Geçmiş güzeldir çünkü insan asla bir duyguyu yaşadığı anda anlamaz. Duygu sonradan açılıp, genişler. Bu yüzden de şimdiyle ilgili tamama ermiş duygularımız yoktur, sadece geçmişle ilgili vardır.
Dokuzuncu Kural: Sabretmek öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir. Allah âşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer, hazmeder. Ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir.
Seni düşündüm, yeni arkadaşım! Her insanın etrafında farklı renklerden bir hâle olduğuna inanıyorum. Gözlerimi kapayıp senin renklerini bulmaya çalıştım. Çok geçmeden üç hare belirdi: Sıcacık sarı, mahcup turuncu ve ketum metalik mor. Bence bunlar senin renklerin. Çok da güzeller. Hem ayrı ayrı, hem beraber.
Nietzsche tekrar kalemini alıp Breuer'in giderek uzayan listesine yeni bir madde daha ekledi. "Bu pişmanlığı hâlâ anlayamıyorum Eva 'yı kabul etseydiniz, ne değişecekti?"
Değişmek mi? Değişmenin bununla ne ilgisi var? Bu eşsiz bir fırsattı, bir daha asla karşıma çıkmayacak bir fırsat."
Hayır demek de eşsiz bir fırsattı! Başkasının eşine göz koyana hayır diyebilmek kutsal bir fırsattır. İşte siz böyle bir fırsat yakalamışsınız.