Peter Ackroyd

Cinayet Sanatı yazarı
Yazar
Derleyen
7.5/10
120 Kişi
711
Okunma
46
Beğeni
7,1bin
Görüntülenme

Peter Ackroyd Yorumları ve İncelemeleri

Peter Ackroyd yorumları ve incelemelerini, Peter Ackroyd kitabı hakkındaki okur görüşlerini , Peter Ackroyd puanlarını 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
Puan vermedi·267 syf.··
2024 74. kitabı
Mary Shelley’in ölümsüz eseri Frankestain ‘a bir saygı duruşu niteliğindeki bu roman oldukça sürükleyici bir fantastik bilimkurgu eseri. Baş kahramanı Victor Frankenstein, İsviçre’nin Alpler bölgesinde dünyaya gelmiş, varlıklı bir ailenin oğludur. Öğrenmeye aç, bilgiye susamış bir zihne sahiptir çocukluğundan itibaren. Dünya ve evren hakkında her şeyi bilmek ister, en çok da hayatın kaynağını. Uygulamalı bilimin mekânı olan İngiltere’ye gitmek için babasını ikna eder ve Oxford üniversitesine tıp okumaya başlar. Burada tanıştığı ve tek dostu olan Bysshe ise ateist bir şairdir ve aykırı düşünceleri yüzünden okuldan atılır. Çok çalışkan bir öğrenci olmasına rağmen Oxford’daki eğitimi beğenmediği için okuldan ayrılan kahramanımız, babasının servetini kullanarak deneylerini gizli laboratuvarında sürdürmeye başlar. Bu arada çok sevdiği kız kardeşi ve ardından babası ölmüştür. Kardeşini hayata döndürmek için hayatın kaynağını keşfetme çabasında iyice hırslanır ve tehlikeli deneylere girişir. Bilim, doğa, felsefe, mitoloji ve şiirle örülmüş bu eserle Londra’nın 19. yüzyıldaki çehresini de gözler önüne sermiş yazar. Dönemin önde gelen edebiyatçıları ve düşünürlerini de roman karakterleri olarak daha yakından tanımak hoştu.
Victor Frankenstein'ın Vaka DefteriPeter Ackroyd · Yapı Kredi Yayınları · 201751 okunma
9/10
·136 syf.··
2021 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 13:23
“Ne söyleyebilirim? Hazırlıksız yakalandığım çaresiz bir hastalığı üstümden atmaya çalışır gibi bir ömür geçirdim. Tuhaftır, bunu da daha en başından bildim. Sezgisel miydi? Öyleydi herhâlde.” Nil Sakman’nın Süreyya isimli kitabı böyle başlıyordu. Poe’nun yaşamını, kesintisiz kederini ve ümitsizliğini okudukça bu cümleler aklıma geldi durdu. Poe da kendi hayatını iki üç cümleyle özetlese buna yakın bir şeyler söylerdi herhalde. Aslında biyografi, otobiyografi, anı, günlük vs. türünde yazılmış kitapları okumayı çok severim ama okurken hep bir şüphe, güvensizlik duyarım. Ayfer Tunç, Suzan Defter kitabıyla ilgili yaptığı bir söyleşide “Günlükler çok masum metinler gibi görünür ama hiç masum değillerdir aslında. Çünkü orada kişiyi, günlük sahibinin anılarını, onaran bir bilinçaltı çalışır. Dolayısıyla günlük zaten çarpıtmak için vardır. Onun için insanlar günlüğün sahiciliğine çok güvenmesinler derim. En büyük yalanın söylendiği yer olabilir.” demişti. Bence bu söyledikleri, gerçek bir yaşamı konu alan tüm metinler için geçerli. Tabii ki bahsettiğim türlerin hepsi ve bu kitap da birinci ağızdan yazılmıyor her zaman ama söz konusu başkasının hayatı bile olsa, kim ne kadar objektif ve tarafsız olabilir en fazla? Peter Ackroyd bu kitabı romantik, yer yer de şiirsel bir havada yazmış. İçinde bilinçli hiçbir çarpıtma yapmadığını varsaysak bile edebi kaygı güttüğü benim için çok açık. Bunları yazdım çünkü kitabı en baştan böyle bir mesafe koyarak okumama rağmen bazı yerlerde o kadar hüzünlendim ki ve Poe’yu o kadar özümsedim ki ona olan hayranlığım bir kat daha arttı. "Üzüntüyle ara ara birçok kez karşılaşmışımdır, ama aile şefkati özlemi acılarımın en ağırı oldu." Kendini bildi bileli öksüz kalmanın acısını çekmiş, isteklerinin neredeyse hiçbirini gerçekleştirememiş, alkol
Poe: Kısacık Bir HayatPeter Ackroyd · Yapı Kredi Yayınları · 201148 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sinemanın dahi çocuğu
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2022 31. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2022 00:00
