Yıldız Taşar

Yıldız Taşar
Afganistan' da kadın olmak!
Puan vermedi·471 syf.··
2023 11. kitabı
·
69 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2023 20:54
Savaşın yıkıcılığı içinde yaşama tutunmaya çalışan insanlar; yerle bir olmaya yakın bir millet; acının, endişenin, gözyaşının, susturulmuş dillerin ülkesi, ölümün simgesi Afganistan. Ölümü, işkenceyi, erkek egemenliğini halkının kapısında tutmuş rejimin coğrafyasında nasıl yaşar bir kadın? Aldığı nefes üzerinde bile hak iddia eden erkeklere karşı nasıl bir tutum sergiler? Böylesi bir anlayışla doğurduğu her çocuğun, her kız çocuğunun yaşamını nasıl idame eder? Hak, hukuk, sevgi, saygı ve eşitlik kavramlarının esamesinin okunmadığı topraklarda; insanların, özellikle de kadınların karşılaştıkları zorluklar, gerçekçi ancak bir o kadar da akıl almaz bir kurguyla yansıtılmış. Hosseini kitabı bölümlere ayırarak karakterlerin başına gelenleri akıcı bir dille aktarmış. Meryem ve Leyla. Afganistan' ın çürümeye yüz tutmuş zihniyeti altında yaşamak ve yaşatmak zorunda olan iki kadın. Acı, gözyaşı ve umutla dolu hayatları talihsiz bir olayla birleşiyor ve birbirlerine dayanak olmaya çalışıyorlar. Katlanmak zorunda oldukları ve kaçamadıkları Raşit'e karşı ayakta kalmaları, adam demeye dilin varmadığı varlıktan bir gün kurtulma umuduna sahip olmaları beni kitap boyunca sonraki sayfalara bağladı. Meryem ve Leyla "Kadın kadının kurdudur." diyenlere karşı örnek olunası bir birliktelik gösterip "Kadın kadının yurdudur." dediler. Kitabı okurken bu yaşananların gerçek olduğu düşüncesi bir ilmek gibiydi boğazımda. Yalnızca tanık olduğum bu olaylar beni derinden etkiledi. Kadınların, çocukların hangi coğrafyada olursa olsun günümüzde de bu zulmü bizzat yaşıyor olmasını insanlığın en büyük utançlarından sayıyorum. Mutluluktan, huzurdan mahrum kalan tüm kadınları, çocukları bir gülümseme, biraz da ilgiyle ile mutlu etmek mümkünken katı kurallar, yıkılmaz egolar ile onları resmen
Savaşa Hayır
Bin Muhteşem Güneş (Midi Boy)Khaled Hosseini · Everest Yayınları · 2018119,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
medeniyet/ ilkellik çatışması
Puan vermedi·72 syf.··
2023 6. kitabı
Dünyaya yayılan ve yakalanan kişiyi bir saat içerisinde öldüren bir salgın hastalık medeniyete kavuşmuş, refaha ermiş, nimetlerle donanmış, insanlığın yuvası olan dünyaya ne yapmış olabilir? Yüzyıllar boyunca savaşı, barışı, sevinci, hüznü, sevabı, günahı içine alarak inşa ettiği, akıl ve iradesiyle yücelttiği medeniyeti ayaklar altında ezmek ne kadar kolay olabilir? Granser henüz genç yaşlarında kıyamet gibi bir salgına şahit oluyor. Salgınla birlikte yok olmaya başlayan insanlar, insanlığı da kendileri ile birlikte götürüyor. Kalanlarsa yaşayabilmek için, yaşama tutunmak için insani duygularının üzerini örtüyor. Cinayetler, yağmalamalar, alıkoymalar vb. olaylarla birlikte ilkelleşmeye başlıyor insanlık. Yaşama içgüdüsüne sahip bir hayvan gibi savruluyor sağa sola. Kızıl Veba uygarlığın çöküşünü, insanlığın kırılgan yapısını ve vicdani duyguların önemini gözler önüne seriyor. Medeni toplumu gören son insan olan Profesör Granser, 60 yıl sonra torunlarına eski dünyaya olan özlemini yakarıyor. Jack London kalemini çok severim. Bu kitabı okurken günümüz dünyası ile kıyasladım hep ve şunun farkına vardım. İlkelleşmeye başlayan dünya ile aramızda pek bir fark yok. Süslü cümlelerle ve gerekçelendirilmiş nedenlerle yaşıyoruz ilkelliğimizi. Hala düşünmeden bir can alabiliyoruz mesela, doğayı katlediyoruz. Hükmediyoruz varlıklara, yok etme arzusuyla yanıp tutuşuyoruz. Evet doğru, medenileşiyoruz. Medenileştikçe ilkelleşiyoruz.
