Bir insan ancak yapacak bir şeyi olmadığına, elinin kolunun bağlı olduğuna ikna olursa gerçekten düşünmeye başlar. Bu nedenle belki de her derin düşünce umutsuzlukla başlamalıdır.
Hayata kuşkuyla yaklaşmak için çok neden var. El üstünde tuttuğumuz beklentilerimizi hayat çoğu kez boşa çıkardı. Gelgelelim akla güvenmemek için daha da fazla neden var, çünkü hayat bizi aldatabildiyse bunun tek nedeni, güçsüz aklın aldatmaya izin vermiş olmasıdır. Belki bu aldatmacayı kendisi uydurdu ve sırf gururundan suçunu başkasının üzerine alıyor. Yani en nihayetinde hayat ile akıl arasında seçim yaparken ilkini tercih ediyorsun. Artık ne öngörmeye ne de açıklamaya çalışıyorsun, onarılamaz olan her şeyi kanıksayarak bekliyorsun.