Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "KUZGUN YEMİNİ" //ALINTILAR #Karanlık her zaman korkutucu değildir, bazen de öğreticidir... #En büyük korku bilinmeyen değil, insanın henüz tam keşfedemediği kendi zihnidir;çünkü adalet de zulüm de önce orada başlar... #Bazı karanlıklar anlatılmadıkça büyür... #Bazı hikayeler yazılmak değil, susmamak için doğar... #Bilinmezlik kapının ardında kara bir kuyu gibi bekliyordu... #Zaman yalnızca akmıyor, insanın üstüne çörekleniyordu... #Düşünceler bazen insana bir tabanca gibi doğrulabilirdi... #Gölge karanlığı değil aydınlığı getirecek... #Bazen dönmek iyidir, nereye olursa olsun... #Doğrular acıtır... Dönüşen birinin ardından koşan herkes, bir noktada aynı karanlığa girer.. #Bazı sorular soruldukları anda anlamını yitirirdi.. #Hiçbirşey söylememek en doğru cümleydi... #Bazı mesajlar anlaşılmak için değil, uyanmak için yazılırdı... #Bir insanın içinde bu kadar karanlık olabileceğini... Sevginin bazen insanı kurtarmadığını... Geç farketmişti... #Bazı sorular insanı hayatta tutmaz;sadece daha çok acıtırdı... #Yüreğinin ortasından kırılmıştı, nasıl onarılacağını bilmiyordu... #İnsan her zaman gerçeğin iyileştirdiğine inanır... #Bir insanın sevdiği birini kaybetmesinden daha önemli ne olabilirdi? Yanılmış olmak... #Bazı anlar vardır, yaşanmasa hayat devam eder, yaşandığında ise insanın içinden bir şey kopar... #Hiçbir şey aydınlığa erişmemişti, aksine herşey karanlığa gömüldü... #Bazen doğru olan şey, insanın en büyük yanlışıydı... #Bazı pişmanlıklar ses istemezdi., sessizce insanın içine çöker orada kalırdı... #Gölgeler ölümsüzdür... #Tehlike geçmişte kalmazdı, şekil değiştirirdi... //KİTAP HAKKINDA
Kuzgun YeminiKamuran Elagöz · Edebiyatist Yayınevi · 202622 okunma
muhteşmdi
10/10
·255 syf.··
Beğendi
·
2026 72. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 01:56
Bazı yolculuklar bir varış noktasına ulaşmak için yapılır. Bazıları ise insanı değiştirmek için. Şafak Yıldızı'nın Yolculuğu, Narnia Günlükleri içerisinde belki de en büyülü, en şiirsel ve en unutulmaz macera. Bu kez Narnia'nın kaderini belirleyecek büyük bir savaşın değil, bilinmeyene doğru yapılan bir keşif yolculuğunun içindeyiz. Lucy, Edmund ve kuzenleri Eustace; Kral Caspian'ın gemisi Şafak Yıldızı ile doğunun en uzak denizlerine doğru yelken açıyor. Amaçları, yıllar önce kaybolan yedi Narnia lordunun izini sürmek. Ancak onları bekleyen şey yalnızca kayıp insanlar değil; korkuların gerçeğe dönüştüğü adalar, ejderhalar, görünmez düşmanlar ve dünyanın sonuna uzanan gizemli bir yolculuk. Bu kitapta beni en çok etkileyen şey, hikâyenin aslında bir deniz yolculuğundan çok bir iç yolculuk olmasıydı. Özellikle Eustace... Serinin başında kibirli, bencil ve katlanılması zor bir çocuk olan Eustace'ın yaşadığı değişim, Narnia Günlükleri'nin en güçlü karakter gelişimlerinden biri. Çünkü Lewis burada bize çok önemli bir şey söylüyor: İnsan değişebilir. Ama değişim her zaman acıtır. Her ada yeni bir sınav. Her durak yeni bir yüzleşme. Her dalga karakterleri biraz daha olgunlaştırıyor. Şafak Yıldızı ilerledikçe hikâye de büyüyor. Başlangıçta bir macera gibi görünen yolculuk, zamanla insanın korkularını, arzularını ve içindeki karanlığı sorguladığı bir arayışa dönüşüyor. Bu yüzden kitap yalnızca çocuklar için yazılmış bir fantastik roman gibi hissettirmiyor; her yaşta okura farklı şeyler söyleyen zamansız bir masal gibi duruyor. Ve sonra doğuya ulaşıyoruz... Denizin bittiği yere. Haritaların sustuğu yere.
