Puan vermedi·320 syf.·
2026 43. kitabı
Bu 3 kitabı okuduktan sonra toplu bir inceleme yazmak istedim. Aslında bana göre 2 kitap olsaydı yeterdi, 3cü kitap biraz gereksiz olmuş. Arkadaşlar yazarın yazım tarzını, kitabın karanlık romantizm olmasını, zorbalık içermesini tartışmayacağım. Benim için de fazlaydı, hatta bazı yerleri atlayarak okudum (siz anladınız). Ama yazar zaten uyarı veriyor kitabın başında ve ben de daha önce yazarın diğer kitaplarını okuduğum için alışığım ama yine de rahatsız ettiği kısımlar oldu da, neyse. Spoiler olucak bundan sonra. Sevdiğim kısım: Yazar bazı dark romance'larda olduğu gibi sadece smut yazıb, çok basit olaylarla kitabı tamamlamamış. Yani kitabın konusu, karakterlerin geçmişinin bir biriyle bağlılığı, yaşadıkları travmalar çok güzel işlenmişti. Özellikle Aiden'ın geçmişinde yaşadığı olayların Elsa'nın annesiyle bağlılığı çok iyidi bence. Sevmediğim kısım Hepimiz hayatımızda lise ya da universite konulu düşmandan aşka romantik dizilerde zengin erkek karakterin fakir, ya da zavallı kıza arkadaşlarıyla beraber zorbalık yapdıklarını, bütün işlerini onlara yaptırdıklarını, herkesin içinde onları rezil edip güldüklerini izlemişiz, doğrusu buna alışmışız ve hatta bu tarz kitapları okumağı da çok sevmişiz. Ama hiç böyle bir başlangıç olmamış. Bu kitap direk t*cizle başlamış, sonra kız t*cizçisine aşık olmuş, zorbalıkdan da beter yani. Ayrıca Elsa'nın babasının sonradan hikayeye katılması ve 9 yıl komada kaldıktan sonra( hiç inandırıcı değildi) 1 yıl içinde evlenmesi saçma geldi bana. Sonra kızın da hiçbir şey olmamış gibi babasını affetmesi garip hele Knox'ın Elsadan hoşlanmış gibi davranıp sonra kardeş olduklarını söylemesini sevmedim. Yani aslında kitabın başındakı uyarıyı dikkata alıp yazamadıklarım var. Eğer kitabın başlangıcında ana karakterlerin yüzleşmesi
Çarpık KrallıkRina Kent · Ren Kitap · 2024688 okunma
7/10
·392 syf.··
2026 32. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 15:09
Ölümcül Konular Vancouver Adası’nda bulunan ve Alzheimer araştırmalarıyla ün salmış Madrona Vakfı’nda çalışma fırsatı yakalayan Sydney için bu burs, hayatının ikinci şansı gibidir. Geçmişini geride bırakıp yeni bir başlangıç yapmak amacıyla adaya gider. Ancak çok geçmeden burada hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını fark eder… Başlangıçta; medeniyetten uzak olmak, telefon ve sosyal medyadan kopmak, sürekli değişen hava koşulları ve izolasyon hissi Sydney’in dengesini bozuyor gibi görünür. Fakat Wes ile tanışmasıyla başlayan çekim ️, adada saklanan sırlar , aynı uçakta geldiği öğrencinin gizemli şekilde kaybolması , gölgeler , yaz ortasında yağan kar ve ölü hayvanların yeniden canlanması ‍ gibi olaylar işin boyutunu tamamen değiştirir… Peki Sydney aklını mı kaçırıyordu? Yoksa vakfın içinde saklanan korkunç bir gerçek mi vardı? Ve eğer değişmesi gereken vakıf değil de Sydney’in kendisiyse, her şey gerçekten yoluna girebilir miydi? Kitap boyunca merak duygusuy hiç düşmüyor. Sayfalar adeta bir gerilim filmi izler gibi akıp gidiyor. Her bölümde yeni bir gizem, yeni bir soru işareti ortaya çıkıyor. Sydney’in yaşadığı olaylar gerçekten ürperticiydi. Hayaletler , gölgeler , sesler , mezarlar , ölüp dirilen hayvanlar ve sürekli değişen hava koşulları… Açıkçası sağlam psikolojiye sahip birini bile delirtmeye yeterdi. Yazarın en beğendiğim yanı ise karakter tepkilerini oldukça gerçekçi yazması oldu. Sydney’in korkuları, şüpheleri ve yaşadığı zihinsel karmaşa abartıya kaçmadan çok doğal şekilde aktarılmıştı. Bu da hikâyeyi daha inandırıcı hale getiriyordu. Finalde ise uzun süre kafamı kurcalayan birçok soru cevap buldu. Çünkü bir noktadan sonra ben de Sydney gibi sürekli “NE OLUYOR YA?!” diye düşünmeye başlamıştım. Ancak kitabın eksik bulduğum tarafları da vardı. İlk
