Selin Ceylan

Selin Ceylan

Çevirmen
8.2/10
36 Kişi
·
93
Okunma
·
0
Beğeni
·
10
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
328 syf.
·4 günde·8/10
"Malory-Anderson" serisinden 5 kitap okudum ve söylemeliyim ki, Gaelen Foleyin "şeytan klubu" (the inferno club)serisinden sonra okuduğum 2-ci keyifli seri oldu. Aslında Malory-Anderson serisi 12 kitapdan oluşuyor..ne yazık ki, türkçeye sadece 5 tanesi tercüman edilmiş ,hepsini sırayla dayanmadan okuyup bitirdim ve hiç sıkılma hissetmedim aksine diğer kitapların da çıkacağı günü 4 gözle bekliyorum .
328 syf.
·5 günde·10/10
Bu kitap ve Malory ailesi okuduğum onca historical kitap arasında Bridgertonlardan sonraki en sevgi dolu ve en garip aileydi bunu söylemeden geçmek istemedim ♡♡♡

İlk okuduğum zaman kitap bana karakter yönünden çok kalabalık gelmişti o yüzden kitaba ara verip bu araya 5 kitap sığdırdım. Geri döndüğümde ilk iş olarak arka kapak yazısını okuyarak işi sağlama aldım :)

Malory - Anderson ailesine bayıldığımı söylemeliyim hele Regina'nın o dayıları yok mu ♡♡♡ benim de öyle dayılarım olmasını çok isterdim ama malesef öyle dayılar anca kitaplarda olur :(

Konumuz ise şöyle Nicholas gayrimeşru bir çocuk olduğundan dolayı kendisinin gerçek bir evlilik ile mutlu ve huzur dolu bir yuva kuramayacağını düşünerek zamparanın teki olup çıkmıştır. Bunun en büyük nedeni ise babasının yasal eşi olup Nicholas'ı kendi çocuğu gibi büyütmekten nefret eden ve eşinin ölümü ile "senin gayrimeşru olduğunu herkese ilan edeceğim karın senden nefret edecek doğacak çocukların da öyle" diye diye Nicholas'ı hayattan bezdirdi cadaloz kadın nolacak -_-

Regina ise Malory dayılarının tek kız kardeşlerinin emanetidir öyle ki bazı yıllar aralarında resmen "Regina bu ay sende çok kaldı artık sıra benim" kavgaları bile yaşanmış :D hatta James dayısı bir keresinde Regina'yı kendisi ile beraber sefere götürdüğünde ki bu 3 ay sürmüş bu nedenle kardeşleri ile arası açılmış :P Neyse işte Regina hem sezondan hem de dayılarına eş olarak bulduğu kişileri beğendiremeyince "ben artık yoruldum kolaysa siz bana o eşi bulun kimi seçerseniz kabulümdür" demek için Anthony dayısının evine gittiğinin dönüşünde ödünç aldığı arabanın sahibinin sevgilisi tarafından yanlışlıkla kaçırılınca olaylar başlıyor. Hadi bakalım devamı kitapta ;)

