Yaşıyor muyuz¿
Yalnız, geçmiş günlerimle bütün alakamın kesilmesi lazım... Kim bilir... Belki uzak bir günde, büsbütün başka insanlar olarak karşılaşırız ve belki gülüşerek birbirimize ellerimizi uzatırız...
"Dünyanın ne zamandan beri böylesine yanlış bir hâl aldığını öğrenmek için tarih kitapları okudum. Yakın çağ, yeni çağ, orta çağ... Ne kadar geriye gidilirse gidilsin dünya yanlışlardan ibaret. İlkel çağlara gidilse bile."
"İşte o zaman farkına vardım. Yaşadığımız dünya ilkel çağlardan hiç farklı değil. Köyün işine yaramayan insanlar silinir gider. Ava çıkmayan erkekler, çocuk doğurmayan kadınlar...
Günümüz dünyasına bak. Sürekli bireyselliğe vurgu yapılır ama köye aidiyet göstermek istemeyen insanların yaşantılarına karışılır önce, sonra zorlamalar gelir, en sonundaysa köyden kovulurlar."
Ne olurdu? Birbirimize birkaç sene sonra tesadüf etmiş olsaydık! O zaman hayatımız belki bambaşka bir şekil alırdı. O zaman sana tâbi olur ve bundan zevk duyardım. Fakat şimdi, hiçbir faydası olmadığını bile bile, yanlış ve mânâsız bulduğum şeylere oyuncak olmak, bütün sevgime rağmen imkânsız...
İki tür insan vardır: bir yanda ayrımcılığı sert bir dürtü ve arzu ile yaşayanlar, öte yandaysa bir şey düşünmeden bir yerlerde duyduğu lafları satmaya çalışıp ayrımcı terminolojiyi kullanmaktan öteye geçmeyenler.