Üstüngel Arı

Hikayesi Olan Ölüler yazarı
Yazar
7.5/10
25 Kişi
111
Okunma
1
Beğeni
2.711
Görüntülenme

Hakkında

1990 yılının başlarında Zonguldak’ta dünyaya geldi. Dünyaya gelişine hiçbir zaman bir değer atfetmedi. O da hepimiz gibi biraz zaman geçirmek için buralardaydı. 1996’da TED Zonguldak Koleji’ne girdi. Burada 8 yıl eğitim gördü. 2004’te Zonguldak Atatürk Anadolu Lisesi’ni kazandı ve liseyi ancak 5 senede bitirebildi. 2009 yılında Kocaeli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nü kazandı. 2011 yılında Felsefe bölümünde Çift Anadal yapmaya başladı. 2012’nin Nisan ayında, yazdığı blog Okan Bayülgen tarafından keşfedildi ve Bayülgen’in paylaşımları sayesinde günlük ziyaretçi sayısı ortalama 20-30 olan blogu, on binlere ulaştı. (2012 yılı içinde blogu yaklaşık 150.000 kez görüntülendi. 2012’nin en yoğun günü 9.134 hit ile 8 Temmuz oldu ve o günün en popüler yazısı bok. idi) 2012 Mayıs ayında yakın arkadaşları Onurcan Yılmaz, Eren Öztürk ve Levent Kaan Gündoğdu ile birlikte Parrhesia adında, düzensiz aralıklarla yayın yapan bir e-dergi kurdu. (Levent Kaan Gündoğdu, üçüncü sayının ardından ekipten ayrılmıştır.)
Ünvan:
Türk Yazar
Doğum:
Zonguldak, 1990

Okurlar

1 okur beğendi.
111 okur okudu.
31 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 81.4
Erkek% 18.6
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Bu topraklarda yaşananlar hep birbirinin aynısı değil mi? Yedi ölümcül günahın her birini yetmiş yedi kez işledikten sonra çıkıp utanmadan yine "Allah da affetsin, millet de affetsin mi," demişti birileri?
Sayfa 29·Kitabı okudu
Alıntı
...tepeden bakmak değiştirirdi birçok şeyi. Tepeden bakınca her şey farklı görünürdü insanın gözüne. Ne kadar yukarıdan bakarsak o kadar değersizleşirdi aşağıdaki hayatlar. Ne kadar yukarıdan bakarsak o kadar aynılaşırdı çekilen acılar, tüketilen yaşamlar, dertler, sorunlar, sıkıntılar... Ne kadar yukarıdan bakarsak, farklılıklar azalırdı o kadar. Aynılaşırdı her şey. Karıncalaşırdı insanlar ve tepeden bakan için fark etmezdi karıncalaşan insanın, kendisinin kaç katı ağırlığı omuzlarında taşıyor oluşu. Önemsizleşirdi. Tanrı olmak, böyle bir şeydi sanırım. Sonuçta o bize en yukarıdan, en yüksekten bakandı. Yükseğin kendisiydi Tanrı. Onun gözünde hepimiz aynıydık. Hepimiz bu koskoca evrendeki değersiz toz parçacıkları...
Edebiyat
Reklam
Reklam