Yeliz Erol

Puan vermedi·424 syf.··
2026 2. kitabı
Bir aşk hikâyesi gibi görünse de özünde ebeveyn davranışlarının çocukların geleceğine nasıl etki ettiğini gösteren güzel bir kitap Gurur ve Önyargı. (41 yaşında, üç kız annesi olunca başka gözle bakarak okuyamadım.) Aynı anne babayla büyümüş beş kız kardeşin bu denli farklı karaktere sahip olması, hikâyeyi asıl ilginç kılan nokta. Austen burada tek başına ebeveyn tutumunu suçlamıyor; mizaç, karakter ve kişisel eğilimlerin de en az aile ortamı kadar belirleyici olduğunu gösteriyor. Elizabeth’in sağduyusu, Jane’in yumuşaklığı, Lydia’nın pervasızlığı… Hepsi aynı evden çıkmış olsa da bambaşka iç dünyalara sahipler. Belki de Gurur ve Önyargı’nın kalıcılığı buradan geliyor: Bizi tek bir doğruya zorlamıyor. İnsan karakterinin ne kadar çok katmanlı olduğunu, ebeveynliğin ise bu karmaşık yapının yalnızca bir parçası olduğunu hatırlatıyor. Yıllar geçse de roman değişmiyor; değişen, ona hangi yerden baktığımız.
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·456 syf.··
2026 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 11:46
Magda Szabó, Abigail’de II. Dünya Savaşı’nın Macaristan’daki etkilerini bu kez bir çocuğun gözünden anlatıyor. Özgür ruhlu, şımarık sayılabilecek Gina Vitay, general olan babası tarafından bir gün ansızın katı kurallarıyla bilinen Matula Yatılı Okulu’na bırakılır. Gina için bu okul; sevgiden, özgürlükten ve alıştığı hayattan koparılış demektir. Disiplinin tavizsiz olduğu Matula’da Gina yalnızdır, öfkelidir ve babasına kırgındır. Ancak zamanla bu zorunlu ayrılığın ardındaki gerçek ortaya çıktıkça, Gina’nın bakışı ve karakteri değişir. Babasının ondan tek bir isteği vardır: Bu okuldan asla dışarı çıkmaması. Roman ilk sayfalarda ağır ilerlese de, okulda fısıltıyla anlatılan gizemli bir Abigail efsanesi merakı diri tutuyor.Bahçedeki bir heykelden ibaret gibi görünen Abigail’in ardındaki gerçeği öğrenme isteği, okuyucuyu sayfalar arasında sessizce sürüklüyor. Abigail; savaşın gölgesinde büyümeyi, itaat ile özgürlük arasındaki çatışmayı ve güvenin anlamını incelikle anlatan bir roman.
AbigailMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 2023282 okunma
Puan vermedi·405 syf.··
2025 21. kitabı
Kitap okumayı seven herkes, eminim ki en az bir kez “Okuduğum kitabı nasıl daha iyi özümseyebilirim?” “Nasıl daha iyi bir okur olabilirim?” sorularını kendine sormuştur. Kitapları Nasıl Okumalı, tam olarak bu sorulara cevap veren ve okura yol gösteren bir rehber niteliğinde. Okuma sürecindeki kafa karışıklıklarını giderirken, kitaplarla kurduğumuz ilişkiyi de daha bilinçli bir hâle getiriyor. İsterseniz kitabı baştan sona okuyabilir, isterseniz okuduğunuz kitabın türüne göre nasıl bir okuma yöntemi izlemeniz gerektiğine dair bölümlerden faydalanabilirsiniz. Her iki şekilde de okura pek çok sorunun cevabını sunuyor. Son sayfalarında yer alan okuma önerileriyle ise yalnızca okuma sırasında değil, sonrasında da yol göstermeye devam ediyor.
Kitapları Nasıl OkumalıCharles Van Doren · Atıf Yayınları · 2021222 okunma
Puan vermedi·736 syf.··
2025 19. kitabı
Nihayet gözümü korkutan bir kitabı daha okuma listemden çıkardım. Darısı diğerlerine inşallah. (Onları da 2026 okuma challengelarıma eklediğimizin dipnotunu düşeyim.) Günlerdir hakkında ne yazacağımı düşünüyorum ve doğruyu söyleyeyim, hakkında hiçbir yan yazı okumadım. Çünkü kendi düşüncelerimin etkilenmesini istemedim. Bu muhteşem yayını nasıl anlatırım bilmiyorum ama hissettiklerimi, gördüklerimi; onlarca bilgi ve olay arasında aklımda kalanları anlatayım. Kilisede meydana gelen bir dizi cinayet ve bunların aydınlatılması kitabın asıl konusu. Bu olaylar üzerinden dönemin dinsel ayrımlarını, papa–kral çatışmasını ve yaşanan yozlaşmayı okuyoruz. Kendisine din adamı diyen bazı papazların yalnızca kendi inançlarını üstün görmelerini ve bunun yarattığı bir “üstünlük zehirlenmesine” tanık oluyoruz. Sonlara doğru katil yavaş yavaş ortaya çıkarken, aslında cahil gördükleri halkın uyanmaması için bilgiden ve kitaptan nasıl uzak tutulduğunu; bu hakkı sadece kendi ellerinde tutmak isteyen kibirlerini görüyoruz. (Burası biraz spoiler olabilir ama yazmadan duramayacağım: Acaba o çok garip dedikleri, herkesten uzak tutmak istedikleri, hem Arapça hem Yunanca olan kitap Kur’an olabilir mi?) Bunların yanında düzeni ve sırlarıyla muhteşem bir kütüphane var karşımızda. Eminim siz de okursanız, tüm enteresanlığına rağmen o kütüphanenin içine girmek isteyeceksiniz.
Gülün AdıUmberto Eco · Can Yayınları · 202015,9bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2025 9. kitabı
Klasikleri okumak, o dönemde yaşananlara şahit olmak zamanımız için ne kadar kıymetliyse, bizim dönemimizde yaşadığımız olayların konu edildiği kitaplar da gelecek için o kadar kıymetli. Ağustos Mavisi de o kıymetlerden biri. Tabii ki tamamen yaşananları anlatmıyor — ki aslında biz onun ne demek istediğini anlıyoruz — ama gelecekteki okurların merakını cezbetmek için ipuçları bırakıyor: pandemi, maske, sosyal mesafe, hatta İzmir depremi... Elsa Anderson, harika ve çok tanınmış bir piyanist. Geçmişinde yaşadığı travmalar, bir konserinde onu ele geçiriyor ve kariyerini bitme noktasına getiriyor. Geçimini farklı ülkelerde verdiği piyano dersleriyle sağlamaya çalışırken, sürekli aynı kadınla karşılaşıyor ve onun ikizi olduğuna inanıyor. Aslında doğup büyüdüğü, travmalarıyla dolu ülkesinden uzaklaşmaya çalıştıkça, kendini ve köklerini arama hikayesi bu anlatı. Şu alıntıyla bitireyim; çünkü beni derinden etkilemişti: > “Piyanom gelmişti. Ciddi bir piyanoydu. Ona dokundum, o da bana dokundu. Onu annemin bedeni gibi düşündüm. Bir daha asla birbirimizden ayrılmayacaktık. Piyanonun içinde onu aramak. Şapkanın içinde onu aramak.”
Ağustos MavisiDeborah Levy · Everest Yayınları · 2024235 okunma
Reklam