"Her yargı hatanın kıyısında sendeler," dedi Leto. "Mutlak bilgiye sahip olduğunu savunmak canavarlıktır. Bilgi belirsizliğin sınırında yaşanan sonsuz bir maceradır."
Divanı düşündüm. Divanın bu olaydaki önemi neydi? Divanlarla ilgili hiçbir masal işitmemiştim. Uçan halı vardı. Kendi kendine toplanan masa örtüsü vardı. Görünmeyen şapkalar, tez giden çizmeler, kendi kendine çalan arplar vardı. Büyülü ayna da vardı. Ama büyülü divan yoktu. Divanlara oturulur ya da yatılır, divan dediğin çok basit, çok sıradan bir şeydir. Yani, divan dediğin hangi hayal gücünü esinleyebilirdi ki?