Doğa olgularının düzeni o kadar sarih, o kadar kendiliğinden anlaşılır bir şey olarak kabul edilir ki, köklerini mevcut yaşamın gerçekliğinde değil, zihnimizin doğasında aramayı mümkün kılar. Aslında doğa olgularının düzeni, hayatta gözlemlemek zorunda olduğumuz şeylerin en gizemlisidir.
Tüm sorumlular, çocukların sayısının dört veya beş katı olan yetişkinlerdir. Kaynakları kullanıyoruz, dünyayı yönetiyoruz ve çocukların yaratıcılığını tamamen engelliyoruz.
Bilim, özgür insan aklının bir faaliyeti olarak değer verilmesi gereken bir girişimdir; çünkü kim olduğumuzu, nasıl yaşadığımızı ve evrendeki yerimizin neresi olduğunu fark etmemizi sağlar.