Edebiyat
Şafak Yıldızı'nın YolculuğuC. S. Lewis · Doğan Egmont Yayıncılık · 20121,534 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi
YAŞAR YILTAN'IN “SEVGİLİ SANAT”KİTABI ÜZERİNE Sanatın, aşkın, güzelliğin iç içe anlatıldığı, mitolojiden çağdaş sanata kadar birçok konuya, sanatsal eserlere ve sanatçılara değinilen kitapta, birbirinden güzel ve keyifle okuyacağınız 25 sanatsal mektup yer alıyor. Aşk ile ilgili güzel söyleyişleri görülür: “Yakaladıysan aşkı, yalnızlığı ve de seni; deklanşöre defalarca bas; onlarca, yüzlerce, binlerce kez bas... Belki bunlardan birinde yalnızlığı, birinde aşkı, birinde de özellikle “seni” ölümsüzleştirirsin.” “Siyah dünyanın üzerine baştan başa kırmızı şarap dökmeli… Kırmızı şarapla dünyayı sarhoş etmeli... Dünya aşk sarhoşu olmalı... Siyah bir şapka nasıl olur diye düşünüyorum tekrar.” "Bilmem ki, belki de sen içimdeki metaforların keman sesiydin. Seni bulayım diye ne kurgular kurdum, bir bilsen…" Şehirlerin sanatla özdeşleştiği kimi şehirleri sanatıyla anlatır.“Sevgili Sanat, dünyada şehirlerin kimileri adeta sanat için yaratılmış; Budapeşte, Paris, Prag, Viyana, Rio, St. Petersburg… mimarinin, resmin, heykelin, müziğin başkenti sayılabilir mi? (…) Viyana’da Vals, Buenos Aires’e tango, Rio de Janeiro’ya samba…” Bir insan bir konuda nasıl derinleşirse, bir şehir de öyle. “Portakal Çiçeği Karnavalı” oluşturmak istedik, iyi de gidiyor. Bunu, daha çok çalışarak Adana ile özdeşleşir hale getirmek gerekir. Yazar kitabında sinemaya da yer vermiştir. “Hababam Sınıfı”ndan tutun da “Akıl Oyunları” filmine kadar birçok film hakkında düşüncelerini yazmıştır. Tiyatrodan müziğe kadar değişik sanat dallarıyla ilgi düşüncelerini yazmıştır. Kendi içsesinden tutun da soru yanıt diyalogları çokça yer alır: “Sevgili Sanat, Dionysos adına düzenlenen bağ bozumu törenlerine benimle birlikte gelmek ister misin? İstemez misin? (belki biraz daha ısrar edersem kanar) Mehtaplı gecede
Sevgili SanatYaşar Yıltan · Baygenç Yayınları · 20210 okunma
6/10
·409 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 21:15
Binbir Gece Masalları'nın 5. Cildi Dokuzuncu kitap ile başlıyor. 487. Gece de Şehrazat Ebu Kir ile Ebu Sir'in Öyküsünü anlatır. Ebu Kir bir boyacıdır ve herkesi kandırarak paralarını alır. Öyle bir duruma gelir ki artık kimse kendisiyle iş tutmaz olur. Ebu Sir ise bir berberdir. O da namusuyla para kazanan bir emekçidir. Ebu Kir yanına gelerek ondan yardım ister Ebu Sir de ona yiyecek verir bir süre bu böyle devam eder. Sonra berberin de işleri kotuleşince Ebu Kir gel kısmetimizi başka yerde arayalım der ve bir gemiye binip bir ülkeye giderler .Yolda birbirlerine söz verirler kimin bahtı açılsa kimin şansı yaver gitse diğerine yardım edecek derler. Yolda berberin işleri açılır ve kazandığı ne varsa Ebu Kir ile paylaşır. Ebu Kir ise kendisini deniz tuttuğunu söyleyerek hiçbir iş yapmaz. Böylece bir ülkeye gelirler bir otele yerleşirler. Ebu Sir orada da çalışır ve kazandığını yine Ebu Kir'le paylaşır ama bir gün hastalanır. Yiyecek bir şey kalmayınca Ebu Kir arkadaşını bırakıp çalışmaya gider ama hangi boyacanın yanına giderse gitsin kimse kendisine iş vermez. Bu sırada Ebu Kir'in dikkatini bir şey çeker her şey mavi ve beyazdır. Boyacilara diğer renklerden bahseder. Ama kimse bu renkleri bilmez. Bunları görünce ülkenin şahina gider ve durumu anlatır. Şah eğer dediklerin doğruysa senin bu ülkenin en zengini ederim der. Ebu Kir aldığı paralarla ülkenin en zengini olur. Herkes bu yeni renklere hayran olur. Bu sırada Ebu Sir de iyileşir ve otelden çıkarak iş aramaya gider. Arkadaşı Ebu Kir'i görünce dükkanına gider ancak Ebu Kir ,Ebu Sir'i bir güzel dövdürüp dışarı atar. Ebu Sir bari gideyim bir hamamda yıkanayım der ama ülkede hamamda yoktur ve kimse hamamın ne olduğunu da bilmez. Ebu Sir , Şaha giderek hamamı anlatır ve Şahın yardımıyla bir hamamda kurar ve o da
Binbir Gece Masalları 3/1Anonim · Yapı Kredi Yayıncılık · 202222 okunma
Zamanın, Hafızanın ve Varoluşun Senfonisi
