busra

Saat üç. Bir şey yapmak istediğinizde, ya çok geç ya çok erken bir saat. Öğleden sonra acayip bir an. Hele bugün hiç çekilmiyor.
Sayfa 30
Reklam
10/10
·208 syf.·
2026 9. kitabı
“Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe.“ Bir yazarın babasının ölüm döşeğine düşmesiyle yazmaya başladığı roman. Bir yakınını kaybettikten sonraki üzüntü, acı, hüzün, çaresizlik… hepsini hissettiriyor. Bunun yanında hasta olan kişinin ölümü bekleyişi, yakın zamanda öleceğini bilmesi, bir aydan kısa bir süre daha yaşayabilmek için doktorla yaptığı konuşma çok etkileyici ve düşündürücüydü benim için. Aslında hiç sıkmayan ve akıcı bir kitap olmasına rağmen birkaç sayfa okudukça okumaya ara verdim. Çünkü yazdıkları çok gerçek ve hepimizin hissedebileceği şeylerdi. İnsan ben bu durumu yaşarken ne yapacağım diye düşünmekten kendini alamıyor. Bu yüzden sindire sindire okumak gerekiyor. Doğum gibi, yaşamak gibi, ölüm de tüm canlılar için doğal ama çok sevdiğimiz bir insanı kaybettiğimizde hayatımıza nasıl devam edebiliriz, bir daha tam anlamıyla mutlu hissedebilir mi insan, tamamlanmış hissedebilir mi?
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,2bin okunma
Günlerle ve gecelerle ne yapacağımı bilmiyorum, özellikle öğle sonlarıyla ne yapacağımı hiç bilmiyorum, üzüntü oralara saklanır, kımıldamayan bir kedi gibi, öylece durur ve sana bakar, odanın ortasına çökmüş bir manda gibi, etrafından dolaşmanın hiçbir yolu yok. Yazlarla ne yapacağımı bilmiyorum, onlar babamla, annemle, evle ve bahçeyle ilintiliydi, durmadan ortaya çıkan tüm anılarla ne yapacağımı bilmiyorum, geçmişle ne yapacağımı bilmiyorum, gelecekti günlerle ne yapacağımı da. Babamın kıyafetleriyle ne yapacağını bilmeyen ve onları hâlâ her hafta yıkayan annemle ne yapacağımı bilmiyorum.
Sayfa 194
Gelmekte olan baharın verdiği hüzün - diktiği her şey o zaman baş gösterecek ama o onları göremeyecek. … Hüznün ağacı tam da gelecekte çiçek açacak, meyveye duracak ve dallanıp budaklanacak. Ölüm sensiz olgunlaşan bir kiraz ağacıdır.
Sayfa 193