Peter Ackroyd ünlü ve üretken bir İngiliz yazar, romanlarından ziyade biyografileri ile tanınıyor. Bu güne kadar yayınladığı 60’tan fazla eserinin 41’i ünlü kişilere, özellikle de meşhur İngiliz kökenli sanatçılara ait biyografilerden oluşuyor. Ürettiği işlerin hacmi, içlerindeki üslupların çeşitliliği, farklı seslere bürünme becerisi ve araştırmalarının derinliği ile takdir gören yazar, ülkesinde 1984 yılında Kraliyet Edebiyat Cemiyeti‘ne seçilmiş ve Kraliyet nişanı ile ödüllendirilmiş. Bu eseri ünlü İngiliz komedyeni, sessiz sinemanın dahi çocuğu, bir döneme damgasını altın harflerle vuran Charlie Chaplin’in hayatını anlatıyor. Londra’nın kenar mahallelerinden birinde doğuyor Charlie Chaplin. Çocuklukları abisi ile birlikte sahne sanatçısı annelerinin peşinde kiralık odalar arasında taşınmakla geçiyor. Alkolik baba neredeyse hiç ortalarda yok. Güzel, yetenekli ama istikrarsız anne gösterilerde yer almaya çabalıyor, sürekli sevgili değiştiriyor, rol bulamadığında ekmek alabilmek için önüne hangi iş çıkarsa -fahişelik dahil- onu yapıyor. Genç yaşında iki çocukla sersefil ortada kalışının, başarısızlıklarının, hayal kırıklıklarının acısını içki ile unutmaya çalışıyor ve o kadar sefil bir hayat sürüyor ki, izleyen yıllarda akıl hastanesine düşüyor. İşte böyle acınası bir hayat içinden çıkıyor bu yetenekli çocuk. Ağabeyi ile birlikte tüm çocuklukları, bir parça ekmek bulmak uğruna Londra sokaklarında sürtmekle geçiyor. Annelerini sürekli sahnede izliyor, biraz büyüdüklerinde onlar da sahneye çıkıyorlar. 10lu yaşları daha da zor; annesi akıl hastanesine düşüyor, abisi askere gidiyor ve Charlie sirklere adım atıyor. İşte Chaplin sanatının en orijinal ve ilgi çekici yanlarını bu sirk hayatındaki tecrübelerinden derliyor: Eklemlerinin hepsi hareketliymişçesine dans
Edebiyat
Charlie ChaplinPeter Ackroyd · Alfa Yayınları · 202216 okunma
Puan vermedi·291 syf.··
2022 81. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2022 11:47
Ilk kez okudugum bir yazar Peter Ackroyd. Büyük bir hevesle başladım ancak kitapta bir odak sorunu vardı. "Nasıl başladı, nasıl bitti?" Ne anlatmaya çalıştığını sonunda elbette anladim;ancak sonuca giden olaylar silsilesi birbirinden çok kopuk gibiydi. 16. Yüzyılda yaşamış Doktor Dee'nin hayatından yola çıkarak Londra tarihi üzerine bir roman kurgulamaya çalışılırken fantastik,büyülü bir anlatimla hem geçmiş hem günümüzde geçen olaylar sırasıyla anlatılmış. Doktor Dee,simyacı,matematikçi, kara büyücü olarak adlandırılan ruhlarla iletişim kurmaya çalışan aynı zamanda nasıl oluyorsa rasyonel düşünen bir bilim adamı. Homonculus adını verdiği bir insan minyatürü yaratmaya çalışır bir tüp içinde. Günümüzdeki tüp bebek olayı buradan mi cıktı acaba? Günümüzde ise tarihci,araştırmacı Matthew babasından miras kalan bir eve yerleşir. Ve evin eski sahibinin Doktor Dee olduğunu öğrenir. Bundan sonra olaylar farklı bir yöne doğru evrilmeye , Matthew kendi ile ilgili gercekleri öğrenmeye başlar. Yazar Ackroyd asıl bilimin ,gerçeğin, doğrunun hem kendi içimizde hem de doğada olduğunu söyler. Ruhların aslında ölmediğini aramızda dolaştığını bazılarının içimizde olduğunu söyleyerek bitirir romanı.
Doktor Dee'nin EviPeter Ackroyd · Yapı Kredi Yayınları · 200442 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2020 34. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2020 16:12
Peter Ackroyd severek okuduğum bir yazardır. Ama bu anlatı türündeki kitabını okurken sıkıldım itiraf edeyim ki. Kitabın giriş kısmındaki bilgiler çok kıymetliydi. Korkuların kaynağı, ortak bilincimizin gördükleri , hayaletler, gulyabaniler ,tarihte görüldüğü iddia edilen canavarlar üzerine harika bir kaynaktı. Sonrasında kayda geçmiş "hayalet görme vakaları"nın anlatıldığı kısımlarda ilerleyemedim açıkçası. Anglosakson döneminden günümüze uzanan bir kronolojide kayda geçmiş vakaları okuyoruz. Metafizik konulara merakı olanlara bir kaynak olacaktır.
İngiliz HayaletPeter Ackroyd · Can Yayınları · 201622 okunma
9/10
·136 syf.·
2020 87. kitabı
Bu kadar yalancı, bu kadar sarhoş, bu kadar işgüzar ve kibirli olupta edebiyata ciddi anlamda yön veren bir adam olmayı başarmak, gerçekten dahi olmaktan mı? Yoksa dahi olduğu için mi bütün bu öfkesi? Poe, döneminin en orijinal, en dibe batmış ve sıra dışı edebiyatçısıymış bence, tabi kendi düşüncem. Sevdiğimiz Sherlock’un, Verne yaratıcılıklarınında atası olduğu için böyle düşünmek çokta saçma olmasa gerek. Edebiyatın altın kalemlerinden biri kesinlikle...
Edebiyat
Poe: Kısacık Bir HayatPeter Ackroyd · Yapı Kredi Yayınları · 201148 okunma