Acı verecek kadar temiz olmakla beraber içten kokuşmuştular. Ruha açılan kapıyı bir kez olsun aralamadılar; karanlığa körlemesine atlamayı bir kez bile hayal etmediler. Yemekten sonra bulaşıklar hiç zaman yitirilmeden yıkanır ve dolaba yerleştirilir, gazete okunduktan sonra düzgünce katlanır ve rafa konurdu; giysiler yıkandıktan sonra ütülenir, katlanır ve çekmecelere yerleştirilirdi. Her şey yarın içindi fakat yarın asla gelmezdi. Şimdiki zaman bir köprüden ibaretti ve onlar hala o köprünün üstünde sızlanıp durmaktalar, bütün dünyanın sızlanıp durduğu gibi.. ve tek bir budala bile çıkıp da köprüyü havaya uçurmayı düşünmüyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Başından beri kendimi hiçbir şeyi fazla arzulamama konusunda eğitmiş olmalıyım. Doğuştan başına buyruktum, hatalı bir biçimde. Kimseye ihtiyaç duymadım çünkü özgür olmak, dilediğimi yapmak ve sadece içimden geldiğince kendimden bir şeyler ortaya koymak isterdim. "