Bir insan 59 sayfalık bir kitabı kaç defa yarıda bırakmayı düşünür? Okumak içimi öyle bir daralttı ki, her sayfasında “ha gayret, az kaldı.” diyerek itelemeye çalıştım kendimi. Ardı arkası gelmeyen iç monologlar, yeri ve vakti belli olmayan halüsinasyonlar bitmek bilmedi. Uy*şturucu etkisinde olan birinin dünyasını izliyor gibiydiniz, tabi buna izlemek denirse. Gözünüzde canlandırabileceğiniz doğru düzgün bir an bile yoktu, soyut tabirler vardı hep. Başlarken konusuyla ilgili hiçbir bilgim yoktu, İstanbul’da geçen, akıcı, biraz da hüzünlü bir aşk öyküsü okuyacağımı sanmıştım. Hayal kırıklığı.