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202567 okunma
Reklam
7/10
·444 syf.··
2026 34. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 09:40
Mevcut sayfa sayısının yarısı yeterdi, çok fazla tekrara girdi. Bu da biraz sıkıcı oldu. Konu genel olarak fena değil ama bu minvalde yazılmış eser sayısı da zaten yüzlerce. Yazar sanki yeni bir din oluşturmaya çalışmış ve bunu yaparken diğer dinlere, hem ilahi hem insan eliyle oluşturulmuş olanlar, eleştiri getirerek ilerlemiş. Kahramanın, o evrende düşünürsek, doğruyu bulması yıllar almış ve sürekli bir rehbere ihtiyaç duymuş. Nihayetinde kendisi rehber olmuş gibi ama yine de yetersizliğini okuyucuya yansıtıyor yazar. Yani bazı insanların düzelmesi için bir olay yeterken bazıları için binlercesi de fayda etmez. Bunu da kabul etmek gerekiyor sanırım. Okunabilir.
Tanrılar OkuluStefano D'Anna · Sinedie Yayınları · 20155,6bin okunma
Puan vermedi
#başlangıçlarkitabı çıktığı anda anlamıştım bana iyi geleceğini. Sıcacık bir okuma, ruha iyi gelen bir hikaye. Bir kere romanın merkezinde kitapçı_kırtasiye var ki, kendimi okurken Jo'nun yerine koymak için bir tek bu bile yeterdi. Kalemler, defterler, kırtasiye malzemeleri derken ilginç ilginç müşteriler yerini alıyor tabiki . Erkek arkadaşı tarafından terk edilmesi, Demans olup bakımevine yerleştirilen dayısının dükkanıyla ilgilenecek olması ve bunların üst üste olması kader miydi ki Jo için? Jo yıkılmıştı. Şimdi, burada, Londra'da ayağa kalkmak için eline bir fırsat geçmişti. Aslında yalnızca Jo’nun değil, etrafındaki herkesin yeniden başlama hikâyesiydi bu. Kaçak rahibe Ruth ile birlikte ilk kitabını yazmaya başlayan yaşlı fakat istikrarlı Malcolm'la umuda doğru hikayesi başliyor Jo'nun. Kırtasiye dükkanında defterler, kalemler, not kâğıtları ve insanların bıraktığı küçük mesajlar ile ruhlarını yansıtan karakterler bizimle oluyor. Ve o dükkanda hikâyeler birbirine dokunarak birbirlerine sığınak oluyor adeta. Ruth'un insan olmaya dair vicdani yükünün hikayesi ve hâlâ kendisini gerçekleştiremediğini düşünen, taşıdığı yetersizlik hissi ile Malcolm. Söylenmemiş sözlerin yer aldığı, Lucy ile arasındaki dostluğun çatlakları ve yüzleşme anı. Eric ise belki de Jo için asıl bomba . İnsan ruhunun kırılgan yanlarının büyük olaylarla değil, küçük karşılaşmalarla anlatıldığı sıcacık bir hikaye bu. Beklenmedik anda gelen dostluk hikayesi bir yana; yalnızlık, kayıplar, kendini yeniden keşfetme ve ikinci şanslar üzerine bana çok iyi gelen bir okuma oldu bu. Ayrılıkların ardından gelen sessizliğin, dostluğun iyileştirici gücünün ve bazen de en büyük değişimlerin küçücük bir dükkânın kapısından içeri girerken başladığının göstergesi olan bu kitabı #kesinlikletavsiyeederim
Başlangıçlar KitabıSally Page · The Kitap Yayınları · 202691 okunma
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 10:37
