"Hayat acılara saplanacak kadar uzun değil. Gülümsemeden, kahkaha atmadan geçen her saniyen ziyan. Katiyen hayatın seni güldürmesini bekleme, onun kendisi zaten yeterince gülünç. İş ki bakmayı bil."
Ne tuhaftır şu dünya! Birtakım maddi sebepleri bilinmekle beraber, daha önce bilinmeyen meçhullerden geliniyor, doğuluyor, büyünüyor, bir zaman bir arada haşır neşir olunuyor, birbirine alışılıyor, sonra yavaş yavaş dağılınıyordu. Bütün bunlar nasıl da ağır ağır, alıştıra alıştıra oluyordu. Ezellerden ebedler bitmez, başı sonu olmayan bir yolculuk!
Âlemde her şeyin bir sırası, bir düzeni var. Biz sabredemiyoruz diye Allah o zamanı öne almıyor. Hele de zaten gayesi bize sabretmeyi, hazzı ötelemeyi, teslim olmayı öğretmekse.