Berkay

Berkay
@yeismeyus
anlaşılmamak bizim gibilerin yazgısı.
Kocaeli
2000
25 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·72 syf.··
2025 2. kitabı
1912 yılında yayımlanan kıyamet sonrası bilimkurgu, distopya eseri. Roman bir veba salgını sonrası milyonlarca insan hayatını kaybetmişken hayatta kalan azınlıktan olan Granser ve torunları etrafında dönüyor. Dünya var olduğu sürece salgınlar hep var olacaktır. Hal böyleyken bir salgının nelere sebebiyet verebileceği çarpıcı bir biçimde anlatılmıştır. Medeniyet, kültürler hatta dil tamamen yok olmuş yerini ilkellik, yabanileşme almıştır. Gransere göre uygarlığımız kırılgan yapıdadır. Günün birinde bir felaket ile yıkılan uygarlığımızın yüzyıllar sonra tekrar inşaa edilebileceği ve tekrar yıkılabileceği döngüsüne dikkat çekiyor.
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma
Reklam
7/10
·177 syf.··
2025 1. kitabı
Dostoyevski'nin 1866 yılında kendi hayatından esinlenerek 25 günde yazmak zorunda kaldığı roman. Yayıneviyle yaptığı anlaşmaya göre eğer bu romanı 25 gün içerisinde bitiremeseydi bir dahaki yazdığı romanlardan hak talep edemeyecekti. Hatta romanın yetişmesi ve iyi olması için sonrasında evlendiği Anna diye genç bir kadından yardım almıştır. Soylu bir ailenin çocuklarına eğitim vermek için aileye öğretmen sıfatıyla dahil olan zeki, gururlu, gözü kara, dobra Aleksey İvanoviç. İlk ve bir sonraki kumarını eğitim verdiği çocukların üvey ablası, aşkı Polina için oynamıştır. Belki de Polinanın ona geldiği gece beklediği karşılığı görseydi son kumarı olacaktı. Ama öyle olmadı. Çünkü Polina hastaydı. Sonrasında sadece kumar oynamak için oynadı. Polinayla olan karmaşık ilişkisi yüzünden kumara olan tutkusu ağır basmış ve gerçek aşkını unutmuştur. Yıllar sonra Polinanın kendisini unutmadığını ve sevdiğini öğrenmişse de artık çok geçtir. İnsan ilişkileri ve aşk konusunda şansı yaver gitmediği gibi kumarda da gitmemiştir. Çünkü kumarda her zaman kaybedersin. Kazansan bile. Kitap kumarın insanı ne zavallı bir hale sürüklediğine ve hayatını bitirdiğine çok iyi bir örnektir.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,4bin okunma
7/10
·160 syf.··
2024 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2024 00:50
Kendini dış dünyadan soyutlamış, iş çatışmaları olan yeraltı denilen karanlığa çekilmiş tutarsız bir adam. Karakterimiz ailesiz büyümüş, hayatı boyunca kimse tarafından istenmemiş, hor görülmüş. Sevginin ne olduğuna dair en ufak fikri yok. Sevgiyi sadece sevenini zorbalamak, aşağılamak, hükmü altına almak gibi eylemler ile bağdaştırıyor. Kendisini aşağılık, zavallı, aciz gördüğü için diğer insanlarıda böyle tanımlıyor. Her şeye gücenen, fazlasıyla hassas ve kırılgan karakterimiz bu sebeple insanlardan nefret ediyor ve intikam duygusunu benimsiyor. Kendi hayal dünyasında yaşayan bu adam zorunda olduğunu bildiği için gerçek dünyada rol yapıyor. Oldukça karmaşık bir psikolojiye sahip. Okb'den tut anksiyeteye, kişilik bozukluğuna kadar bir çok psikolojik rahatsızlığın izlerine rastlıyoruz. Eğer bu karakter günümüzde yaşıyor olsaydı ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde olurdu. Bir hipotez ortaya atmak isteseydim belki de yeraltı diye adlandırdığı yerin akıl hastanesi olduğunu söyleyebilirdim. Karakterimiz romanın başından beri hür iradesi olduğunu kendisine kanıtlamak için bilinçle yanlış seçimler, hatalar yapıyor. Eğer kendi kötülüğünü isteyemiyorsa hür irade ne işine yarar ki? İşte gerçek bir başkaldırı. İşte özgürlük... “Liza, iyi biri… olmama… izin vermiyorlar.”
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2018159,3bin okunma
6/10
·56 syf.··
2024 5. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2024 21:09
Öykü ismini rusyanın bir taşra kasabasında bulunan deli hastanesindeki odadan almıştır. Bu hastalarla ilgilenilmiyor, zor şartlar altındaki kendi aciz kaderlerine bırakılıyordur. Koğuşta bulunan Gramov isimli hasta annesini, babasını hatta kardeşini kaybettikten sonra hayata tutunmaya çalışırken sürekli takip edildiğine dair birtakım obsesyonlar yaşadığı için hastaneye yatırılır. Oysa o her ne kadar hasta olsa da akıllı, eğitimli, özgün bir delikanlıdır. Boktan taşra kasabasından sıkılan Hastanenin doktoru Andrey bir gün Gramovla konuşma fırsatı bulur. Andrey nispeten iyi bir hayat yaşamıştır. İkisinin en büyük ortak yönü okumaya olan tutkularıdır. Andrey Gramovla olan felsefi sohbetinden öyle bir keyif almıştır ki neredeyse her gün onun yanındadır. Böylelikle hastanede ve kasabada Doktor Andreyin akli dengesini kaybettiğine dair söylentiler yayılır. Andrey her ne kadar sağlıklı olduğunu söylese de çevresine bunu inandıramaz. Deli gömleği giydirilirek altıncı koğuşa yatırılır. Hastalara karşı yapılan tüm kötülüklere bugüne kadar sessiz kalan Doktor Meczup Andrey bugünden sonra bağırmaya başlar.
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Can Yayınları · 202187,2bin okunma
7/10
·184 syf.··
2024 3. kitabı
Dostoyevski'nin mektup-roman şeklinde kaleme almış olduğu ilk eseridir. Makar adında bir katibin uzaktan akrabası olan Varvara'ya karşı aşkını anlatır. Yoksullukları yüzünden dışlanılan bu iki insanın birbirlerine karşı olan bağlılığı, fedakarlığı ve merhameti hayranlık uyandırıcıdır. Dostoyevski bu romanında yoksulluğu öyle bir betimlemiştir ki okurken acıma duygusuyla başbaşa bulabilirsiniz kendinizi. Romanın sonunda Varvara'nın yaptığı seçim beni bu kadar hayal kırıklığına uğrattıysa Makar'ın duyduğu acı ve kederi düşünemiyorum.
1000Kitap
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,8bin okunma
Reklam