Özgü Çelik

Özgü Çelik

ÇevirmenEditör
8.2/10
376 Kişi
·
1.009
Okunma
·
0
Beğeni
·
50
Gösterim
Adı:
Özgü Çelik
Unvan:
Çevirmen
Doğum:
İstanbul, 1975
1975 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Eski Yunan Dili ve Edebiyatı’nda lisans öğrenimini tamamladı. 2000 yılından beri çeşitli yayınevleri için İngilizceden Türkçeye kitaplar çevirmektedir.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
64 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitabı bitirdiğimde yaptığım ilk yorum: “Kadın bir ruh hastası” oldu. Bu düşüncemin hala arkasındayım. Kadın kesinlikle takıntılı bir ruh hastası. Fakat itiraf edeyim ki Sherlock Holmes’den sonra bu kitap bana o kadar iyi geldi ki zaten çok kalın olmayan bu kitabı bir solukta okuyup bitirdim. 

Her ne kadar kadını takıntılı bir ruh hastası olarak görsem de karakter hakkındaki bu olumsuz tanımlamam kitap hakkındaki düşüncemi de olumsuz yapmıyor. Zira yazar bizi her zaman mutlu etmek zorunda değil. Bize vermek istediği duyguyu çok çok temiz bir şekilde veriyor ve bu kadar resmi resmi anlattıktan sonra yemin ederim gidip Zweig’a böyle güzel güzel yazdığı için sarılmak geliyor içimden.
Bazı kitapların hissettirdiğinin aksine karakterlerin ikisiyle de kendimde hiçbir açıdan ortak bir nokta bulamadım. Sadece dışarıdan izleyen ve hayıflanan biri oldum. Ama insan bir anlık bile adamla empati yapmak isteyince çok kötü kötü oluyor.


“Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi? Bu, her okurun tek başına cevap vermek zorunda olduğu bir soru ve kanımca hiç de kolay olmayabilir; çünkü Zweig’ın bu metin aracılığı ile insan psikolojisinde eşine pek rastlanmayan bir yolculuğa çıkmış olması ve bu yolculuğun sonunda “mutlak aşk” kavramının şimdiye kadar bilinmeyen kıyılarına varmayı amaçlamış olması gibi bir ihtimal de var!”
416 syf.
·Beğendi·10/10
Okuduğum en güzel polisiye romanlardan biri. Konusuna gelince; Avukat olan roman kahramanının babası bir süre önce kaybolur, her şey babasının cesedinin bulunması ile başlar. Son derece sürükleyici, bir solukta okunan çok güzel bir kitap.
270 syf.
·1 günde·10/10
Ben bu kitabın sadece bu bölümü hakkında değil dier bölümlerindende bahsetmek istiyorum.bu kitaptan ziyade yazarını beğendim evet kitabı beğendim ama yazarı daha çok. nedeni ise yazar kitabı ne için yazdığını anlatıyordun bir tarafta şöyle diyordu"flanagan 12 yaşındaki oğlunu cesaretlendirmek için yazdı oğlu Michael,küçükken çevresindeki dier çocuklar ondan daha iri ve güçlüydü flanagan ona okumanın ne kadar eğlenceli olduğunu kahramanların mutlaka iri yarı ve kaslı olmasını gerekmedigini göstermek istedi.şu anda 30lu yaşlarını sürdüren Michael yaklaşık 2 metre boyunda geniş omuzlu güçlü bir genç adam"burdan wheel e benzeyen çocuklara sesleniyorum: siz de wheel gibi pes etmeyin zaten istediginiz otomatikmen ayağınıza geliyor.kitab gerçekten macera sevenler için çok güzel herkeze tavsiye ediyorum.
344 syf.
·Puan vermedi
adı gibi TUTKUyla okudum kitabı sürükleyici anlatımı akıcı çok güzel bir kitap çok etkilendim. sonuna kadar nefes almadan okudum diyebilirim zaten asıl bitirici yönü kitabın son sayfaları. okumaktan kesinlikle pişman olmayacağınız ve kitaplığınızda olması gereken bir eser.
464 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
İşte arkadaşlar bu kitap yazarın güzel ve akıcı, sırlarla dolu, entrikalı, aşk, aile, gurur ve özveri içeren bir kitabı
Tabii ki beğendim.
Konusu da çok güzeldi.
Elizabeth Anne 'nin çocukluğundan beri aşık olduğu adamın çocuğunu kendi doğurmuş gibi üstlenmesi ve öz annesi gibi O çocuğa sahip çıkması. Elizabeth muhteşem bir karakterde bir kızdı. Ailesine değer veren, fedakar ve aşkı için yaşayan güzel bir kadın. Kendisinden önce hep çevresini düşünüyor.
Tyrell da tam çapkın ve Elizabeth'in kendine oyun oynadığını anlamasına rağmen onunla anlaşma yapar ve Elizabeth'i metresi yapar. Buraları kötü idi. Çünkü Tyrell nişanlıdır.
Gerçekten güzeldi. İyi okumalar....
344 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Okuduğum en iyi historicallardan biriydi. Aşkı, şehveti, entrikası... Her şeyi tam kıvamında olmuş. Diğer kitaba oranla erotik bölümler daha az ve düzeyliydi bence hatta ortalara gelindiğinde erotik sahne adına bir şey görmüyorsunuz. Kitapta sevmediğim tek yön kızların halası diyebilirim. İki kitap arasında dağlar kadar fark var halada. Bu kitapta salak ve şaşkın bir hala, öbüründe biraz daha aklı başında olan bir hala gördüm.

