Pencereden bakınca Taşkent treninin geçmekte olduğunu gördü ve bir an vagonların içini getirdi gözlerinin önüne: Vagonlarda oturan yolcular çay ya da votka içiyor, aralarında konuşuyorlardı. Ama bunların hiçbiri, küçük Boranlı istasyonunda o sırada bir adamın, bir yerlerden çıkıp gelen akdoğan bakışlı bir memurun karşısında ter döktüğünü bilmiyordu.
Küçük çocuklar büyüklerin her şeyi çok iyi bildiklerini, çok akıllı ve her zaman da haklı olduklarını sanırlar. Ama biraz büyüyünce bunun pek doğru olmadığını anlarlar. Onları terbiye edenlerin, yani biz ana babaların bazen ne kadar gülünç, acınacak hâlde olduğunu görürler.
Elbette herkesin kabul ettiği gerçekler, ortak doğrular vardır. Ama herkesin bir de kendi görüşü, düşüncesi, tecrübesi vardır. İşte bu görüşler, o kişinin ölümüyle yok olup giderler.