"Kadınlar sizinle bizim aramızda ne gibi bir ortak nokta var ki?" demeleri mi? Her şey, dersiniz siz de. Şayet kendi zayıflıkları içerisinde bu tutarsızlığın kendi ilkeleriyle çelişmesine izin vermekte ısrar ederlerse, siz o içi boş üstünlük iddialarının karşısına cesurca aklın gücünü koyun. Felsefenin bayrağı altında toplanın. Karakterinizin bütün enerjisini toplayın. İşte o zaman o kibirli erkeklerin, bize kölece tapanların ayaklarımıza kapandığını, fakat yüce varlığın hazinelerini sizinle paylaşmaktan gurur duyduğunu göreceksiniz. Önünüze konan engeller ne olursa olsun bunları aşmak sizin elinizde. Siz isteyin yeter.
İnsan düşünmediği şeyi nasıl canla başla salık verebilir? İnsan nasıl böyle bir küstahlıkla halkı aldatıp kendi suçlarının sonuçlarını başkalarının sırtına yükleyebilir? Şayet bu adamlar egemen olursa, özgürlük de eşitlik de yok olacaktır.
Ah! Eğer hala vakit varsa, ey yolunu şaşırmış insanlar (zira sadece aklını kaybetmiş olanlara seslenebiliyorum), nefretinizi ve intikamınızı dizginleyin! Kendilerini yabancı güçlere satmış, ellerinde meşale ve kılıçla cumhuriyetçilik vaazları veren bu aşağılık insanlar bizi esaretlerin en korkuncuna
sürüklüyorlar. Bir gün gelecek onların cezası
işledikleri suçlara denk olacak. O halde, yolunu şaşırmış yurttaşlar, bedbaht vatanınızın gelecekteki yıkımının farkına varmak, dört bir yandan bu şehre doğru akan yıkıcı selleri durdurmak size düşüyor.