''Sizler yeni bir gün doğumunu bekleyebilirsiniz, benim buna gücüm kalmadı.'' Sözüyle hayata veda eden Stefan Zweig' in Satranç eseri hayata bir veda mektubu niteliği taşıyan, intiharından önce yazdığı son eser olup ruh halini ve duygularını en iyi anlatan kitaplarından birisidir. 32 taş 64 kareye sığdırılmış 1942 yılında yazılmış muhteşem bir eser.
Okurken yazarın karamsarlığını, duygularını, intihar öncesi ruh halini, umutsuzluğunu hissedebiliyorsunuz...
Satranç, yalnızlığın ve düşünmenin bile yeri geldiğinde ne kadar tehlikeli olabileceğini gösteren etkileyici bir kitap. Zweig, tek başına olmanın ve kendiyle baş başa kalmanın kişilerin psikolojisi üzerindeki etkisini aktarıyor.
Eserde Avrupa kültürünün Nazi tehlikesi altında yok oluşuna, zorbalık ve baskı gören toplumların ruhsal gelgitlerine ve çalkantılarına ışık tutar. İki ana karakter üzerinden ilerleyen eserde karakterlerin biri Mirko Czentovic diğeri ise Dr. B’dir. İkisinin de hayat serüveninde başına gelen olaylar sonrası satrançla tanışması ve satrancın hayatlarına etkileri üzerinden sahnelenen bir yapıt.
''Dünyada hiçbir şey insan ruhu üzerinde hiçlik kadar ağır bir baskı uygulayamaz.''
''İnsan bir şey bekliyordu, sabahtan akşama kadar bekliyor ve hiçbir şey olmuyordu. İnsan tekrar tekrar bekliyordu. Hiçbir şey olmuyordu. İnsan bekliyor, bekliyor, bekliyordu, düşünüyor, düşünüyordu, şakakları ağrımaya başlayana kadar düşünüyordu. Hiçbir şey olmuyordu. İnsan yalnız kalıyordu. Yalnız. Yalnız.''