10/10
·3148 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 19:34
Bazı eserler vardır ki, kapağını araladığınızda yalnızca bir kitaba değil, kendi içine katlanan, sınırları belirsiz bir evrene adım atarsınız. Marcel Proust’un yedi ciltlik anıtsal eseri Kayıp Zamanın İzinde, tam da böyle bir başyapıttır bana göre. Bu devasa anlatı, bir okuma eyleminden ziyade, insanın kendi içsel arkeolojisine doğru çıktığı uzun, zahmetli fakat bir o kadar da büyüleyici bir kazı çalışmasıdır. Bir okur olarak bu metne dalmak; akıntıya karşı yüzmeyi bırakıp kendini zamanın o büyük, yavaş ve derin nehrine teslim etmeyi gerektirir. Kaleme alacağım en uzun incelemelerden birisi olacak hiç şüphesiz. Dile kolay: 3148 sayfa! 49 gün! Öncelikle bu görkemli edebi katedralin koridorlarında gezinirken hissettiklerimi ve eserin ruhumda bıraktığı izdüşümleri, daha sonra da 7 ciltlik eserin her bir cildine yazmış olduğum incelemeleri paylaşacağım. O halde başlayalım! Proust’un evreninde zaman, akıp giden ve yitip kaybolan bir düşman değil; yontulması, katmanlarına ayrılması ve nihayetinde fethedilmesi gereken bir maddedir. Yazar, daha önceki incelemelerde de paylaştığım meşhur "madlen keki" metaforu üzerinden zihnimize şu sarsıcı gerçeği fısıldar: Geçmiş asla tam anlamıyla geçmemiştir; kokuların, tatların, melankolik bir melodinin ya da eski bir parke taşının kıvrımlarında sessizce pusuya yatmış, uyandırılmayı beklemektedir. Eseri okurken, yazarın anılarıyla birlikte kendi "istemsiz hafızanızın" da tetiklendiğini, zihninizin derinliklerinde çoktan unuttuğunuzu sandığınız yüzlerin, ışıkların ve tatların usulca yüzeye çıktığını hissedersiniz. Proust okumak, bir nevi kendi geçmişinizle de yüzleşmektir. Bu yüzdendir ki Proust’un dili, sabırsız ruhlara veya modern çağın hızına alışmış zihinlere göre değildir. O, bir cümlenin içine koca bir ömrü, bir duygunun en ince
Kayıp Zamanın İzindeMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 2024747 okunma
Binbir Gece Masalları 4. Cildin Özeti
7/10
·752 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 15:16
Serinin 4 . Cildini oluşturan bu kitap 7. Ve 8. Kitaplardan oluşuyor. 339. Gecede Şehrazat Tunç kentinin olağanüstü öyküsünü anlatıyor. Bu öyküde de halife küplere hapsedilmiş cinlerin öyküsünü merak eder. Bir adamı görevlendirir. Bu adam Tunç kentine gider orada çeşitli olağanüstülükler görür. Daha sonra küpleri alıp halifeye getirir. Halife küpleri açarak içindeki cinleri serbest bırakır. Kitabın ikinci öyküsü olan İbn-i Mansur ile İki Genç Kızın Öyküsü'nde halifenin gece uykusu kaçtığından İbn-i Mansurdan bir hikaye anlatmasını ister İbn-i Mansur da ona iki genç kızla tanıştığını ve adı Sitti Bedr olanın aşığından ayrıldığını öğrenir sebebi de yanındaki köle kızmış çünkü Sitti Bedr'in aşığı bu ikisini öpüşürken görmüş ve kendisini terk etmiştir. Bunun üzerine İbn-i Mansur mektuplarını birbirlerine ulaştırarak kavuşmalarını sağlamış. Tüm bunları dinleyen halife hikayenin sonuna doğru uyuyakalıyor. 353. Gece olunca Şehrazat, Kasap Vardan ile Vezir Kızının Öyküsünü anlatır Sürekli kendisinden alışveriş yapan bir kadın kasap Vardan'ın dikkatini çeker. Bunun üzerine Vardan genç kadını takip eder ve yer altındaki bir odaya girdiğini görür. Kadını gizlice gözetleyen Vardan , kadının içeride bir maymunla birlikte olduğunu görür. Fırsatını bulunca gidip maymunun kafasını keser ve kadınla evlenir. 355. Gece olunca Yeraltı Sultanı Yemliha'nın Öyküsünü anlatır . Danyal adlı ünlü bir tip bilgini ömrünün sonlarına doğru tüm bilgi birikimini oğlu Hasib'e güvenli bir şekilde aktarmanın yollarını düşünür ve tüm bilgilerini beş sayfalık kağıda özetler. Ama biraz düşündükten sonra bunun da özetinin olduğunu düşünür ve beş sayfayı da bir cümlede özetler bunu bir kağıda yazarak eşine verir ve eşine der ki : Bunu Hasip anlayacak yaşa gelince ona ver der ve tüm kitaplarını denize
Binbir Gece Masalları Cilt 2/2Anonim · Yapı Kredi Yayınları · 202040 okunma