Selçuk Uygur

Selçuk Uygur

Çevirmen
8.7/10
46 Kişi
·
69
Okunma
·
5
Beğeni
·
131
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
640 syf.
·14 günde·Beğendi·8/10
Bugüne kadar insanlığın başına gelmiş en yıkıcı ve uzun bir savaş olan II. Dünya Savaşı'na taraflardan biri olan faşist İtalya cephesinden bakabilmeyi sağlayan eşsiz bir eser ve döneme meraklı benim gibi okurlar için bulunmaz bir kaynak.
Okurken sık sık 'kim kimdir' diye baş sayfalara dönmek ve dipnot bulunmayan bazı bilgiler için Google araştırmaları yapmak nedeniyle, kitabı 13 gün gibi bir süreyle ve sindire sindire okudum. Bir roman olmadığı ve yazanın da edebi bir kişiliği olmadığı için bir çok eksiği olduğunu ama bunun çok da önemli olmadığını özellikle belirtmek isterim.
Kitabı, roman kıvamında bir solukta da okuyabilirsiniz ama bu tür bir okuma için özellikle o döneme ait sağlam bir tarihi bilgi altyapısı istediğini ve konuyu kavramanın çok verimli olmayacağını düşünüyorum.
Kütüphanemin en özel köşesinde yerini alan bu kitabı türün meraklılarına öneriyorum.
448 syf.
"Ben ne Dağıstan rüyaları gören bir Çerkez, ne Arap ne de Rumdum; ben Türkçe konuşan Müslüman bir Osmanlıydım!" Kuşçubaşı Eşref

Kitabı anlatmaya yeten bir alıntı olduğunu düşünüyorum.
416 syf.
·Beğendi·10/10
2. Dünya Savaşını Amerikan askerlerinin gözünden anlatan bir kitap askerlerin hangi şartlarda eğitim gördüğü savaştığı dönemin savaş ortamı ekonomik siyasi ve kültürel hayatını yansıtan dönemin askeri teknolojisini yansıtan güzel ve kitaplığınızda bulunması gereken güzel ve okunması gerekli kitap herkese tavsiye ederim
640 syf.
·Puan vermedi
2. Dünya Savaşının diplomatik ayağına tam manasıyla ışık tutan bir eser. Birçok eser için birinci elden referans olarak gösterilebilecek bir kaynak. italya Dış İşleri Bakanı Ciano'nun günlüğü dünya tarihinin karanlıkta kalmış hadiselerine ışık tutuyor. Özellikle Musollini İtalyası'nın gizli kapaklı kalmış sırları satır aralarına saklanmış. Ciano hiç şüphe yok ki Dünya Tarihinin yazılmasına eşsiz bir katkı sunup, tarihe ismini düşmüş. Diplomasinin nasıl yürütüldüğüne ders teşkil edecek diri bir anlatım.
640 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Musollini'nin damadı dönemin Dışişleri bakanı Kont Galeazzo Ciano'nun görev yaptığı dönemdeki günlüklerinden müteşekkil bu kitap savaş sonrası yargılamalarda delil olarak kullanılacak kadar güvenilir bir kaynaktır.
Görevimden önce vicdanım diyen bir adamın iç konuşmaları dönemi ancak bu kadar iyi yansıtabilirdi. Duce'nin aksine savaşa girmemek için elinden geleni yapmış olan Ciano savaşa girdikten sonra da kendi elleriyle Yunan müstakem mevzilerini Marchetti uçağı ile bombalamaktan geri kalmayacaktır.
Kütüphenemde aylarca beklettiğim için senden özür dilerim Ciano. Huzur içinde uyu.
416 syf.
·Puan vermedi
Kardeşler Takımı, İkinci Dünya Savaşı'na dair pek çok kitap okumama rağmen, kesinlikle üst sıraya yerleşecek düizeyde oldukça kaliteli, başarılı bir eserdi. Yazar savaşı bizzat yaşamış kişilerin anlatımlarına yer vererek orijinal kaynaklara dayanarak aktarmış. Kitapta ismi geçen kişilerin ölümleri gerçek, kayıpları gerçek yani tüm bu yaşananlar gerçek. Yazar, savaşın ne kadar acımasız olduğunu, her iki tarafında madden ve manen birçok kayıp verdiğini, kazanan ve kaybeden içinde büyük yıkımlara sebep olduğunu gözler önüne sermiş.
Kitap, İkinci Dünya savaşında ABD ordusunda görevli Easy bölüğünün Georgia’daki Toccoa kampında aldıkları eğitimden başlıyor ve sonrasında Market Garden Harekâtı, Normandiya Çıkarması ve Bastogne Savaşı ile devam ediyor.
Kitapta Sobel'in davranışlarına kahkaha atarak güldüm. Easy bölüğünün ilk komutanı olan Sobel, Toccoa kampındaki askerlere ağır bir eğitim programı uygulayıp birçok askerin nefretini kazansa da savaşların kazanılmasında sağladığı katkı bence göz ardı edilemez.
Easy birliğinde bulunan askerler zamanla birbirlerine kenetlenerek adeta kendilerini aileden bir birey olarak görüp kardeş gibi olurlar.
Savaşın getirdiği yıkımla sayıları azalsa da yollarına pes etmeden devam ederler. Kitapta savaşın nasıl bir cehennem olduğunu, savaşın her iki kesimi de etkilemesini, savaşan insanların dost olabileceklerini, tabii ki bunun yanında bazı askerlerin korkaklığını, pes etmelerini, hatalarını ve yanlışlıklarını da okuyoruz.
Hepimizin bildiği gibi savaş milyonlarca insanın hayatına mal olmuş, yaralanmalarına neden olmuş, geride büyük toplumsal tahribatlar bırakmıştır. Savaşı sevmesem de bunlarla ilgili kitapları okumayı çok seviyorum. Yorumumun başında belirttiğim gibi, kitabı çok sevdim. Çok yoğun duygusal bağlar kurdum. Kitap bitince bir boşluğun içine düştüm. Hani bazı kitaplar vardır ya, tüm olaylar anlatırken siz oturup izler, yaşar ve görürsünüz. İşte bu kitapta aynen böyle.
Ben yaklaşık 10 saati bulan diziyi yıllar önce izlemiştim. Er Ryanı Kurtarmak filminden çok çok daha iyiydi. Hatta hayatımda izlediğim en muhteşem savaş dizisiydi.
Savaşsız bir dünyaya , daha güzel, daha iyi yarınlara kavuşmak dileğiyle.
448 syf.
·10/10
Yazarın, Eşref'in sandukasından çıkan belgeleri, ailesinden aldığı bilgileri ve bilumum araştırarak elde ettiği malumatları kronolojik olarak derleyip bir hikaye şeklinde bize aktarması kitabı çok daha rahat okunur kılıyor. Sadece Eşref'i değil dönem hakkında bilgileri de beraberinde aktaran Yazar belli ki bu konuda bir başyapıt yaratmış. Belli belirsiz bir şekilde efsaneleşmiş, Türk tarihinin son dönemine damga vurmuş bir karakterin kitabını yazarken cümlelerini çok dikkatli seçtiği bariz bir şekilde görülüyor. Ne Eşref'i yermek ne de onu yüceleştirmek için yazması hattâ kendi değimiyle sadece onu anlamak için kaleme alması muazzam bir olay.

