Oğuz Haşlakoğlu

Felsefece Felsefe Yazıları yazarı
Yazar
8.7/10
11 Kişi
36
Okunma
18
Beğeni
3.259
Görüntülenme

Oğuz Haşlakoğlu Sözleri ve Alıntıları

Oğuz Haşlakoğlu sözleri ve alıntılarını, kitap alıntılarını, en etkileyici cümleleri ve paragrafları 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
"Nedir bu her zaman olan ancak hiç oluşa gelmeyen ve nedir bu her zaman oluşa gelen ancak hiç olmayan? [ti to on aei, genesin de ouk echon, kai ti to gignomenon men aei, on de oudepote;]" (27d-28a).
Platon diyalogları, içlerinde geçen belli konulara eğilen karşılıklı konuşmaların dışında, konuşmanın taraflarını da içine alan belli bir ortam ve bu ortama dair belli bir atmosferin de söz konusu olduğu çevresel bir özellik sunarlar. İşte, ele alınan konunun bir karşılıklı konuşma olarak içinde geçtiği bu yer ve ortam özelliklerini bir bütün olarak barındıran mekanı, 'diyalogların sahnesi' olarak tanımlayacağız. Ne var ki burada sahneden, diyalogların asıl konusunu oluşturan philosophia'nın anlaşılmasında yardımcı bir 'dramatik öğe' kastedilmemektedir. Burada 'sahne' ile anlaşılması gereken, diyalogların kendi iç bütünlüğünde anlaşılmasını sağlayacak 'asli görsel mimetik' unsurdur.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Oysa bir düşüncenin kendi içinde ne olduğuna, kendisini ifade etmiş olduğu esaslar anlaşılmadan hüküm getiriliyor ise, o zaman o düşüncenin 'kendisi itibariyle ne olduğu' o düşünceye rağmen ve o düşünce doğrudan yok sayılarak anlaşılıyor demektir.
Platon'un kullandığı tekhne sözcüğü, Antik Yunan kültüründe bizim bugün yaptığımız türden zanaat ve sanat ayrımlarının söz konusu olmadığı bir ‘meydana getirme' faaliyetidir ve doğrudan bilgiye (episteme) dayanan bir esas içerir. Yine de, Platon'a göre tekhne sözcüğünün, Antik Yunan kültüründe kabul edildiği bu genel biçiminden ayrı olarak, philosophia adı altında oldukça özel bir tanımı ve buna bağlı son derece özgün bir anlamı söz konusudur. Onun için, tekhne sözcüğü çalışmamız boyunca özgün Yunanca şekliyle olduğu gibi korunacak ve ancak son bölümde şerh düşülerek yerini 'sanat' sözcüğüne bırakacaktır.
Sayfa 16·Kitabı okudu
Platon düşüncesinde philosophos, hakikate götüren 'diyalektik yöntem'i (dialektike methodos) bilen değil, 'öğrenen' kimsedir. Başka bir deyişle philosophos 'diyalektik yöntem'e tabi olarak, sophos tarafından hikmete (sophia) ve hakikate (aletheia) çevrilendir (periagôge).
Sayfa 39·Kitabı okudu
tümüyle olumsal anlamda 'bir coğrafya'da 'bir dil'e doğarsın ama sanıldığı gibi sen dili değil, dil seni konuşur; çünkü konuşulan dil' aslında en kökensel ideolojik aygıttır ve her zaman öncelikle iktidar hiyerarşisini temin eden ilişki biçimlerini yönetir. böylece sen çocukluk ve ergenlik yoluyla kişilik gelişimini tamamlayıp kendini oluşturduğunu zannederken aslında farkında olmadan 'bir dil'e ideolojik 'sub-ject'; özne sûretinde 'alta atılmış' bir tâbi olursun..
Sayfa 252·Kitabı okudu
Felsefe