Rümeysa

Rümeysa
@yldrmyssa
yazdıklarım dilimin söyleyebilme temennisiydi fakat hayat beni anadan doğma lal bıraktı.
21 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
kitaplarıma dokunmaya kıyamazken okuduğum eser, sevgilerle
9/10
·202 syf.·
2025 10. kitabı
Fahrenheit 451 romanını okumak içimde tuhaf bir sıkışma hissi bırakarak rahatsız etti ve iyi edebiyat biraz da böyle yapar. Bradbury’nin dili yalın olmasına rağmen kurguladığı atmosferi epey yoğun; bazı cümleleri not alma isteği uyandırması da tesadüf değil… Kitapların böylesine suç sayılması, cümleleri daha kıymetli hale getirirdi sanki ama iyi ki okumanın hâlâ suç olmadığı bir dünya içerisindeyiz. Fahrenheit 451 romanı kitapların yakılması üzerine kurulmuş bir distopik bilimkurgudur. Fakat burada asıl yanıp kül olan şey kitap değil, düşünme yetisinin terk edilişi. Belki de o yüzden sürükleyici; çünkü sayfalar ilerledikçe okur kendini sorgularken buluyor. “Ben olsam ne yapardım?” diye. Sorgulattığı yerler herkesçe açık olmasa da sorgulatma konusunda epey ısrarcıydı. Roman büyüsünü tam da buradan alıyor; sana sorsun diye, seni dürtsün diye. “Bir gün kitaplar elimizden alınırsa bizler neye tutunuruz?” sorusunun nefesini, roman boyunca ensemde hissetsem de kitapların değer görüldüğü, yırtılmadığı ve yakılmadığı bir dünyada olduğum sevinciyle kitabımın son sayfasını keyifle okudum. Yıllar geçtikçe yeniden okuyacağım bir tür olduğu için sevinçliyim. Son olarak kitaptan alıntı yapacak olursam eğer “Herkesin hatırlamak istediği ve hatırladığı bir kitabı vardı” benim de hatırlamak istediğim kitabım sanırım artık belli oldu. kitaplarının zarar görmesinden nefret edenler için minik uyarı: roman içerisinde birçok kitaba(kitapseverlere ruhen) zarar verilmiştir. Fahrenheit 451Fahrenheit 451
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Beni; hep, hayatın acılı yanı ilgilendiriyor.”
9/10
·160 syf.·
2023 7. kitabı
Ayşe Şasa: Bir Ruh Macerası kitabı üzerine inceleme: Bir Ruh Macerası kitabını ele alırken öncelikle kitabın baş karakteri olan Ayşe ŞASA‘dan kısaca bahsedilmelidir. Kitap analizine başlamadan önce 1941 İstanbul doğumlu olan Ayşe Şasa’nın Türk sinema senaristi olduğunu belirterek giriş yapmak daha doğru olur. Ayşe Şasa geçmişten günümüze kadar olan düşünceleri gerek isteyerek gerek istemeyerek kendi hayatında yer vermiştir. Hayatını engelleyen bir ruhsal bunalıma girmiş ve çok sevdiği sinema alanına ara vermeye mecbur kalmıştır. Ruhsal bunalımı için ne kadar çözüm arasa da içinde yaşadığı bunalım son bulmamıştır ta ki geçmişte kaçmış olduğu İslam ile tekrardan karşılaşana kadar. Hayatı boyunca kimlik arayışında olup aradığı benliğini sonunda İslam’a yönelerek bulmuştur. İçerisinde yaşadığı zihinsel fırtınayı bizlere aktarırken sade ve akıcı bir dil kullandığını görüyoruz. Kitabın diline baktığımızda yalın bir dil kullanılsa da günümüz hayatında kullanılmayan sözcüklere de yer verildiğinden dolayı okur kendini bu kelimelerin anlamlarını ararken bulmuştur. Kitapta resimlere de yer verilmesi okuyucunun o hatıraları içselleştirmesine yarar sağlamıştır. Olay örgüsünün de bir o kadar sürükleyici olması bir okur olarak beni, sıkmadan kitabın son sayfasına kadar götürdü. Ayşe Şasa’nın biyografisinden oluşan Bir Ruh Macerası kitabı, Ayşe Şasa’ya sorular yöneltilerek vermiş olduğu cevapları neticesinde ilerlemiştir. “Ayşe Şasa Olmak Nasıl Bir Şey?” sorusuyla başlamıştı sözlerine hayat hikayesini resmederken. Geçmişinden, geçmişinde yaşadığı travmatik olayları aktarmaktan korkup yine de hayat hikayesini kaleme almış birisiydi... Ayşe Şasa’nın içsel olarak yaşadığı bunalımın nedeni içinde bulunduğu çevreyi anlamaktan geçer. İçerisinde bulunduğu çevre; modernleşmenin sadece Batılı
Psikoloji
Bir Ruh MacerasıAyşe Şasa · Timaş Yayınları · 20223,012 okunma