Şu an bu kitabı bulmak çok zor, biraz araştırmayla internette pdf şeklinde buldum. Siz de benim gibi bulmakta çok zorlandıysanız internetten veya sahaf dükkanlarına gidip biraz araştırmayla bulabilirsiniz.
270 syf.
·Beğendi·8/10
Kendine bağlayan güzel bir kitap. Belki ilk kitabı elinize aldığınızda çocuklara hitap ediyor gibi görebilirsiniz ama yazar kitabıyla bizi kendisine bağlıyor ve kitap okumayı çok rahatlıkla sevdiriyor
464 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Aşk kitaplarından en çok sevdiklerimden biri. Brenda Joyce nun bütün kitapları muhteşem ötesi ve bu kitapta sizi büyülemeye, hadi artık kavuşsunlar demeye itiyor.
270 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Dikkat spoiler içerir.
Morgarath, 15 yıl önce Araluen Krallığı'na karşı açtığı savaşta yenilmiş ancak intikam almak için çalışmaya devam etmektedir. Bu arada Redmont baronluğunda Will, George, Horace, Alyss ve Jenny adındaki beş yetim çocuk, gelecekte çiftçi olmamak için bir sanat ustasına çırak olmalıdır. Will hariç hepsi istediği yere gider ancak Will Savaş Okulu'na çırak olamaz. Onun yerine Halt'ın liderlik ettiği Orman Muhafızı çırağı olmak zorunda kalır. En başta sevmese de sonra alışır. Horace ile arası bozuktur ve kavga da eder ancak sonrasında düzelecektir araları. Wargal denen yaratıkları ve Kalkera denilen katilleri yanına toplayan Morgarath, iki lordu öldürür. Kalkera'lar gözü ile adamı donduran çok tehlikeli yaratıklardır ve hem savaşı Kral Duncan'ın kazanmasını sağladığı için Halt'a düşmandır. Acaba Will ustasına yardım edebilecek midir? Bu yaratıkları alt edebilecekler midir? Baron Arald ve savaş ustası Sör Rodney zamanında yetişebilecek midir? Will babası Daniel hakkındaki gerçeği öğrenebilecek midir? Bir şövalye olma hayali yerine gelecek midir? Soluksuz okunan bir roman. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri.
312 syf.
·3 günde
İnsanın en büyük keşfi kendini keşf etmesidir. Bazen insan insanları keşf etdiyini düşünür ve insanlarında onu. Lakin bir zaman gelir keşf edilmediyi için haykırmaya başlar. Haykırışlarını anlayacak insanlar ister. İnsanlar onu anlamadıkca kendini yargılamaya başlar ve yargıladıkca kendini yavaş - yavaş keşf eder. Çalışın kendinizi keşf edin. Çünki bu hayatınızda size sonsuz kalan en değerli manevi hayatınız olacak.

Yazarın biyografisi

Adı:
Özgü Çelik
Unvan:
Çevirmen
Doğum:
İstanbul, 1975
1975 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Eski Yunan Dili ve Edebiyatı’nda lisans öğrenimini tamamladı. 2000 yılından beri çeşitli yayınevleri için İngilizceden Türkçeye kitaplar çevirmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 1.009 okur okudu.
  • 15 okur okuyor.
  • 463 okur okuyacak.
  • 14 okur yarım bıraktı.