Özgü Çelik

Özgü Çelik

ÇevirmenEditör
8.1/10
751 Kişi
·
1.941
Okunma
·
2
Beğeni
·
473
Gösterim
Adı:
Özgü Çelik
Unvan:
Çevirmen
Doğum:
İstanbul, 1975
1975 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Eski Yunan Dili ve Edebiyatı’nda lisans öğrenimini tamamladı. 2000 yılından beri çeşitli yayınevleri için İngilizceden Türkçeye kitaplar çevirmektedir.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
464 syf.
·3 günde·Puan vermedi
-"Sen prens misin?"diye sordu Lizzie.
Adam ona gülümsedi. "Hayır, değilim, ufaklık."
Brenda Joycenin romanlarının okuyunca yazarın aklına hayret ediyorum..öyle konular seçiyorki, insan düşünmeden edemiyor...benim için çok güzel bir kitap oldu..zaten bu serinin bütün kitapları mükemmel...
Gelelim kitabın konusuna... Tyrell Dewarenne Adarenin varisidir..Lizzie Fitzgerald 13 yaşından onu sevmeye başlar.. Tyrell onu sudan boğulmaktan kurtarınca başlar sevgisi .Lizzie Biraz tombul ama güzel bir kız ve hep aşkına karşılık beklemeden sever Tyreli ..lakin Tyrell o günden onun yaşamını hep kenardan izler..derken Lizzie ilk balosuna katılır ve Tyrelle karşılaşır . Tyrell geceyarısı onunla bahçede buluşmaya kararlaştırırlar. Hayatları bundan sonra mutsuz bir şekilde değişir. Çok spoi vermek istemiyorum. Kitap güzel, bu serinin tüm kitapları gibi bu kitapta her şey bitdi derken bir anda mutluluk yakalıyor.
96 syf.
Kitap yaşamın tüm olaylarına, duygularına lakayt olan bir adamın başından küçük bir olay geçmesiyle başlıyor. Daha sonra kendisini sorgulayan, benliğini bulmaya çalışan, duygularını gerçek bir insan gibi yaşayan bi adama dönüşüveriyor. Güzel bir kitaptı. İnsanın kendisini çözümlemesi harika bir şey.
Son satırlarda yer aldığı gibi ;
Bir adam kendini bulduktan sonra bu dünyada kaybedeceği hiçbir şey olamaz. Ve kendi içindeki insanlığı bir kere anladı mı bütün insanlığı anlayacaktır.
112 syf.
·1 günde·Beğendi
Yüzümde aptal bir gülümsemeyle okudum .
Ölmüş bir adam var . Hayatını paylaştığı kadın çok üzülmüş gibi görünmek için kendini zorluyor ama konu adam öldükten sonra parasal işlerin nasıl tamamlanacağı , en yakın dostum dedikleri insanların sadece gösteriş için orada olması ve yapmacık bir şekilde üzülmesi ...
Hasta yatağında ölümü bekleyen birinin düşünceleri anlatılıyor ama ben buna takılmadım.
Ben ; çok hasta olan insan eşin hatta baban bile olsa hayatın nasıl devam ettiğinden etkilendim ..
O kadar acıyı gayet hiç kimse çekmedi . O kadar fiziksel acının üzerine bir de manevi acı var . Yalnızlık hissi , en yakınlarının yalanları ..
Bu acılar çekilirken İvan İlyiç'in tüm ilgiyi istemesi ne kadar yanlış ki ?
Grip olduğumuzda bile annelerimiz başımızdan gitmesin istiyoruz. Ölümü bekleyen adam biri için bu bana çok doğal geldi bilmiyorum sinirlerim bozuldu okurken .
Bir solukta bitti , su gibi aktı ..
Okuyun , okutun . Her cümlesinin üzerine düşünün
416 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Türü polisiye olmasına karşın psikolojik yönü de ağır basan bir kitap. Genelde bu türde yazılmış eserleri okuyup okumamakta tereddütte kalırım ve sanırım içerisinde kişilerin ruhsal durumlarına çokça yer verildiği için kitap hoşuma gitti.Ayrıca anlatımı gereği sürükleyici, devamlı bir hareketlilik var ve bu da okuyucuda merak uyandırıyor.
Polisiye ve psikolojinin harmanlanmış olması açısından kitabı başarılı buldum.
270 syf.
·1 günde·10/10
Ben bu kitabın sadece bu bölümü hakkında değil dier bölümlerindende bahsetmek istiyorum.bu kitaptan ziyade yazarını beğendim evet kitabı beğendim ama yazarı daha çok. nedeni ise yazar kitabı ne için yazdığını anlatıyordun bir tarafta şöyle diyordu"flanagan 12 yaşındaki oğlunu cesaretlendirmek için yazdı oğlu Michael,küçükken çevresindeki dier çocuklar ondan daha iri ve güçlüydü flanagan ona okumanın ne kadar eğlenceli olduğunu kahramanların mutlaka iri yarı ve kaslı olmasını gerekmedigini göstermek istedi.şu anda 30lu yaşlarını sürdüren Michael yaklaşık 2 metre boyunda geniş omuzlu güçlü bir genç adam"burdan wheel e benzeyen çocuklara sesleniyorum: siz de wheel gibi pes etmeyin zaten istediginiz otomatikmen ayağınıza geliyor.kitab gerçekten macera sevenler için çok güzel herkeze tavsiye ediyorum.
80 syf.
·3 günde·9/10
Merhabalar
Stefen Zweig ' dan okuduğum ilk kitaptır kendisi . Arkadaşlarım önerdiği için okudum . Kitabın konusu güzeldi . İlk başlarda konusu aşk kitabı gibi ilerlerken farklı bir yere gelmesini çok beğendim . Konusuna gelirsek her şeyi olan ama hayattan zevk almayan bir adamın , hiçbir şeyi olmadan mutlu olmasını ; kendini keşfetmesini anlatıyor . Biraz ağır bir kitap bence . Okumanızı tavsiye ederim .
Iyi okumalar :)
416 syf.
Babasının gölgesinde kalan, hayatının tümünü, mesleğini, evliliğini, yaşam tarzını onun istediği gibi şekillendiren Work, babasıyla aynı ofiste çalışan bir avukattır. Annesinin öldüğü gece yine babasının isteği üzerine annesinin kazayla öldüğüne şahitlik eder. Aynı gece babası ortadan kaybolur ve bir buçuk yıl sonra ceseti bulunur. Bulunan kanıtlar Work'u işaret etmektedir ve Work babasının kız kardeşi Jane tarafından öldürüldüğünden emindir. Sırf kız kardeşinin yaptığı ortaya çıkmasın diye suçlamaları tam anlamıyla savunamaz. Ancak gerçek çok daha farklıdır. Polisiye severler için ideal bir kitap. Daha ilk anda katilin kim olduğu dikkatli bir okurun gözünden kaçmayacaktır. Mantıken ele alındığında katili tahmin etmek güç değil. Yazarın dili ve anlatım tarzı çok başarılı.
112 syf.
·1/10
Küçük Bir Özet

