Tarihin inşasına tanıklık etmek...
10/10
·416 syf.··
2025 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2025 22:45
Unutulmuş Diyarlar destanında, Drizzt Do’Urden efsanesinin Anayurt kitabıyla başlayan uzun külliyatın bu kitabına kadar gelenler biliyorlar; dünya, daha doğrusu Faerun değişiyor. Ve çok uzun bir süre de böyle kalacak. Acaba kalacak mı? Bunu okumaya devam etmeden tabi ki bilemeyiz. Hangi ırktan olursan ol, nasıl yetişirsen yetiş, ne yaşarsan yaşa iyi ve ya kötü olmanın seçimi, kalpten, içindeki ruhtan geliyor. Ve biz bu kitapta, iyi ve kötünün inanılmaz dengesini şaşırtıcı süprizlerle öğreniyor, dünyanın, kelimenin tam anlamıyla kaç bucak olduğunu öğreniyoruz. Her ırk iyi ve ya kötü olarak sınıflandırılabilir mi? İyi ya da kötü olmak ırksal bir dürtü mü? yoksa sadece basit bir seçim mi? Leziz. Tek kelimeyle yine leziz bir Unutulmuş Diyarlar kitabı. Değişimler Serisi, adı üzerinde ve bu ilk kitap; Okurken "evet bir şeyler değişiyor ve nereye gidecek bilmiyorum" diyorsunuz. Kitap, açılışta sizi şimdiye kadar okuyarak geldiğiniz zamanın yüz yıl sonrasıyla karşılıyor ve bu flash forward dan sonra günümüze tekrar dönerek tarihin "evet tarihin" inşasına tanıklık ediyorsunuz. Tarihin inşası size biraz iddaalı gelmiş olabilir fakat, kitapta, gerçekten bir tarihe, gelecekte yazılacak muhteşem bir, yok yok, iki tarihsel olaya tanıklık edeceğiz. Eh tahmin ediyorsunuzdur tabi ki, neticede hep bildiğimiz bir kurgu edebiyatı yürüyüşü; sonraki kitap için altyapı yazılır, biraz sizi meraklandırır, heyecanlandırır. Değişimler Serisinde sanırım 3 kitap da farklı bir macerayı konu alacak ve Ork Kral kitabı da hem tarihsel anlamda bir öneme sahip ve elbette Kışgörmez Destanı için ufaktan (ufak mı bilemem artık ehhehe) bir girizgah. Unutulmuş Diyarlar Efsanesinde çok sevilen ve çok değerli bulunan bir seri ve kitap değil (sanırım) ama emin olun, bazı kitaplar var ki, "evet yaa,
Ork KralR. A. Salvatore · Laika Yayıncılık · 2013103 okunma
Hell yeahh 3:)
10/10
·832 syf.··
Beğendi
·
2020 44. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2020 12:16
--------- Zaman Çarkı serisi 1. Kitap - - - - - - - Kitaplarını toparlamak bir yılımı alsa da, seriye başlamak gözümü korkuttuğu için, bir cesaret sonunda ben de dahil oldum ;) İncelemeden önce şunu belirtmeliyim ki, benim için oldukça verimsiz bir zamanda okudum. Çok zor adapte oldum. Benden kaynaklı olduğu için kitaba gölge düşürmeden yorumlayacağım. Robert Jordan, kalemiyle ilk defa tanıştığım bir yazar. Fantastik okuyucuları bilir ki, betimlemeler vazgeçilmezdir. O esere lezzetini veren de odur. Yoksa olay örgüsü okuyup durursunuz. Bu seri için, betimlemeler çok fazla diyenlere bu yüzden hak vermiyorum. Oradaymışsın hissiyatı veriyorsa sana, bundan daha haz alınabilecek birşey var mıdır? Kurgusunu LOTR serisine çok benzettim, kurgudan ziyade serinin gidişatı oldukça benzerlik gösteriyor. Elbette elfler, cüceler yok :) ne demek istediğimi