Türkler tarih boyunca çok geniş bir alanda ve farklı iklimlerde
hayatlarını sürdürmüşlerdir. Böyle geniş bir alanda hayat mücadelesi
veren Türk halkı farklı dinler ile buluşma ve kaynaşma imkânı
bulmuşlardır. Başta Gök Tanrı dini olmak üzere Budizm, Yahudilik,
İslam gibi birçok dini kabul etmişlerdir. Bu durum günümüzde de
canlılığını korumaktadır. Bu makalede Türklerin hem politik hem de
ekonomik nedenlerle din değiştirmelerine rağmen kabul ettikleri her
dinin temelinde Tanrıcılığı korudukları tespit edilmiştir. Türk
kültürünün en önemli kaynağı olan Orhon Yazıtları aslında Tanrıcılığın
da ana kaynağıdır. Tanrı\Tenri kelimesinin kökeni çok eskilere
dayanmaktadır. Ayrıca bu kelimenin farklı şekilleri de bulunmaktadır.
Çeşitli bilim adamları bu kelime hakkında farklı görüşlerde
bulunmuşlardır. Türk inanışının esasında Gök Tanrı inancı vardır. Bu
dinin kozmolojisi üçlü evren yapısına dayanır: Gökyüzü, yer ve yer altı.
Makalede Gök Tanrı dininin yayılma ve kavram alanı üzerinde
durularak konu genişletilmiştir. Daha sonra politik olarak Tanrıcılık
kavramının yayılma alanları sunulmuştur. Tanrıcılık kavramının
dünyada politik olarak ciddi bir şekilde yansımasını sağlayan ilk ülke
Kırgızistan’dır. Kısacası, bütün Türkleri tek dini inanç çatısı altında
birleştiren sistem Tanrıcılıktır. Bu kavramın coğrafi sınırı ise tapmak
ifade eden Tanrı kelimesinin kullanıldığı bütün bölgelerdir. Farklı bir
amaçla Tanrıcılık ortaya çıkarılmış olsa da Türk toplumunun yaşayış ve
inanış şekline uygun olmasından dolayı bu kavramın oldukça
benimseneceği ve gelecekte de milli ideolojiye dönüşeceği tahmin
edilmektedir.
Eski Türkler, kendi bayraklarını önce ölü hayvanların postlarından yaptılar. Sonra da kumaştan veya ipekten. Bayrağı yere düşürmek, büyük felâket; bayrağı indirmek, büyük utanç sayıldı