Kitap, Ged adlı genç bir büyücünün hayatını ve olgunlaşma sürecini anlatır. Ged, sahip olduğu büyük yetenek nedeniyle zaman zaman kendine fazla güvenir. Bir gün yaptığı büyük bir hata sonucunda karanlık bir gölgeyi dünyaya salıverir. Bundan sonra hem bu gölgeden kurtulmak hem de yaptığı yanlışın sonuçlarıyla yüzleşmek için zorlu bir yolculuğa çıkar.
Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken nokta, hikâyenin sadece büyü ve macera üzerine kurulmamasıdır. Yazar, Ged'in yaşadığı olaylar üzerinden insanın kendi hatalarıyla yüzleşmesini, korkularını yenmesini ve olgunlaşmasını anlatır. Bu yönüyle kitap düşündürücü bir eser hâline gelir.
Yazarın dili sade ve akıcıdır. Yerdeniz dünyası oldukça ayrıntılı bir şekilde tasvir edilmiştir. Adalar, insanlar ve büyü sistemi gerçekçi bir şekilde anlatıldığı için okuyucu kendisini hikâyenin içinde hisseder. Olaylar bazı bölümlerde yavaş ilerlese de kitabın verdiği mesajlar hikâyeyi güçlü kılar.
Kitabın en etkileyici yanı, Ged'in gölgeyle olan mücadelesidir. Bu gölge yalnızca bir düşman değil, aynı zamanda Ged'in korkularını ve hatalarını temsil eder. Bu nedenle hikâye, okuyucuya insanın en büyük mücadelesinin bazen kendisiyle olduğunu gösterir.
Sonuç olarak Yerdeniz Büyücüsü, yalnızca bir büyücülük hikâyesi değil; kendini tanıma, sorumluluk alma ve hatalarla yüzleşme üzerine yazılmış etkileyici bir romandır. Fantastik edebiyatı seven ya da bu türle yeni tanışacak okuyucular için güzel ve düşündürücü bir kitaptır.