okuyanlar anlamıştır. Fantastik okumaya yeni başlayan arkadaşlara mümkünse önermiyorum. Hatta, belli bir düzeyin üzerinde fantastik okuyucusuysanız deneyin derim. Zilyon tane karakter var, olay akışı çok ağır ilerliyor. Bun alışık değilseniz sizi kitap okumaktan soğutabilir. Benden söylemesi :) Karantina günlerine denk gelmesi, kafamı tam veremediğimden oldukça uzun bir sürede okudum. Aslında dizi gibiydi, bitsin diye çabalamadım keyif alarak yaya yaya okudum :) 14 ciltlik bir seriye önsöz gibi bir kitaptı. Asıl olayların 4. Kitapta başladığını bildiğimden çok beklentisiz okudum. Güzel bir deneyimdi, lakin 800 sayfa durduğuna bakmayın, 20 saatten fazla okuma yapmışım bu kitapta. İçerikten bahsetmem pek mümkün değil :) nerden başlasam roman olur. Çark dilediği gibi dokur, ama dilerim serinin sonunu görebilenlerden olurum ;) Başlamaktan korkmayın, bu yolculuktan mahrum kalmayın ;) hadi eyw .)
Edebiyat
Dünyanın GözüRobert Jordan · İthaki Yayınları · 20192,134 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·144 syf.·
2019 77. kitabı
i.hizliresim.com/9YlXm9.jpg “Gül yetiştiren adam” Nahif bir kitap isminden fazlası hikayeler. 1 kitap 2 hikaye. Evvela arkadaşlarını Kurtuluş Savaşı’nda kaybetmenin mahcubiyeti ile benliğini 50 yıl evde hapsetmiş bu zaman zarfında Gül yetiştirmekle şehre mana olan naif bir amcamız. İyi bir şeyler yapmanın umuduyla kendini renk renk gül yetiştirmeye adayan ve torunuyla arasında geçen diyaloglarda pasif direnişin elle tutalamayacak şeyler olduğunu,oturarak dünyanın değişmeyeceğini fark edip bir namaz vaktinde kendini insanlar arasında bulmuş, ama insanın anı anını tutmazken 50 yılda değişen şeylere hayrete düşen amcamız. Gül kokusunu bastıran çimento kokuları, yükselen binalar, değişen kıyafetler,görkem,ihtişam,süs,hatta vitrinler... Nasıl olur da insanlar değerlerinden vazgeçti,vazgeçer diye düşündü. Uğruna mücadele verdikleri,çeşitli savaşlarla,kayıplarla galibiyet kazandıkları derken gördükleri neyin mağlubiyeti diye içinden geçirdiğini bazı satır aralarında hissediyorsunuz. Sonra bir hevesle girdiği camide gördüğü saf sayısına mı yoksa nasranilere benzettiği insanlara mı şaşırdı diye düşünürken...Hatırlatması gerekenleri sevgili Özdenören hikayenin sonuna iliştiriyor; “Söz çok,ama sözlerle oyalanacak vakit yok.(hülasa kitabımızda 1 günde bitecek kadar kısa lakin dolu dolu cümleler eşliğinde.) “Benim gibi bir zamanın uzaklarından gelmiş bir garip sizi şu halinizle görse,vallahi size müslümanlar demezdi... namaz kılıyorsunuz ama görünüşünüz nasraniler gibi. Kardeşler! Dışı kafire benzeyen insanın içi de ona benzemeye başlar... “diyor ve hatırlatması gerekenleri hiç çekinmeden söylüyor. Hülasa sevgili Özdenören ilk hikayesinde bize kayıplarımızdan,değişen zamanda yitirdiklerimizden,hiçe sayılan değerlerden bahsediyor. hikayenin sonunda kaleme alındığı gibi “
Edebiyat
Gül Yetiştiren AdamRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 202121,6bin okunma