1000Kitap
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,8bin okunma
9/10
·280 syf.··
2022 17. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2022 15:05
"Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti" "yeni hayat" hiçbir zaman unutamayacağım bu cümle ile başlıyor. Kitapları çok seven ve oradaki hayatları gerçek yaşamdan daha cazip bulan bir okurum. Orhan Pamuk' u sevmemin ve oluşturduğu karakterleri içselleştirmemin sebebinin yaptığı betimlemeler olduğunu düşünmüşümdür hep. Ama bu kitapla farkına vardım ki Pamuk, bana, yani okura, bir dünya sunuyor, evet. Ancak sunduğu dünya kurgudan çok gerçek yaşamı seriyor gözler önüne. Gerçek düşünceleri, gerçek hisleri, gerçek kaldırım taşlarını, gerçek otobüsleri, gerçek aşkları, gerçek nefretleri… Kitabın ilk sayfasını açtığım ve son sayfasını kapadığım zaman aralığında farklı bir dünyaya farklı bir karakterde ışınlandığımı hissettim. Osman ile çıktığım sonu olmayan bir yolculuk hikayesi. Mühendislik öğrencisi olan Osman ile birlikte bir gün kitap okudum ve Osman' ın kitaptaki hayatı bulma amacıyla annesini, evini, şehrini, okulunu ve hayatını geride bırakarak bir yolculuğa çıkmasına şahit oldum. Türkiye' nin herhangi bir şehrinden başlayıp herhangi bir şehrinde biten uzun mu uzun bir yolculuk. Uzaklığı metrelerin, kilometrelerin değil, düşüncelerin, hislerin belirlediği; aşkı, nefreti, YENİ HAYAT' ı bulma ümidiyle heba edilmiş bir gençliği konu alan bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Yeni Hayat Orhan Pamuk
Edebiyat
Yeni HayatOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 199710,4bin okunma
Puan vermedi·141 syf.··
2020 33. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2020 22:57
“Hayatta başarılı olamadınız mı? Bize gelin, ölümünüzü başaracaksınız!” sloganıyla nam salan bir dükkân düşünün. Bu dükkânın sahipleri sevincin, hayallerin ve umudun varlığından bi’ haber. Bir gün geliyor ki “iyimserliğiyle çölde çiçek açtıracak bir çocuk” katılıyor bu aileye. Halkın intiharı için gerekli malzemelerin satıldığı dükkâna güneş doğuyor sanki. Tuvache ailesinin küçük Alan’la imtihanını okurken hem gülecek hem duygulanacak hem de biraz düşüneceksiniz. Okudukça yaşadığımız dünya daha çok batacak gözünüze. Bu dünyaya alıştığınızı ve kötülüklerine karşı duyarsızlaştığınızı fark edeceksiniz. (Özellikle günlük haberler bölümünde) Kitap oldukça akıcı, bol diyaloglu ve kısa kısa bölümlerden oluşuyor. Çerezlik bir öykü diyebilirim. Mizahi yönü ağır tutarak gerçekleri anlatmış bir nevi yazar. Son cümleyi okuduktan sonra sayfaya 10-15 saniye bakakaldım ve böyle bitemez dedim. Kitabın sonunu tahmin edebiliyordum ancak yazarın ters köşesiyle “what?” dedim kaldım. Sırf sonu için bile okuyabileceğiniz bir kitap. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Edebiyat
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,7bin okunma
7/10
·288 syf.··
2020 21. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2020 22:26
Leon 9 yaşında. Depresyondaki annesine ve kardeşine bakmak zorunda. Tüm çabasına rağmen gün geliyor ve onlardan ayrılmak zorunda kalıyor. Kardeşi Jake koruyucu bir aileye verilirken, o Maureen'le birlikte kalmaya başlıyor. Leon'un her cümlesinde kardeşine olan özlemini ve sevgisini anlayabiliyorsunuz. Henüz çok küçük olmasına rağmen sırtına binen yükler, onu yolundan vazgeçirmiyor. Bir gün kardeşini ve annesini alıp onlarla birlikte yeniden yaşamaya başlama hayali kaplıyor tüm ruhunu. Bu amaç yolunda tanıştığı Bay Devlin ve Saçaklı ile yaşadıkları ise ayrı bir heyecan katıyor romana. Sonu pek tatmin etmese de kitap boyunca Leon gibi düşünerek ilerledim. Kitabı onun duyguları ve düşüncelerini yaşayarak okudum. Bir şansım olsa romanın içine girip Leon'u Dovedole Caddesi'ne götürmek ve kardeşiyle yaşamasını sağlamak isterdim. Bu roman biraz da gerçek hayatı yansıtıyor aslında. Hala bu sorunlarla karşı karşıya kalan ve hayatları feci derecede etkilenen çocuklar mevcut. Bunları öğrenmek ve biraz empati yapmak için okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Benim Adım LeonKit de Waal · Hep Kitap · 2017271 okunma