Dünyada hepimiz sallantılı korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Ancak tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır, tramvaydaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur, kimi müdürlüğüne, kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna İnanır. Gülünçlüğünü fark etmez. Kağızman köylerinden birinde bir çift öküzünü tutunan bir adam tanıdım. Öküzleri besiliydi, pırıl pırıldı. Herkesin "veli ağa nın öküzleri gibi öküz yoktur" demesini isterdi. Daha gülünçleri de vardır. Ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek bir tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi ! Bir kadın. Birbirimize yeteceğimiz, benimle birlikte düşünen, duyan, seven bir kadın !