"Hz. Muhammed idamlara bizzat nezaret etti.
Medine'deki ana pazar yerinin bir yanma çukurlar kazılmış ve iş bittiğinde
tüm Kureyza erkekleri, İbni İshâk'ın deyimiyle, ("çenesi ustura görmüş
herkes. ") küçük gruplar halinde dışarı çıkartılmış, çukurun kenarında diz
çöktürülüp kafaları uçurulmuştu.
Bu kolay bir iş değildi. Birinin kafasını kesmek okuyucuyu
yönlendirebilecek olan o devrin geleneksel savaş masallarında
anlatılanlardan çok daha zordu. Müminlerden oluşan sabah ve öğleden
sonrası halinde iki ayrı mesai yaparak, arada günün sıcaklığında mola
vererek çalıştılar. İşin bitip çukurların dolması üç gün sürdü.
Bazı görgü tanıklarının anlattıklarına göre bu çukurlara dört yüz kişinin
başkalarına göreyse dokuz yüz kişinin cesedi gömülmüştü. Her halükarda sayılar dehşet vericiydi. Bedir ve Uhud savaşlarındaki toplam
kayıp sayısı birkaç düzineyi geçmezken ve bu da sıcak savaşın ortasında
meydana gelmişken burada Mekke'nin orta yerinde yüzlerce insan
sistemli bir şekilde katledilmişti. Bu göstere göstere yapılmış barbarca
olay Arabistan’ın her köşesine şok dalgalarıyla yayıldı ve tam da istenilen
etkiyi yarattı. Artık hiçbir şekilde herhangi bir muhalefet şekline tahammül
gösterilmeyeceği apaçık ve berrak biçimde görülüyordu.
Kureyza kabilesinin sahip olduğu her şey (evler, hurma bahçeleri, kişisel
eşyalar) müminler arasında paylaştırıldı ve alışıldık şekilde beşte biri de
cemaat kasasına aktarıldı. Kadın ve çocukların çoğunluğu köle olarak
dağıtıldı aralarından bazıları da Necid'e götürülüp satıldı ve karşılığında
at ve silahlar alındı. Rayhana adlı bir kadın ise çok farklı bir muamele
görecekti. Nadir kabilesinde doğan Rayhana Kureyza kabilesine gelin
gitmişti bu iki kabileyle de olan bağlantısı Hz. Muhammed'in onu seçmiş
olmasının nedeni olabilir ama bu cezalandırmak