Tevkif olunduk, İstiklal Mahkemesine verildik. Milletin istiklalini kurtaranların, bu muvaffakiyetten sonra İstik-lal Mahkemesinde muhakemeleri ne garip cilvelerdir. Buna eskiden olsa, cilve-i Rabbani derlerdi, şimdi acaba Cumhuri-yet cilvesi mi demeli?
Türk deyince eğer aklınıza 1908 Hürriyet Devrimi değil de sadece 1915 ve "Ermeni soykırımı" ya da Ulusal Kurtuluş Savaşı ve 1923 Cumhuri-
yet Devrimi değil de "Dersim katliamı" geliyorsa bu bakışta bir
anza var demektir. Bayrak denilince aklınıza 6. Filo protestoları,
bağımsızlık mitingleri ve antiemperyalist eylemler ya da yakın bir örnek olarak Gezi Direnişi değil de sadece 12 Eylül darbecilerinin kullandığı sopa ve rejimin inkarcı Kürt siyaseti geliyorsa, solun ayaklarını bu topraklara basması zordur.
Halbuki benim ortaya sürdüğüm tez şudur: Türk tarihini bir bütün olarak mütalâa etmek lazımdır. Sülâleleri devlet olarak mütalâa etmek yanlıştır. Çünkü sülaleleri ayrı devlet saymak zihniyeti, sülale-lerin hâkim oldukları devirlerde revaçta bulunan ve bugünün ileri ve milliyetçi zihniyetine yaraşmayan geri bir düşünüştür. Halbuki dört ciltlik tarih, Türk tarihini bir bütün olarak değil, parçalayarak mütalâa ediyor ve birbirleriyle olan irtibatını bulamıyor. Bunun için Muhip B.'e bir daha ifade edeyim ki o tarih 500 değil bir tek âli-min kaleminden çıkmışa bile benzemiyor. Bunu anlamak için de yalnız Orhun'un birinci sayısında gösterdiğim ismihas yanlışlarına bakmak kâfidir. Yalnız Kül Tigin'i Gültekin yazmak bile o tarihi yazanlar arasında bir tek âlim olmadığını ispata yetişir. Çünkü: bir kere onların Orhun âbidelerini okumadığını gösterir. Sonra Türk dili-nin kaidelerini bilmediğini anlatır (çünkü eski Türkçede ve bugünkü şark Türkçesinde "g" ile başlayan hiçbir söz yoktur.) Ve en sonra "prens" mânâsına olan tigin ile "boş” mânasına gelen tekin'i karıştırmakla insan niha-yet kendi boşluğunu meydana koymuş olur.(1)
Martin reigned because of the council’s action. Yet as soon as he was pope, he repudiated all acts of the council, except the one by which he ruled. The legal mind of the Roman church had never encountered so great a contradiction not of theory but of practice. Martin had good reason to deny the work of the council, for it raised an important question: Who is greater, a general council that creates the pope, or the pope who claims supremacy over councils?
Yet, everything you create, or build is going to fail and collapse someday. Creating by being conscious of this knowledge is the real wisdom.
(Yine de yarattığınız ya da inşa ettiğiniz her şey bir gün başarısız olacak ve çökecektir. Bu bilginin bilincinde olarak yaratmak, gerçek bilgeliktir.)