“Doğanın yarattığı bütün hayvanlarda, bitkilerde ve minerallerde olduğu gibi, insanoğlunun rengi de farklı farklı. Niçin gündüz geceyle, güneş ayla, yıldızlar gökyüzüyle rekabete girişmiyor? Her şeyde çeşitlilik mevcut ve doğanın güzelliği de işte burada gizli. O halde doğanın bu eserini yok etmek niye?”
Bugün çocuksuz ve zengin bir Epikurosçu, yoksul komşusuna gidip
onun aile fertlerinin sayısını arttırmakta hiçbir sakınca görmüyor. Oysa o yoksul adamın karısına zengin adamı kendi çocuklarını evlat edinmeye mecbur bırakma yetkisi verecek bir kanun yapıldığında, toplumdaki bağlar çok daha sıkı, ahlak ise çok daha temiz bir hale gelecektir.
Ey cana yakın halk, artık fazla yaşlısın, uçurumun kenarında durmadığın takdirde saltanatın sona erecek. Hiçbir zaman ajitatörlerin etrafını sarıp sarmaladığı
kanlı fırtınaların ortasında muhafaza etmeyi
başardığın o azametli sükunetinde olduğun
kadar büyük ve yüce olmadın. Sana aynı tuzakları kurabileceklerini unutma. Şayet aynı sükuneti ve aynı saygın teyakkuzu muhafaza edebilirsen, Paris'i, bütün Fransa'yı ve cumhuriyetçi hükümeti kurtarırsın.