KÜRK MANTOLU MADONNA (Roman) SABAHATTİN ALİ Toplumcu gerçekçi sanat anlayışını yazdığı roman ve hikâyelere yansıtan, bundan önce de yaşadığı hayata bu perspektifle bakan ve bunun bedelini ödeyen istisna sanatçılardan biri olan Sabahattin Ali’yi okumaya, onun en çok bilinen üç romanından biri olan Kürk Mantolu Madonna ile devam ediyoruz. Romanın merkezinde bulunan kahraman Raif’tir. Raif, anlatıcının bir şirketin muhasebesinde çalışmaya başladığında karşılaştığı sıra dışı bir mesai arkadaşıdır. Dış dünyaya karşı pasif bir tepkisizlik içinde olan Raif’i tanımaya çalışan anlatıcı, bir süre sonra onun hastalanıp öleceğine şahit olacaktır. Ölmeden önceki son akşam kendisine bir günlüğüne emanet edilen defter okununca, Raif’in dış dünyaya taşmayan iç dünyasının merkezinde, romanda sürekli “Kürk Mantolu Madonna” olarak anılacak olan Maria’nın bulunduğu anlaşılır. Tabiatı gereği çekingen olan Raif, babası tarafından Almanya’ya, ailece uğraştıkları sabun işinde kendisini geliştirmesi için gönderilir. Raif bir pansiyona yerleşerek yeni hayatına uyum sağlamaya çalışır. Biraz da resme meraklıdır. Bir resim sergisinde bir kadın portresini görüp duygusal olarak adeta kilitlenir. Resim onu o kadar çok etkiler ki etraftakiler bunun dedikodusunu yapmaya başlarlar. Resmi yapan ressam yanına gelerek onunla tanışır. Ancak Raif nazarını resimden ayıramaz. O günün akşamında pansiyondaki dul kadınlarla dışarı çıkar. Bu sırada resimdeki kadını kendilerine bakarken görür ve kolundaki dul kadını bırakarak onun peşine düşer. Bir barda keman çaldığını öğrenir. Onu takip ederek tanışır. Kadın da onu tanımıştır zaten ve bir önceki gün yanına gelip onunla tanıştığını hatırlatır. Raif şoktadır. Kadınla zaman geçirirler. Sıra dışı bir kadın olduğu bellidir. Hayata kendi başına tutunan, kendi
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,3bin okunma
21 yaş ve üzeri okumalı
2/10
·324 syf.··
2026 10. kitabı
Kendini okutturdumu evet okutturdu ama. Aması var işte Ivy tanımadığı yabancı birisiyle apar topar evlendiriliyor. Santiago intikam almak istiyor falan filan düşmandan aşka şeklinde ilerliyor. Bazı satırlarda ben ne okudum dediğim çok oldu. Bir anda mekan değişikliği oluyordu anlamlandıramıyordum. Dark romance temalı roman, çok alışık olmadığım bir tür sevenine güzeldir belki. Rahatsız olduğum bir sahne var ve anlamadığım bir sahne Ivy Santiagonun odasına girdiği için kızıyor cezalandırmak için dışarıya götürüyor onu anladım da ne alakaysa eskort tarzı bir kadın geliyo araya maske meselesi giriyor, kız eziyet görmüş yani ( Ivy ) gelen eskortu kıskanıyor yarı çıplak halde. Santiago eskortu kulağına fısıldıyor eskort gidip soylu maskeli birisini getiriyor eskortla soylu adam ilişki yaşıyor bunlar bunu izliyor seslerini duyuyorlar. Haa birde Santiago eskorta diyor ki eşim beceremiyor öğret diyor. Falan filan aşırı saçma bir sahneydi çok gereksizdi. Kızımızın üvey kardeşi bakirelik kontrolü yaptırdığı için, Santiago üvey abisine doktora kızıyor emirler yağdırıyor lakin düğün gecesi kızı damgalamak gerçekten damgalamak bu arada boynuna dövme yaparken yarı çıplak bırakıyor, kaldı ki yukarıda anlattığım kısımda da başkaları görecek şekilde kız çıplak. Madem kıskanıyorsun eşini neden sergiliyorsun? Anlamadığım intikam almak için neden kızdan çocuk istiyorsun ne alaka yani. Ivy eşinin ondan nefret ettiğini öldürmek istediğini anlıyor ama elinden bir halt gelmiyor. Daha güçlü kadın karakter görmek isterdim bu kadar çıplaklık sapıklık yerine daha güçlü sahneler olsa daha güzel olurdu. Kitabın sonunda heyecanlı bitti lakin yaz dizisi izlemek değilde yaz dizisi okuyormuşum gibiydi sonu. Kaldı ki ikinci kitaba hiç gerek yoktu tek kitap bence bu kaleme yeterdi. Okuyacak kitap
Duygu ve Düşünce
Ruhun YakarışıA. Zavarelli · Prime Kitap · 2025256 okunma
Reklam
Reklam