zeynep

zeynep
@yepppuda
res cogitans
1996
905 kütüphaneci puanı (Geçen ay: 577)
832 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Fotoğrafı inceledim ve biraz araştırdım. Sovyet subayı olduğuna dair ile ilgili Doğu Perinçek’in uydurmasından ve SSBC popülaritesi hezeyanından başka bir kaynak yok. İlgili fotoğraftaki askerin tarihçiler tarafından büyük ihtimalle Yüzbaşı Yümnü Üresin olduğu düşünülüyor.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Aklı başında hangi insan şu safsata ve tezatlığı nasıl bir arada sunabilir? “Çünkü o tarihi koşullarda, Lenin'siz bir Mustafa Kemal olmayacağı gibi, Mustafa Kemal'siz bir Lenin'in de yaşaması zordu.” Doğu Perinçek Ne riyakar bir düşünme tarzı şu Marksist-Leninist propagandalarını ve ideolojilerini Atatürk’le meşrulaştırmak, kendi kıytırık görüşlerinin altını doldurmak için Atatürk'ü kendi ideolojik bağlamlarına çekmeye çalışmak? Bunu yaparken de genelde bu tayfa Atatürk'ün emperyalizme karşı duruşu, halkçı politikaları veya Sovyetlerle geçici süreli ittifaklarını kasıtlı olarak amacından kopararak sunuyorlar, şu şahsın yaptığı gibi. Fakat Atatürk ve Lenin asla kıyaslanamaz, kıyaslanması rasyonel birinin yapacağı bir iş değildir. Reformist, halk merkezli, geleneksel kökten düzen kırmaları bakımından bir benzetme olsa anlarım fakat tamamen ideolojik olarak eşleşmeyecek düşünceleri birbirine bağlamış zır cahil. Atatürk pragmatik bir milliyetçiydi. Laik, halkçı, devletçi ama sosyalist olmayan bir modernleşme modelini benimsedi. Özel mülkiyeti tanıdı, serbest ekonomiyle devletçiliği harmanladı. Tam tersi Lenin Marksist-Leninist ideolojiye dayanarak, sınıfsız bir toplum hedefledi özel mülkiyeti ortadan kaldırmaya çalıştı proletarya diktatörlüğünü savundu. Lenin sınıfsız toplum kurmak istedi; Atatürk sınıf değil, millet yaratmak istedi. İkisi de dönemine göre büyük dönüşümler yapmış olabilir ama biri ideolojik devrimle, diğeri ulusal kurtuluşla başladı. Reformlar benzeşse de, altında yatan motivasyonları ve sonuçları tamamen farklıdır. Atatürk’ün pragmatizmi onun Türkiye’nin şartlarına uygun, özgün bir modernleşme modeli yaratmasını sağladı, ne Marksist-Leninist bir devrimcilik ne de saf bir kapitalizmdi karma bir devletçilik ve milliyetçilik politikasıydı. Sizin proletarya
Mustafa Kemal Atatürk
Yalnızca insanlar kültüre sahiplikleri ile diğer memelilerden ayrılan memelilerdir ve kültü­rün 128 milyon yıllık memeli evriminin, 72 milyon yıllık primat ve 5 milyon yıllık hominid evriminin sonucu olan görünürdeki doğamıza kuv­vetli bir biçimde burnunu soktuğunu ve sıklıkla etkin bir şekil­de ona baskın çıktığını gösteren yeterli sayıda kanıtlayıcı örnek mevcuttur. İnsanlar, üremeyi şu veya bu yolla yüzyıllardır kont­rol edebilen ve istenmeyen gebelikleri sonlandırma kabiliyetine sahip tek memeli olmakla kalmaz aynı zamanda yalnızca anne­nin ölümü veya çocuğa bakamaması durumu ile sınırlamaksızın bebek katlini veya evlat edinmeyi gerçekleştirirler. Davranışları salt biyolojileri tarafından belirlenseydi tüm bu farklılıkları ha­yata geçiremezlerdi. Anne ve çocuğu arasındaki bağ bir biyolojik belirlenmişlik arz etse bile insanlar pek çok pratikleri ile bu ba­ğın kırılmaz olmadığını mütemadiyen gösteriyorlar.
Sayfa 61 - Heretik Yayınları
Antropoloji-Etnoloji
Doğadaki anne-çocuk ilişkisinin yalınlığı gözle görülür ve bireysel hayatta kalım için zaruridir. Bebek, anne-taşıyıcılar ile bağ kurmada özgür olabilir ama toplumların çoğu doğurduk­tan sonra annenin bebeğe tepkisinin en azından bir dereceye kadar kalıtsal ve genetik bir belirlenmişliği olduğunda hemfikir gibidirler. Bu yüzden fiziksel ve ayrıca sosyal annelik ilişkisi her zaman kültürel bakımdan ayırt edilir ve sosyal bakımdan kurumsallaştırılır.
Sayfa 60 - Heretik Yayınları
Antropoloji-Etnoloji
Babalık sosyal olarak inşa edilmişken annelik sosyal bir inşanın sonucu değil doğanın bir parçasıydı.
Sayfa 55 - Heretik Yayınları
Antropoloji-Etnoloji