Hayatta iki kitap benim hayatımı derinden etkilemişti: Sofie'nin dünyası ve bu kitap. Eğer gerçekten inanmaya yatkın bir zihniniz varsa ve arayış içindeyseniz bu kitabı o zihin yapısıyla okumamanızı tavsiye derim yoksa hayat ekseninizi birden kaydırabilir. Belirli bir zeminden sonra okunabilir lakin.
incelik, derinlik ve tesirinden çıkılmayan sözler. Okumadan önce dikkatli olun derim çünkü insanın türlü yönlerinden birine tekabül eder de sonra şaşar kalır, aylak aylak dolaşırsınız
kitabın içeriğinde ziyade öncelikle insani suçların ne dereceye ulaşabileceğinden bahseden yazarın kendisi böyle bir acıdan ve problemler silsilesinden nasıl kurtulduğunu da anlatıyor. Belki bedensel kurtulur insan ama zihinsel süreçler takip eder onu. Hayatın anlamı nedir, etrafımızda olan biten neyi anlatıyor, kimiz biz?
Yüzlerce yıl, hatta belki bin küsür yıl önce yazılmış, insanın arayışını ifade eden bir kitap. İnsan yaratıcıyı bulabilir mi, nasıl bulur, nasıl arar? Bunu kitapsız, öndersiz bir şekilde tabiattan gözlemlerle gerçekleştirmeye çalışan bir çocuğun hikayesi, tabiatın çocuğunun hikayesi. Kitabı lise zamanında okuduğumda en ilginç gelen yanı, kütle çekimden farkındalıklı bir şekilde bahsetmiş bir içeriğini okumuş olmamdı: cisimlerin düşmeye olana meyilleri...
Hay bin Yakzanİbn-i Sina · Yapı Kredi Yayınları · 20246,3bin okunma
Bunu ders şeklinde ilerlemelerle okumuştuk, hayatımda okuduğum en ilginç kitaplardandı. Makineyim, makineyim, makineyim; ötesi yok. Makine olduğumuzu aramamız da bir makinelik. Akışa bırakmalı düşünceleri, fark etmeli bedensel duyumları...