Ve benim en sevdiğim kısım ise James dayısının Nicholas ile husumetinden dolayı Nicholas'ın eşinin kim olduğu bilmeden karşısında kaçırttığı kişinin Regina onun deyimiyle Regan olduğunu gördüğündeki o şaşkınlık :D :D :D anlatılmaz yaşanır cinstendi
416 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Minevra ve Giles'in baş kahramanlarımız...
Kitabın özetine gelince ...
Minevra zeki, güzel, tutkulu ve çok iyi bir yazardır..
Giles ise, O da Minevra gibi zeki, akıllı, insanlara güvenmeyen, İngiliz hükümeti için çalışan muhbir ve çok iyi bir avukattır.
Minevra , anne babasının cenazesinde üzgün olduğu için katılmak istememektedir. Kaçıp saklanmıştır tam O sıra da ağabeyinin arkadaşı 18 yaşında ki Giles ile karşılaşır. Giles Onu cenazeye katılması konusunda ikna eder ve cenaze boyunca elini sıkıca tutar. Minevra için o gün tam bir dönüm noktası olmuştur. Çocuk olmasına rağmen o gün Giles'e aşık olmuştur. 19 uncu yaş gününde Giles'in pek uygun olmayan bir partiye katıldığını düşündüğünden o maskeli baloya gizlice girer ve Giles'i ev sahibinin çalışma odasından bazı evrakları çalarken yakalar. Giles'ten susması karşılığında Onu öpmesini ister ve öpücükten sonra Giles Ona hakaret eder. Minevra bu olaydan çok etkilenir ve kalbi çok kırılır Kitaplarında Giles'i kötü bir kahraman olarak yazar tabi ki... Kimsenin kitaplarında ki kahramanın kim olduğunu b bileceğini düşünmez ...Ama Giles anlar..Çünkü 9 yıl önce ki gecede aralarında geçen diyaloglar vardır kitapta....
Minevra'nın büyük annesi miraslarını alabilmeleri için bir şart öne sürer bu şartta Minevra'nın evlenmesidir. Minevra'da bir çılgınlık yapıp kadın dergisine bir ilan verir Onunla evlenmek isteyen centilmenleri görüşmeye çağırır. Giles bunu okuduğunda çılgına döner ve kendisi görüşmeye gider. Tabi ki Minevra başta kabul etmez ama sonra kabul eder. Numaradan nişanlı rolü yapacaklarını söyler. Sırf büyük annesi vazgeçsin diye, çünkü Minevra büyük annesinin Giles ile evlenmesini asla kabul etmeyeceğini bilir Giles hovarda , kumarbaz bir serseri olarak bilinmektedir. Ama bilmediği bir şey vardır. Giles bu teklifi kabul eder ama gerçekten de Onunla evlenmek istemektedir. Sadece Ona kendini inandırmak için bu işe girer.. Böylece hikaye başlar... Polisiye bir roman aslında... Hem de romantik ben çok beğendim .. Bakalım Giles Minevra'yı ikna edebilecek mi? okuyunca öğrenmenizi tavsiye ediyorum . İyi okumalar...
167 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Küçük yaşta annesini kaybedince; babası tarafından halasına emanet edilip, büyütülen Therese' nin birlikte büyüdüğü kuzeni Camille ile evlenmesiyle başlıyor hikaye...
Gerisinde; özlem, cinayet, yalan , ihanet ne ararsanız var. Pişmanlıkların akabinde yaşadıkları psikolojik savaş öyle betimlenmiş ki buhranlı bir kitap olsa da severek okudum
328 syf.
·1 günde·7/10
Seninle Başım Dertte (Malory-Anderson Family Serisi 1)
Johanna Lindsey,
Aslında kitabı beğendim. Ama bir şeyler karışık geldi belki çeviri bilmiyorum garip ve hızlı ilerledi ve bazı yerlerinde öylece okudum dört adet dayı vardı ve ben hepsini sevdim özelikle Tony'i gerçi Jameste iyiydi. Hikayeler umarım dayılar üzerine devam eder
Kitaba gelince konu olarak kısaca
Lord Edward ve Leydi Charlotte Malorynin tatlı yeğenleri Regina Ashton, geçmişindeki acı verici bir sır nedeniyle duygusuz ve kendini beğenmiş bir çapkına dönüşmüş Nicholas Eden tarafından kaçırılır. Reggie şerefine leke süren ve bütün kadınsı tutkularını uyandıran bu altın saçlı serseriyle evlenmek zorunda kalır. Ancak Reggienin güzelliği Nicholasın da baştan çıkmasına ve elbette pek çok yanlış anlamaya neden olur...
Konu net yazılmis ama benim eklemek istediğim hızlı eğlenceli sayılabilir bir kitap olduğu
416 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Günün ikinci kitabı da bitti
Çok beğenerek okudum yine.
İkinci kitapta ki çapkın işe yaramaz görünen adamın tam tamına harika biri olarak karşıma çıkmasına şaşırmadim beklenen oydu ve kızımıza olan isteği ve arzusunu hiç eksiltmeden devam etmesini sevdim
Ve kızımız da yazdığı romanlar ve erkekleri dize getirme şeklini görünce çok hoşlandığım. Kadın yazmayı biliyor her haliyle dalında en iyilerden sabrina bence şimdi geçtim dördüncü kitaba
416 syf.
·2 günde·8/10
Sabrina Jeffries'i, hikaye akışını sürükleyici kılmakta oldukça başarılı bir yazar olarak buldum. Karakterleri okuyucunun zihninde ağır ağır oturturken, olaylara ve kişilere karşı olan içsel irdelemelerini insanı boğmadan vermiş. Kurgunun ilerleyişi sırasında dahil olan diğer karakterler, kahramanların kimliklerini pekiştirici bir şekilde işlenmiş. Ki seriler halinde yazan birisi olarak, bu özellik diğer romanlarını okurken çok daha anlamlı bir hale gelecek gözüküyor.
Minerva ile Giles'ın hikayesinin anlatıldığı bu romanda tek eksikliğini hissettiğim biraz daha macera ve gerilimdi açıkçası. Ülkesi adına casusluk yapan bir avukat olan Giles ile baktığı, duyduğu, hissettiği her şeyi irdeleyici bir kimliği olan hayal dünyası engin Minerva'nın ilişkisine de bu giderdi gibi geliyor. Ama bunun dışında su gibi akıp giden tatlı bir romandı.
328 syf.
·Puan vermedi
Ah, o kadar güzel bir kitaptı ki saatler içinde su gibi akıp gitti. Kitapta Regina’nın ailesine bayıldım. Özellikle Tony. Kesinlikle Harika bir dayı, insan kıskanmadan edemiyor :)

Nicolas, geçmişinden gelen bir sır nedeniyle geleceğini epey zora soktu ama neyse ki sonunda toparlayabildi. Regina da çok güçlü bir kadındı. Yeri geldiğinde çok güzel tepkiler gösterdi.
Gayet güzel, akıcı bir kitaptı. Okumayı düşünüyorsanız hiç düşünmeyin direk okuyun :)

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 93 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 37 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.