Aysu

Babamla yaşadığı yıllarda İstanbul ve Paris salonlarında yazarlar ve entelektüellerle ahbaplık etmiş, Berlin'de renkli ve aktif bir sosyal yaşamı olmuştu. Üstelik aile üyelerinin canlı, yaratıcı, duygusal kişiliklerine alışkındı... Ama şimdi, kadınların cahil bırakıldığı, ancak ailelerine bakıp günlerini alılveriş ya da birbirlerini ziyaretle geçirdiği, erkekleriyle kaynaşmadığı bu sınırlı toplumda bunalıyordu. Yalamındaki boşluğu sanatıyla doldurmaya çalışıyordu. Gerçi evde bir odayı kendine atölye yapmıştı ama oraya gittikçe daha az uğruyor, barınağı olarak düşündüğü yatağında çalışmayı yeğliyordu.
Sayfa 165 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Emin eniştem bastonunun sapıyla şakağını kaşıyordu, "Hep düşünürüm, Atatürk olmasaydı halimiz nice olurdu diye". Ahmet eniştem, "Ne olacak, mahvolmuştuk, bitmiştik" dedi. "Dünya Savaşı'ndan sonra Müttefikler ülkeyi bölüp bölüp paylaşacaklardı. İngilizlerin Ortadoğu'da yaptıkları gibi".
Sayfa 34 - Doğan Kitap·Kitabı okudu

Aysu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·123 syf.·
6 günde okudu
·
2025 18. kitabı
Falih Rıfkı Atay
8.2/10 · 510 okunma
Aşağı ticareti Rumlar kadar iyi bilen ve yapan Suriyeliler, tıpkı onlar gibi, mallarının gittiği yere lisanlarını da göndermişler, seferberlik ve bakımsızlık Türk nüfusunu azalttıkça, Adana'nın Mısır toprağından daha zengin ovalarına kadar ihracatla uğraşan adamları iniyor ve orada kalıyorlar.
Sayfa 27 - Pozitif Yayınları·Kitabı okudu
Aslında ne gariptir, on senedir şehirleri yeni seslerimizle sağır ettik. Şehirler duymaz oldu, şehirler işitmemiş bile... Yaptığımız şeylerin hiçbiri ne köyde ne gönülde bir iz bırakmış! Kesinlikle biz vatana sinmiyoruz, Anadolu'nun hemşerileri gibi değiliz, seyyahları gibiyiz.
Sayfa 18 - Pozitif Yayınları·Kitabı okudu