YARA Bir Yara, Korkunç Bir Hüzün, Bir Filozofun İntiharı, Küçük Bir Çocuğun Ölümü, Ağır Bir Dik Duruşun- Kendi İçinde Sonu Gelmez Utancı, Bazen Bir Kurşun Bazen Bir Yitiş Sonu Ne Olursa Olsun Fark Etmez Cesur Olun Gerçeği Görmek Gerçek Kişiliğinizi Doğuracak Ve Sizi Özgürleştirecektir.
Edebiyat
ŞEYTANIN FELSEFESİ - S 590 (Berke kanlar içinde yatıyor Nöbetçi ise yanıbaşında can çekişiyordu. Çocuğun yüzünde ölümün ağırlığı vardı ancak Nöbetçi garip bir şekilde fazla huzurluydu.İkisi yan yana yatıyor etraflarında ki topluluk ise zafer naraları atıyordu) - ÇOK YAŞA ŞEYTAN (Berke Nöbetçinin gözlerine baktı ve) + Nasıl hissediyorsun ? -Hissetmiyorum ki yasak o bana,baktığın ölüm ölüm değil görürsen anlarsın ki bu yitiş gerçek değerimdir benim. + Ben çok korkuyorum - Korkma +Sen her şeyi bilirsin Nöbetçi. İyilik iyi midir ? (Nöbetçi gridir,düşünemez,hissedemez,bir kavrama bağlılığı olamaz. O ne yaşıyordur ne de ölüdür Ölüm ile yaşam İyilik ile kötülük arasındaki çizgidir Nöbetçi. Ancak son ve ilk defa duygularını karıştırdı çünkü çocuğu rahatlatma ihtiyacı duyuyordu.) - İyidir (Elini tuttu birbirlerine kocaman gülümsediler ve gözlerini yumdular) (Yelekli cam mekandan olanları izliyor keyfinin yanında korkunç bir duygulanım bir hüzün geçiriyordu.) Yelekli: Aptallar teslim olsaydınız yaşayacaktınız. GERİZEKALILAR ! KÖTÜLÜĞE TESLİM OLSAYDINIZ GÜÇLÜ OLACAKTINIZ!
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Biz, Bizi vâr eden değerleri yitirdikçe Hayattan, payımıza düşen yaşamın ölçüsünü azaltmış oluyoruz. Peki bu yitikler bilinçli mi değil mi? Farkında olmadıklarımızın farkına varmak için geç kalırken Zamanında yakalayabileceklerimizi de elâlem olgusuna gömüp, Ölmeden evvel ölüp* Çiçek gibi açacakken solup Gülebilecekken ağlamayı seçip yitiyoruz. Ve bu yitiş bizi Telafisi olmayan yıllara Şifası olmayan karanlığa sürüklüyor. Bundan mütevellit Değerimizi bilmeli, Hakiki değerin peşinde olmalı Yitiklerimize sahip çıkmalıyız. * Buradaki ölmeden evvel ölmek mevzubahsi Aslolan mânâsıyla değil de mecazın kıyısındaki haliyle mevcut. Zira, Ölmeden evvel ölmek için de Hayatın içinde bi yaşam inşâ etmek gerekiyor.
Bazı yollar sadece kaybolmak için yürünür. Çünkü insan, en çok kendi içinde yitince bulur asıl kimliğini. Nâzım Hikmet’in “Yitirdim kendimi kendi içimde...” diyerek tarif ettiği o derin boşluk, aslında Nuri Pakdil’in “Biz yitire yitire kazandık kendimizi...” dediği o büyük varoluşun başlangıcıdır. Biri hasretle yanan bir yüreğin içsel sürgününü, diğeri ise kayıplardan süzülerek gelen bir bilgelik duruşunu anımsatıyor bizlere. Zıt kutupların aynı hakikatte buluşması gibi; eksilmeden dolmak, yitmeden bulmak mümkün değil. Dünya telaşında bir şeyleri kaybetmekten korkuyoruz. Oysa belki de asıl kazanç, yüklerimizden ve sahte benliklerimizden kurtulduğumuz o “yitiş” anında gizlidir. Nazım Nazım Hikmet Ran Nuri Nuri Pakdil
1000Kitap
Bir yakarış mı bizimkisi Ya da bir ölüm sessizliği mi ne yapsak bu iri, bu güçlü, bu cehennem yüklü gövdeyi Böyle tek olmaktan korkunç güçlenen Ve kendi saldırısıyla yok ettiği kendini Bir parçalanış, bir yitiş olabilir mi Acılar dinlendi, yeniden başlamalıyız.
acılarımız umutlarımızdır ince bir kıvrım ince bir yitiş hepsi birer birer yol alır giderler mavi damarlı etten ve kemikten bir atlasta. Behçet Aysan
1000Kitap