kimse sokulmasın, dokunmasın, bakmasın yaralarıma. Sarmıyorsam sebebi var. Açık dursun, kanasın, kime ne zararı var."
Nihal Yormaz
Sayfa 105 - Epsilon Yayıncılık, 1. Baskı, Mart 2017
İnsanların birbirleriyle benzerliklerini düşünüyorum, farklıydık biliyorum.
Başkaları bizi ambalajımızdan tanıdığını sanıp ayrıştırıyor. Acıyor bir yerlerim, yerlerini bilmiyorum.
208 syf.
·1 günde·1/10
"Nereye bakacağımı bilmiyordum. Nereye gideceğimi bilmiyordum. Onu kurtaran adam nasıl olunur bilmiyordum."

"Bir seri nasıl batırılır?" Bu kitap ile anlamış oldum. Serinin ilk kitabı bana göre muhteşem başlamıştı. Çözülecek olaylar, gizemler, sırlar vardı. Harika bir şekilde olaylar ilerlemiş ve çok kilit bir noktada bitmişti. Bu kitabı okumak için sabırsızlanıyordum. Büyük bir beklentim vardı ancak sonuç tam bir hüsran.

Seri, bir kız ve bir oğlanın aniden hafızalarını kaybetmeleri ile başlıyor. Bulundukları yeri, çevrelerindeki insanları ve kendilerini tanımıyorlar. Bir takım olaylar gelişiyor, kendilerince olayı araştırıyorlar ve başlarına gelen bu şeyin ne olduğunu bulmaya çalışıyorlar. İlk kitap bu şekilde ilerleyip çok kilit bir noktada bitiyor.

İkinci ve üçüncü kısmını oluşturan bu kitapta ise bu olayların sebebinin çözülmesi gerekiyordu ama olan onca olayın, onca kurgunun boşa gidişini okudum. İlk kitapta çözülmesi gereken birçok olay vardı ama biz bu kitapta sadece iki karakterin aşk hayatını okuduk. Hiçbir olay yoktu. Kurgu çok farklı bir yere gitti ve sadece romantizm üzerinde duruldu. Kitap boyunca çözülmesi gereken hiçbir olay çözülmedi ve birçok kısımda ise mantık hatası vardı.

Keşke seri tek kitaptan oluşsaydı belki daha güzel olabilirdi. İlk kitabı çok güzeldi. Beklediğimden çok daha iyiydi ama bu kitap benim için tam bir hüsran oldu.
184 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Tarryn Fisher'dan okuduğum kitapların çoğunu sevmesem de yazarın, yazım tarzını çok seviyorum. Colleen Hoover'ın ne yazım tarzını ne de kitaplarını seviyorum. Özellikle Çirkin Aşk kitabıyla aramızda büyük bir husumet var diyebilirim. Hâl böyle olunca, Asla Asla'yı, herhangi bir beklentiye girmeden okumaya başladım.

Kitabı genel anlamda sevdim. Charlie ve Silas'ın, bir anda, tüm yaşadıklarını unutması, kendi hayatlarıyla ilgili hiçbir şey hatırlamayan bu ikilinin, geçmişlerini hatırlamak ve başlarına bu olayın gelme sebebini öğrenmek için bir araya gelmesi ilginç bir hikaye olmuş bence. Konusunun bu kadar farklı oluşu, merak duygumun hiç azalmaması da kitabı sevmemin en büyük sebebi zaten.

