Yeni yaş yeni zevkler… ✨🎨
Hediye
Mutluluk - Fransız ressam Jean-Eugène Buland 1903 tarihli
Resmin asıl Fransızca adı “Bonheur des parents”, yani “Ebeveynlerin Mutluluğu/ Anne-Baba Mutluluğu” olarak çevrilebilir. Ressam burada büyük bir olayı değil,küçük ve sessiz bir aile anını resmediyor, yeni doğmuş bebeğini emziren genç anne ve ona sevgiyle, neredeyse hayranlıkla yaklaşan baba. Resmin gücü de tam burada mutluluk abartılı bir sevinç olarak değil, yorgunluk, yoksulluk, mahremiyet ve şefkat içinden doğan sakin bir duygu olarak gösterilmiş. Erkek figürün ise bedensel olarak öne eğilmiş olması ve ellerini birleştirmiş, bakışını bebeğe ve anneye yöneltişi resimde babayı otoriter bir figür olmaktan çıkarıp duygusal olarak dahil olan,hayranlık duyan, bir figür haline getirir. Bu da resmin duygu yoğunluğunu arttırır. Yeni doğan çocuklarıyla genç bir çiftin dokunaklı bir tasviri resimdeki hassasiyet ve sakinlik çok iyi tasvir edilmiş
Sanat
Reklam
Bir külah dondurma ve kaybolan yazlar
Dondurma neden hep çocukluğun tadında? Ağzınızdaki ilk soğuklukta ne hissediyorsunuz? Kaymak kaymak gibi değil artık. Çikolata da çikolata gibi değil. Peki, tarif mi değişti, biz mi? Ne zaman dondurmanın adı geçse, ne zaman bir külah alsam, nerede olursam olayım, kendimi bir an için çocukluğumun yaz akşamlarında, Moda’daki dondurmacımızda bulurum. Annem, babam, kardeşlerim ve ben. “Ne’li olsun?” diye sorulduğunda seçim zorlaşırdı. Çikolata mı, kaymak mı? İkisi de güzeldi. Dondurmalarımızı elimize alır almaz erimeye, akmaya başlardı. Eriyen damlalara yetişmeye çalışmak başlı başına bir oyundu. Sonrası hep beraber Kumlu Park. Çocukken de adına Kumlu Park mı derdik, yoksa bu isim sonradan mı yerleşti, bugün emin değilim. Ne de olsa o yıllarda tüm çocuk parkları mumluydu. Yıllar sonra yine koşarak dondurma alsam da, lezzeti yine harika olsa da bir şey eksik. Parka kadar yürüyorum. Dondurma akmıyor. Telaşlanmıyorum. Yaz mı çok sıcaktı o zamanlar? Ben mi yavaştım, yoksa dondurma mı değişti? Kaymak artık kaymak gibi değil. Çikolata çikolata gibi değil. Tarif mi değişti? Ben mi? Belki o dondurmayı özel yapan taze meyveydi. Annemin elimi tutuşuydu. Ailenin sıcaklığıydı, Moda sahilinden gelen iyot kokusuydu, yaz günlerinin o tatlı serinliğiydi. Belki sütün tazeliğiydi. Belki de hepsiydi. Anılardı, çocukluktu. Kim bilir? Dondurma yine de vazgeçilmez. Kaç yaşında olursak olalım, bir külahı elimize aldığımızda içimizde hâlâ tatlı bir heyecan kıpırdar, yüzümüze çocuksu birgülüş yerleşir. Dondurma bize çocukluğu geri getirmez; ama o günlerin sevgiyle dolu, kaygısız mutluluğunu tekrar tekrar hatırlatır. Dondurmanın arşivlerdeki tarihi Antik dönem anlatılarında karın meyve suyu, bal, şerbet ve çeşitli nektarlarla karıştırıldığına dair pek çok rivayet dolaşır: Çin’in buz
Makale|Yazı
"Sonra bir zaman gelir, insan değişir ve her şeyi bambaşka görmeye başlar." Değişim, zamanın insana kattığı en büyük armağandır. Zaman ilerlerken sadece dış dünya değil, insanın iş dünyası da dönüşür. Düşünceler olgunlaşır, hayata bakış açısı yenilenir, değerler ve öncelikler değişir. Bu, bir olgunluk süreci olarak da değerlendirilebilir; hayatın akışı çinde her bir deneyim, her bir karşılaşma, kişinin dünya görüşünü, değer yargılarını ve hatta hayallerini yeniden şekillendirir. Bu söz, değişimin sadece fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel ve ruhsal bir yolculuk olduğunu hatırlatır. Her yeni gün, yeni bir başlangıç olabilir ve bu başlangıçlar, eskiye dair her şeyi farklı bir ışıkta görmemize olanak tanır. Bu, hayatın bir parçasıdır ve her birimizin yaşam serüveninde kaçınılmaz ve zenginleştirici bir rol oynar.
