Kişilik sorunları çoğu zaman insanın aldığı psikolojik yaralara, gerçek içsel doğasının uğradığı saldırılara karşı bir başkaldırıdır. Bu durumda hastalıklı olan, böylesi bir saldırıya başkaldırmamaktır.
Alışılagelmiş bakış açısı ile kişilik sorunları istenmeyen sorunlar olarak değerlendirilmişlerdir. Çatışma, kargaşa, vicdan azabı, kaygı, depresyon, düş kırıklığı, gerilim, utanç; kendini cezalandırma, aşağılık ya da değersiz duyumsama her durumda ruhsal acılara neden olurlar. Eylemlerin verimliliğini düşürürler.Denetlenemezler. Bu durumda da kendiliğinden hastalıklı ve kötü olarak algılanır ve olabildiğince çabuk “iyileştirilirler” .Gel gör ki tüm bu belirtilere sağlıklı ya da sağlıklı olma yolunda ilerleyen insanlarda da rastlanır.
İnsanın içsel doğası hayvan içgüdülerinin tersine güçlü,egemen ve yanılmaz değildir.Zayıf ve hassastır.Alışkanlıklara,kültürel baskıya ve olumsuz tavırlara kolaylıkla boyun eğer.Zayıf olmasına karşın bu doğa,insanda ender olarak tamamıyla yok olur.Reddedilmesine karşın kendini gerçekleştirmek için içten içe direnir
Karşılarına yaşlı bir adam yada bir ceset çıktı mi hayatın ne kadar da boş olduğundan dem vururlar hemen.Oysa kendileridir ve varlığın yalnız bir yüzünü gören gözleridir boş olan !