Kitabın adında da gördüğümüz İvan İlyiç, kariyerinin doruklarında bir sorgu yargıcıdır. En başta başarılı, mutlu, kısmen zengin, gösterişli bir hayat sürerken bir gün ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir. O günden itibaren hayatı ölüm konusu üzerine şekil değiştirir.

Kitap Hakkında

Örneklerinden çok daha kısa olan bu romanda daha çok ölüm konusunun insan üzerindeki tezahürü işlenmiştir. Tolstoy, Kitabın küçük bir bölümünde İlyiç'in nasıl bir hayatı olduğunu gösterdikten sonra, vücudunun artarak yaşadığı her acıyı ve ölümle yüzleşmesini sayfalarca anlatmıştır.

Yarattığı Duygu

İlyiç'in yaşadığı ölüm korkusu ve çektiği acılar o kadar gerçekçi yansıtılmış ki şüphesiz ben de onun hislerine ortak olup onun iç sıkıntısını yaşamaya başladım. Yazarın ölüm duygusunu tüm ayrıntılarıyla anlatması açısından oldukça başarılı bir roman. Fakat anlattığı olayın çok da çekici bir tarafı olmamasından dolayı tercih etmeyeceğim bir türden romanlar arasında yerini aldı.
416 syf.
·Beğendi·10/10
Okuduğum en güzel polisiye romanlardan biri. Konusuna gelince; Avukat olan roman kahramanının babası bir süre önce kaybolur, her şey babasının cesedinin bulunması ile başlar. Son derece sürükleyici, bir solukta okunan çok güzel bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Özgü Çelik
Unvan:
Çevirmen
Doğum:
İstanbul, 1975
1975 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Eski Yunan Dili ve Edebiyatı’nda lisans öğrenimini tamamladı. 2000 yılından beri çeşitli yayınevleri için İngilizceden Türkçeye kitaplar çevirmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 1.941 okur okudu.
  • 38 okur okuyor.
  • 814 okur okuyacak.
  • 31 okur yarım bıraktı.