Batı Trakya'nın ayakta durmasında büyük rol oynamış, Trablusgarp için çarpışmış, Orta Doğu'da cirit atmış, istihbarat sağlamış, altın tedarik etmiş ve Milli Mücadeleye destek vermiş bir kişinin nasıl olur da Yunan tarafına irtihal etmesiyle bu başarılarını hiçe saydığı akla mantığa sığmıyor.

Son olarak, Selçuk Uygur'a bu güzide eseri Türkçeye kattığı için teşekkür ederiz.
640 syf.
·Beğendi·7/10
II. Dünya Savaşı'na ilgisi olan ve birinci elden kaynakları okumaktan haz alan kitapseverler için okunması zarurî olan enfes bir eser. Dönemin İtalya Dışişleri Bakanı ve aynı zamanda ünlü lider Mussolini'nin damadı olan Kont Ciano'nun II. Dünya Savaşı öncesi ve sırası gün be gün tuttuğu, okura adeta o günlerde yaşıyor hissiyatı veren önemli kaynaklardan biri. Dönemin İtalya'sının Balkanlara ve özellikle Türkiye'ye karşı güttüğü politikalar da bizleri ilgilendiren, kitaba karşı merakı artıran bir diğer etken. Tüm bu unsurların üstüne bir de Selçuk Uygur'un nefis, sürükleyici Türkçesi ve çevirmenliği eklenince eser adeta başucu kitabı hâline geliyor.
416 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10
diziyi kaç kere seyrettim hatırlamıyorum bile, bazen bir bölüm seçer seyrederim, hala izlerim... replikler türkçe-ingilizce ezberlendi neredeyse, kitabında aynı etkiyi vereceğini düşündüğümden okumdan yorumu yazayım dedim. Çayımı-kahvemi koyup sountrack albümünden müziklerini dinlerken okumak savaşın içine çekicek mi bakalım. 'Biz paraşütçüyüz işimiz düşmanla sarılmak' diyen adamların hikayesi... yalnız söylemeden geçemeyeceğim bu 101'ri birde bizim Efeler karşısında denemek lazım.

kitap sanki diziyi seyredip yazılmış gibi kısa öz kaldı. kimbilir belki öyledir.

bizim savaş alanlarında çektiklerimizi film yapsalar star wars dan fazla para kazanır holy-wood

kendilerine fazla iyimser, taraflı olmasınıda eleştirmemek lazım,
448 syf.
·18 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle bu kitabı Türkçeye çeviren Selçuk Uygur’a teşekkür etmek isterim. Bir çeviri bu kadar başarılı olur. Kitabın yazarı tarafsız bir şekilde bu araştırmayı ele almış. Özenli ve titiz bir çalışmanın neticesi olarak eser karşımıza çıkıyor. Yazar Eşref Sencer Kuşçubaşının ailesine ulaşıp böyle bir araştırma yapma niyetinde olduğunu ve aileninde kendisine destek olduğunu belirtmiş. Kuşçubaşı Eşref’in kişisel sandukasından çıkan belgeler hatıratlar ve fotoğraflar neticesinde oluşmuş olan bu eser o döneme bir ışık tutuyor. Dipnotlar ise ayrı bir bilgi kaynağı. Yazarın bu kitabı yazarken yararlandığı tezler makaleler ve kitaplarıda belirtmesinden ötürü her bir ayrıntıyıda inceleyerek kitabı bitirdim. Kendilerine böyle bir eser kazandırdığı için minnettarım. Eşref Sencer’in hayatını ve dönemin zorluğu göz önüne alındığında bu eserin meraklısı için iyi bir kaynak olacağını belirtebilirim. Enver Paşayla diyalogları, Trablusgarpta Atatürk, Enver Paşa ve Eşref’in imzalarının bulunduğu belge, yine Eşref’in hayatı boyunca imzalarının bulunduğu belge gibi belgeleri görmek mümkün bu kitapta. Eşref Kuşçubaşının hayatının her anını bu kitapta yaşabilirsiniz. Keyifli okumalar.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 69 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 134 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.