Bu kitapta, bazı olayların sebebi ortaya çıksa da, asıl sırlar devam kitabında ortaya çıkacak belli ki. Özellikle kitabın son sayfası devam kitabı için büyük bir merak uyandırdı ben de. Direkt devam kitabını okumaya başlıyorum.
184 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kitabı 2. Kere okuyunca, incelememi güncellemek istedim :) Epsilon yayınları, bu güzel serinin devam kitaplarını 2 yıl sonra basabildi çok şükür.
2 ve 3.yü aynı kitaba basmalarına çok sevindim.
İlk kitabın sonu öyle bir yerde bitti ki, meraktan çatlasam da ilk kitabı tekrar okumak istedim :)
Ben bu yazarın kalemine bayılıyorum. Çerezlik kitap okumak istediğimde gözü kapalı seçtiğim yazar Colleen Hoover ;)
Konusu çok özgün, büyülü gerçeklik türünden hoşlanıyorsanız bayılırsınız. 187 sayfa su gibi aktı gitti, dizi izler gibi okuyorsunuz :)
İki sevgili, aynı anda yakın geçmiş hafızalarını kaybediyorlar, hafızalarını ararken birbirlerini tekrar keşfediyorlar. 2. Defa bayılarak okudum :)
Okuru bol olsun
Colleen Hoover Tarryn Fisher
208 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Bu yazarları seviyorum ya :) her ne kadar bana hitap etmese de, büyülü gerçekçiliği çok güzel işliyorlar :)
İlk kitabını 2 yıl önce okuyup, merakla bugüne gelmeyi başardım, kendimi tebrik ediyorum :)
Epsilon üçlemenin, 2 ve 3.kitabını tek kitap olarak basarak gönlümüze taht kurdu, teşekkürler..
Kitabın konusunu spoilersız anlatamam, ben incelemelerde konunun anlatılmasına da çok sıcak bakmıyorum.
İlk kitap kadar tatmin ettiğini söyleyebilirim. Sonunun nereye bağlanacağını merak ediyordum. Cidden güzel bağladılar :)
Haftasonumu güzelleştirip, farklı bir tür olarak renk kattı :)
Kafa dağıtmalık, +18 olmayan, tatlı bir gençlik serisi aslında.
Arada bu türlere de kaçamak yapmak lazım ;)
Okuru bol olsun (:
Colleen Hoover Tarryn Fisher
184 syf.
·4/10
Masalları sevmem, bu yüzden bu kitap ortalama bir kitaptı benim için. Yine de çok kötü değildi, merak ettirdi, ne olacak diye bir beklenti içine soktu. Açıkçası olayın net bir açıklamasını öğrenmek, okumak istemiyorum.

Tek kitap şeklinde kalsın, seri devamını okumayayım diye düşünüyorum. Fikrim değişmez sanırsam.
208 syf.
·2 günde·3/10
Yani cidden bu kitap hakkında ne desem bilmiyorum. Çözülmeyi bekleyen o kadar olay, o kadar sır... Bu kitap nasıl bu kadar başarısız olabilir?

Charlie ve Silas'ın, hafızalarını kaybedip durmalarının sebebini deli gibi merak ediyordum. Öyle bir sebep yazılmış ki şaka gibi. Yazarların, ciddi olduklarına inanmak istemedim, konuyu bu kadar saçma bir romantizme getirmezler sandım ama getirmişler.

Kitapta kötü olan sadece bu da değil. Aileler arasındaki olayın sebebi, Charlie'nin babasının durumu, tarotçu kadın, karides denen kız... Hepsinin hikayesi -affedersiniz ama- o kadar uyduruk ki yazılmak için yazılmış resmen. İlk kitapta bu kadar gizem yaratıp devam kitabında bu gizemleri, geçiştiren bir tarzda yazmak niye? Seri yapmak yerine tek kitap yapsalardı da boş yere konuyu uzatmaya çalışmasalardı keşke.

Seriye dair çok büyük bir beklentim yoktu zaten ama ilk kitaptan sonra devam kitabı daha iyi olur diye düşünmüştüm. Olmamış.
184 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Sevdiğim iki yazar olan Tarryn Fisher ve Collen Hoover’ın birlikte yazdığı Asla Asla ile ilgili kısacık yorum yapacağım. Kısacık olma sebebi kitabın da kısacık olmasından kaynaklanıyor. Bir kaç yerde okuduğum kadarıyla 3 kitaplık bir seri olacak. Kitabın sayfa sayısı 184 sayfacık. 3 kitap olduğu düşünülürse bu kısalıkta giriş, gelişme ve sonuç olarak bakabiliriz seriye diye bir şaka yapmak geldi içimden.

Ortalama olarak okuduğum kitapların 400 sayfadan fazla olmaları dolayısıyla biraz garipsediğimi hatta iki yazarın yazmış olduğundan dolayı da bende sadece sayfa sayısı olarak bir hayal kırıklığı yarattığını belirtmek isterim. Bir kitaba başlayıp en azından kurgudaki bir kaç sorunu halledip öyle bitirmek beni tatmin ederdi. Tadı damağımda kalamadı bu yönden baktığımda. Kitap arka kapak yazısını okuyarak sizlere fazlaca bir spoiler vermeden kitabı anlatmaya çalışacağım. Neden arka kapağı okumadım derseniz Tarryn Fisher ve Collen Hoover yani ne diyebilirim ki isimleri yeter kitabı okumak için. Arka kapak yazısına bakmaya gerek yoktu.