Sağlık İçin En Güçlü Doğal İlaçlar
A) Yaşamın Temelleri 01- En iyi her derde deva ilaç Su içmek Her derde deva demek abartılı olsa da, yeterli su tüketimi yaşam için vazgeçilmezdir. Su; hücresel faaliyetlerin sürdürülmesine, böbreklerin çalışmasına, vücut ısısının düzenlenmesine, besin ve oksijen taşınmasına yardımcı olur. 02- En iyi güzellik ilacı Uyumak Uyku sırasında büyüme hormonu salgılanır, hücre onarımı hızlanır ve cilt yenilenir. Kaliteli uyku, cildin daha sağlıklı görünmesine ve erken yaşlanma belirtilerinin azalmasına yardımcı olur. 03- En iyi bağışıklık destekçisi Yeterli uyku Uyku sırasında bağışıklık sistemi güçlenir. Kronik uykusuzluk enfeksiyonlara yakalanma riskini artırabilir ve vücudun savunma mekanizmalarını zayıflatabilir. 04- En iyi akciğer dostu alışkanlık Derin nefes almak Diyafram nefesi ve kontrollü derin nefes egzersizleri akciğerlerin daha verimli kullanılmasını sağlar, oksijenlenmeyi destekler ve sinir sistemini sakinleştirerek stresi azaltır. B) Hareket ve Fiziksel Sağlık 05- En iyi kanser risk azaltıcı alışkanlık Yürümek Düzenli fiziksel aktivite; başta kolon ve meme kanseri olmak üzere birçok kanser türüne yakalanma riskinin azalmasıyla ilişkilidir. Ayrıca bağışıklık sistemini ve metabolik sağlığı destekler. 06- En iyi kalp dostu alışkanlık Düzenli aerobik egzersiz Yürüyüş, yüzme, bisiklet veya hafif koşu gibi aktiviteler kalp-damar sağlığını destekler, dolaşımı iyileştirir ve kalp hastalığı riskini azaltır. 07- En iyi stres ilacı Hareket etmek Düzenli fiziksel aktivite kortizol düzeylerini dengelemeye yardımcı olur, endorfin salgılanmasını artırır ve zihinsel gerginliği azaltır. Stres yönetiminde en etkili doğal yöntemlerden biridir. 08- En iyi ruh hali destekçisi Düzenli egzersiz Yürüyüş, hafif koşu ve diğer aerobik egzersizler; endorfin, serotonin ve dopamin
İnsan ve Hayat
Kitap
Bi kitap alıntısından okumuşdum; Keşke insan kitap olsada okusam, hoşuma gitmese yarıda kesib bıraksam... Bir kitapta ise şöyle okumuştum; Her İnsan okunmamış bir kitap gibidir... İnsanlar kitaplar gibidir... Yeni biri ile konuşursun, -Yeni bir kitap almak gibi... Tanış olursunuz - Okursun... Günler geçer- sayılar sayfalar gibi... Kimi de sayılar artık'ca kitapı sevmeye başlarsın, Sevdikce kendini de keşfetmeye başlarsın, ve içten içe kitaba doyumsuz bir sevgin oluşur, Adeta sarar seni onu okumak... Eyer kitapı sevmezseniz ve ya sarmazsa, Gider gelir elinize alırsınız, sevmeye çalışırsınız, ilginizi çeken bir şeyin olmasını istersiniz, Bakar yine gelsin geriye bırakırsın, Ve sonda kitapı bırakırsın... Ve o sırada başka kitaplar gözüne sataşır... Ama, O kitapı yarıda bırakdığın için de bir gün eline alacağınıda bilirsin. İnsanlarda aynen böyle ! Anlayana~ Nasıl olsa hep orda diye, ardında koyanlara...
Reklam
Reklam