yesils

yesils
Insan eli ilk mağaraya ilk bizonu çizdiğinden beri bir ulu ırmak akıyor

yesils

, bir kitap okudu
9/10
·181 syf.·
87 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 21:38
·
2026 12. kitabı
Engin Geçtan
8.5/10 · 6,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
En utangaç geçinen insanların ne kadar arsız olduklarını gizli kalması garantilenmiş bir halvette görmeli.
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi tarih?
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Kitabın anlattığı yıllardaki Osmanlı Devleti’nin durumunu kısaca özetlemenin, hatırat tarzında yazılan bu eseri daha anlaşılır kılacağını düşünüyorum. 1913’te gerçekleşen Babıali Baskını ile İttihat ve Terakki Cemiyeti yönetimi tamamen ele geçirdi. Bu tarihten sonra, cemiyet içerisinde yetişen Talat Paşa İçişleri Nazırı ve daha sonra sadrazam, Enver Paşa Harbiye Nazırı, Cemal Paşa ise Bahriye Nazırı oldu. Devletin en kritik kararlarını bu üçlü belirlemeye başladı. Enver Paşa, Osmanlı’nın I. Dünya Savaşı’na girmesinde en etkili isimdi. Almanya ile ittifakı savundu. Sarıkamış Harekâtı’nı yönetti; ancak bu harekât büyük bir askerî felaketle sonuçlandı. Bu olay, Osmanlı ordusunun ciddi şekilde zayıflamasına yol açtı. Talat Paşa devletin iç yönetiminden sorumluydu ve savaş sürecinde alınan radikal kararların merkezindeydi. Cemal Paşa ise Suriye ve Filistin cephelerinden sorumluydu. Şam merkezli bir yönetim kurdu. Arap isyanlarına karşı sert politikalar izledi. Bu durum, Arap coğrafyasında Osmanlı’ya karşı direnişi artırdı. Bu üçlünün politikaları birkaç önemli sonuç doğurdu: Yanlış askerî stratejiler, özellikle Sarıkamış gibi ağır kayıplar; Almanya’ya aşırı bağımlılık; iç politikada sert uygulamalar ve toplumsal gerilimlerin artması; Arap topraklarında kontrol kaybı ve Arap İsyanı… Sonuçta Osmanlı Devleti, Mondros Ateşkes Antlaşması ile savaştan çekildi ve fiilen dağılma sürecine girdi. Yaşananlardan dolayı Falih Rıfkı’nın bu dönemin liderlerine bir inancının olmadığı görülür. Osmanlı’nın düştüğü bu durum, idealist bir aydın olarak taşıdığı inancı da azaltmıştır. Liderler ve Osmanlı’nın hali üzerinden eski düzenin neden yok olmak zorunda olduğunun altını çizer. Aslında geçmişi hatırlatarak unutturmak ister. Osmanlı’nın son dönemi ve Cumhuriyet’in kuruluşu gibi iki döneme
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,7bin okunma
Yakarak Arınan Usta
8/10
·520 syf.··
2026 10. kitabı
Usta ve Margarita, Mihail Bulgakov tarafından 1920’ler–1930’lar arasında, Joseph Stalin döneminde yazılmıştır. Bu yıllar, Sovyetler Birliği’nde son derece baskıcı ve merkeziyetçi bir yönetim anlayışının hâkim olduğu bir döneme karşılık gelir. Stalin’in liderliğiyle birlikte karar alma süreçleri tamamen merkezileşmiş, muhalefete ise hiçbir şekilde izin verilmemiştir. Edebiyat ve sanat, devlet ideolojisine hizmet etmek zorunda bırakılmış; “sosyalist gerçekçilik” dışında kalan eserler ya yasaklanmış ya da ağır sansüre uğramıştır. Bu ortamda Bulgakov gibi yazarlar eserlerini yayımlatmakta büyük zorluk yaşamış, nitekim roman da yazarın ölümünden sonra basılabilmiştir. Özellikle 1930’larda yaşanan Büyük Temizlik sürecinde binlerce insan “rejim düşmanı” suçlamasıyla tutuklanmış, sürgüne gönderilmiş veya idam edilmiştir. Devletin dini kurumlar üzerindeki baskısı da artmış; kiliseler kapatılmış, din adamları cezalandırılmıştır. Bu bağlamda romanda şeytan figürü Woland’ın Moskova’ya gelişi, aslında toplumdaki ahlaki ve ruhsal boşluğa yönelik ironik bir göndermedir. Bulgakov’un bu baskıcı rejimi doğrudan eleştirmesi mümkün olmadığından, roman güçlü bir sembolik anlatımla kurgulanmıştır. Ölümlerin “kafa kopması” şeklinde tasvir edilmesi de bu sembolizmin önemli bir parçasıdır. Kafanın kopması, aklın ve mantığın bedenden ayrılması anlamına gelir. Romandaki birçok karakter aşırı rasyonel, materyalist ve ruhsuz bir bakış açısına sahiptir. Bu tür ölümler, “aklın tek başına yeterli olmadığı” düşüncesini yansıtır. Özellikle Berlioz’un ölümü, Tanrı’ya ve metafiziğe inanmayan bir zihnin trajik sonu olarak okunabilir. Aynı zamanda “baş” otoriteyi temsil ettiğinden, kafanın kopması sahte otoritelerin ve yozlaşmış sistemin yıkılışına dair sembolik bir eleştiri niteliği taşır. Romandaki
Usta ve MargaritaMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,1bin okunma