Tanıtım yazısına baktım ve baya açıklayıcı bir özet olmuş sadece bir detay var ki zaten kitabın bitişi de o detayla oldu, kitabın ilerleyen bölümleri için merak içerisinde kalmama yetti. Yani harika bir kurgu var okuyacağınız, tek sıkıntı devam kitaplarını beklemek olacaktır. Acaba yazarlar tek kitap yazdı da yayınevi politikası kitabı 3 kitap olarak çıkartalım filan mı dediler. Kafamda deli deli sorularla kaldım :) Okuyun hiç bir şekilde pişmanlık duymayacağınız kısacık bir kitap olacak.

Yazarları kısaca hatırlatayım: Collen Hoover’ı Umutsuz ve Çirkin Aşk kitaplarını okuduğum kadarıyla tanıyorum. Kendisine drama kraliçesi diyebiliriz bence. Kitaplarında genellikle dram ağırlıklı ögeler bulabilirsiniz. Kalemi sağlam yazarlardandır.

Tarryn Fisher ise epeyce kitabını okuyup çok sevdiğim bir yazar. Kalemi, kurgusu harika bir yazardır. Çevrilen kitaplarından Fırsatçı, Hırsız, Tehlikeli Kızıl (Bunlar seri kitaplarıydı ve gerçekten çok güzeldi) ve S*iktir Et Aşkı (bu kitabı da çok sevdiğimi hatırlıyorum) okudum ve yazarın kalemi hakkında oldukça güzel düşüncelerim var. Yazarın bir de gerilim romanları var fakat ben fazla strese gelemediğimden henüz cesaret edip okuyamadım, benim yüzümden yani okunmamaları.

Yazımın başında da belirttiğim gibi kitabın sayfa sayısı 184, Epsilon Yayınlarından çıkan kitabın çevirisini Nihal Yormaz yapmış.

Keyifli okumalar dilerim.
160 syf.
·Puan vermedi
"Bir İz Bırak Bana" otizmi anlama ve otizm ile ilgili farkındalık yaratma amacıyla yapılmış en güzel projelerden biri. Ben amacı olan kitapları proje olarak nitelendirmekten çekinmiyorum çünkü topluma adapte edilebilir birer amaçları var ve dokunduğu kişileri bu amaçlarının birer parçası haline getirebiliyorlar. Bu kitap da o projelerden biri.
Şubat ayını kitap okumadan geçirdim malum. Göz ağrılarım seri kitap okumamı engelliyor olsa da bu kitabı elimden bırakamadım. Kitap okuru meraklandırıcı bir telefon görüşmesiyle başlıyor. Bu sayede yazarın ne yapacağını merak etmeye başlıyorsunuz. Sonrasında kurgulanan hikaye sizi içerisine çekiyor ve otizmli karakterimiz Can'ın dünyasını anlamaya çalışıyorsunuz. Kitabın amacı da bu zaten. Otizmli bir kişinin dünyasını, hareketlerini anlamak ve onun alışık olduğu düzenini yok saymadan davranabilmek. Kitap içerisinde yer alan mektuplar otizmli bir çocuğun neyi neden yaptığını en güzel anlatan metinler. Anlatım dili gerçek bir otizmli çocuğun dili ve böylece Can karakteri gibi düşünmeye başlıyorsunuz. Tek eksi yönü ise bazı davranışların ve sebeplerinin birkaç kez tekrar ediyor olması, fakat onları da otizmli çocukların normal davranışı kategorisi içerisine dahil ettiğinizde bu küçük detay da ortadan kalmış oluyor.
Ben kitabı severek okudum. Nihal Yormaz'a böyle bir eseri okuyucuyla buluşturmuş olduğu için teşekkür ediyorum. Dilerim kitap büyük kitlelere ulaşır ve amacına fazlasıyla hizmet eder. Sevgiler
#kitapyorumu #birizbirakbana #oykuhane
208 syf.
·7/10
Geç yüklenen bir inceleme daha ve merhaba. Bugün size sevdiğim bir serinin yorumuyla geldim. (aslında geliyorum, gelmeye çalışıyorum)

Asla Asla benim epey sevdiğim bir kitaptı. Kurgusu ve olay akışı asla yavaşlamıyordu ve bir çırpıda bitirmiştim. Ve sonu o kadar DELİRTİCİ bitmişti ki bir an önce diğer kitapları okumak istemiştim. (epsilon 2. Ve 3. Kitabı birleştirip bastı) Tüm bu olayların sonunun nereye bağlanacağını çok merak etmiştim.

Birinci kitap zaten felaket bir yerde bitmişti. (O kadar felaket ki yazarlar ikinci kitapta özür dilemiş) Her şey en başa dönmüştü ve Charlie kayıptı. Silas daha kendini bile tanımazken hakkında bir avuç mektup yazısında okuduğundan fazlasını bilmediği bir kızı bulmak zorundaydı. Ve onun nerede olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu. Onun her şeyi tekrar en baştan nasıl çözeceğini – hem de bu sefer tek başına- ve Charlie’yi nasıl bulacağını gerçekten çok merak ediyordum. Ve Charlie’yi bulduğunda bu sefer nasıl bir ilişki yaşayacaklarını. Biraz ilk kitabın tekrarı olmasından korkuyordum ama asla öyle olmadı. Kitap 200 sayfaydı ve ilk 150 sayfa boyunca kitabı elimden bırakamadım. O kadar heyecanlıydı ki! Asla ama asla ilk kitabın tekrarı değildi ve bu sefer ilk kitapta merak ettiğiniz ama öğrenemediğiniz şeyleri öğreniyordunuz ve olaylar öyle bir yere gidiyordu ki… şok oluyorsunuz. Hele o olay tekrar yaşandığında olan şey... asla öyle bir şey olmasını beklememiştim, çok iyiydi! Ve bir de Silas yine olayı tek başına çözmek zorunda kalmıyor ve ekibe benim en sevdiğim karakter London da katılıyordu, Charlie'dense biraz London'ı okumak beni çok daha mutlu etti.

Geriye kalan sayfalar ise daha durağan kısımlar. Charlie ve Silas’ı kalbimde özel bir yerlerde sevsem muhtemelen sıkılmazdım ama ikisi de benim için ortalama karakterler olduğu için biraz sıkıldım. Ve kitabın sonu da malum. Doğrusunu söylemek gerekirse en başından beri olayların çok mantıklı bir yere bağlanmayacağını biliyordum çünkü evet kitapta normal olmayan bir olay yaşanıyordu ama diğer her şey tamamen normaldi. Yani büyülü bir şeylerin olması falan daha da saçma olurdu. Ama yine de o kadar gerilime böyle bir son insan yine de biraz üzülüyor… ama dediğim gibi, zaten başka bir şey de olamazdı. Yani bu kitabı sonuna göre değil, gelişme bölümüne göre yargılamak daha doğru olur ki o kısım da bence gayet iyiydi.

Eğer rs’den çıkartacak hafif ve temposu yüksek bir şeyler arıyorsanız rahatlıkla okuyabilirsiniz. Zaten sayfa sayısı da az olduğu için sizi asla sıkmaz.
184 syf.
·9/10
Asla Asla, Tarryn Fisher ve Colleen Hoover'ın birlikte yazdığı bir kitap. İki yazarı da daha önce okumuş ve oldukça sevmiştim. Bu yüzden de Kitabın beklentilerimin altında olmayacağını az çok tahmin edebiliyordum.

Birbirlerinin sevgilisi olan Charlie ve Silas o sabah okulda aniden uyanırlar ve hiçbir şey bilmediklerini fark ederler. Ama, gerçekten hiçbir şey. Birbirlerini tanımak şöyle dursun, kendilerini bile tanımıyorlardır. İsimleri, aileleri ve hatta tiplerine dair en ufak fikirleri yoktur. Okuldaki birkaç kişi sayesinde birbirleriyle çıktıklarını anlarlar ve ipuçları sayesinde neden bu durumda olduklarını bulmaya çalışırlar.

Merak uyandırıcı ve etkileyiciydi ama keşke belli bir sonuca ulaşsaydı. İkinci kitabı çok büyük bir hevesle beklememe neden olacak bir sonla bitti. Tavsiye ederim:)

Yazarın biyografisi

Adı:
Nihal Yormaz
Unvan:
Türk Yazar

Yazar istatistikleri

  • 271 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 120 okur okuyacak.